Bloomberg’in aktardığına göre, ABD ile İran arasında üç ay süren çatışmaları sona erdiren ve 17 Haziran’da yürürlüğe giren 14 maddelik anlaşma kapsamında, İran’a ait dondurulmuş varlıkların yeniden kullanıma açılması kararlaştırıldı.
Serbest bırakılacak fonların yalnızca ABD’de bulunan İran varlıklarını mı yoksa yaptırımlar nedeniyle farklı ülkelerde bloke edilen daha geniş kapsamlı varlıkları da mı içerdiği ise henüz netlik kazanmadı.
İran’ın ABD’deki dondurulmuş varlıklarının geçmişi 1979 İran Devrimi sonrasında yaşanan rehine krizine kadar uzanıyor. 1981 yılında yapılan Cezayir Anlaşması kapsamında yaklaşık 8 milyar dolarlık varlık İran’a iade edilirken, kalan varlıkların hukuki süreçler sonrasında yaklaşık 2 milyar dolar seviyesine gerilediği belirtiliyor.
ABD dışındaki bloke edilmiş İran devlet varlıklarının toplam büyüklüğüne ilişkin tahminler ise 24 milyar dolar ile 100 milyar doların üzerinde değişiyor.
İran ekonomisi baskı altında
Dondurulan fonların önemli bölümünü İran’ın petrol ve doğal gaz ihracatından elde ettiği gelirler oluşturuyor. Ancak ABD yaptırımları ve uluslararası finans sistemindeki kısıtlamalar nedeniyle bu gelirlerin önemli kısmı uzun süredir ülkeye aktarılamıyor.
İran ekonomisi savaş öncesinde yüksek enflasyon, daralan ekonomik büyüme ve para birimindeki değer kaybı nedeniyle baskı altında bulunuyordu.
Son dönemde yaşanan çatışmalar sırasında altyapıda meydana gelen hasar ve petrol ihracatındaki aksama da ekonomik tabloyu daha da ağırlaştırdı. Ülkenin ham petrol üretimi mayıs ayında son beş yılın en düşük seviyesine geriledi.
Washington’da siyasi tartışma başladı
ABD’de İran üzerindeki ekonomik baskının azaltılmasının, ülkenin nükleer programı ve bölgedeki askeri etkisini güçlendirebileceği yönündeki tartışmalar yeniden gündeme geldi.
Geçmişte Barack Obama yönetimi, İran’a gönderilen 400 milyon dolarlık ödeme nedeniyle eleştirilmişti. Joe Biden yönetimi de 2023 yılında Güney Kore’de tutulan 6 milyar dolarlık İran fonunun insani amaçlarla kullanılmasına izin vermeyi planlamış ancak daha sonra bu adımdan vazgeçmişti.
ABD Başkanı Donald Trump ise 17 Haziran’daki açıklamasında söz konusu varlıkların İran’a ait olduğunu belirterek, bu fonların iade edilmemesinin dolar sistemine olan güveni zedeleyebileceğini söyledi.
Karara tepki gösteren Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz ise İran’a milyarlarca dolarlık kaynak aktarılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek anlaşmaya karşı çıktı.