İstanbul’da tankların Boğaziçi Köprüsü’ne çıktığını öğrenince ilk aklıma gelen Genelkurmay’ın önüne koşmak oldu.
Çünkü darbe dönemlerinde “Genelkurmay’ın ışıkları yanıyordu” haberleriyle yetişmiştim.
Genelkurmay’ın önüne ulaştığımda askeri araçlar, onların biraz ilerisinde polis araçları ve sivil halkın geçişi vardı. Genelkurmay’ın önünde durup, bir süre içeriyi gözlemeye başladım. Bir yandan da içeri girmek için tanıdığım ne kadar general varsa arıyordum ama hiçbirinin telefonuna ulaşılamıyordu.
EMİR KOMUTA YOKTU
Bir kargaşa olduğu fark ettim. Bir darbe girişimi ilk andan itibaren zihnime yerleşmişti. Bir darbe vardı ama kimin darbesiydi. Emir komuta zincirinde mi yoksa bir kalkışma şeklinde miydi? Genelkurmay’ın önündeki kargaşadan emir komuta zincirinde olmadığı sonucunu çıkardım. Ama bir kalkışma olduğu netleşmişti. CNN Türk’e geçtim.
TARİHİ YAYIN
Yayına hazırladıkları sırada Hande Fırat, “Görüntü gelmedi” diyor, karşısındaki kişi, “Görüntüyü aktarıyorlar” diye karşılık veriyordu. Hande Fırat’ın çabaları sürerken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın, “Biz söyleyelim, siz yayında aktarın o zaman” dediğini duyunca araya girip “Halk bizim ne düşündüğümüzü merak etmiyor. Cumhurbaşkanı’nı görmek istiyor, onun ağzından duymak istiyorum” dedim.

O sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Selvi doğru söylüyor” dediğini daha sonra öğrendim. Bunun üzerine Hasan Doğan, FaceTime’deki görüntüyü kastederek, “Bu konuşmayı yayına aktarın” dedi. Teknik servise sorduk. Bunun mümkün olmadığını söylediler. O arada telefonun ekranında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı gördüm. İçim bir tuhaf oldu. Zamanla yarışıyorduk. “Bu şekliyle yayına alalım” dedim. Hande Fırat’ın, “Yayına giriyoruz” sesiyle yayına girdik. Yayının başında telefonun ekranını dik mi tutalım yoksa yan mı tutalım diye bir tereddüt yaşadık.
ERDOĞAN YAYINDA
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmaya başladı. Tarihi yayın başlamıştı. O ana kadar bir darbe girişimi olduğu netleşmeye başlamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la darbe karşıtı yayına geçmiştik. Bu sırada teknik servis, “Tüm haber kanalları ortak yayına geçti, Cumhurbaşkanı’nın açıklamasını yayınlıyor” deyince Hande Fırat, ‘soru soralım’ diye işaret etti. Bir yandan Cumhurbaşkanı’nın mesajlarını halkımıza ulaştırmaya çalışıyor, diğer yandan da Cumhurbaşkanı’nı yayında uzun süre tutarsak darbeciler yerini tespit eder kaygısını yaşıyorduk.
Cumhurbaşkanı Erdoğan darbeye karşı direniş çağrısını yaptı, halkımızı meydanlara davet etti. Biz mesajlarının daha iyi anlaşılması için tekrar tekrar sorular sorduk. Böylece darbeye karşı tarihi yayınımız gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra da biz sabaha kadar darbe karşıtı yayınlarımıza devam ettik.
DÖNÜM NOKTASI OLDU
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CNN Türk’teki yayını tam bir dönüm noktası oldu. Erdoğan’ın darbeye karşı direneceği netleşmişti. Liderini başında gören milletimiz sokaklara çıktı. Çıplak ellerle tankları durduran asil Türk milleti 15 Temmuz’da canı pahasına darbeyi önledi. 15 Temmuz’da asil milletimiz kanıyla demokrasi destanını yazdı.
DARBEDEN ÖTEYDİ
1- 15 Temmuz bir darbeden öteydi. Bizde asker darbeyi yapar bir süre sonra ise geri çekilir, demokrasiye geçilirdi. 15 Temmuz’da ise 1979’da İran’daki Humeyni devrimi gibi bir şey planlanmıştı. Humeyni’nin Fransa’dan uçakla gelmesi gibi FETÖ, Amerika’dan uçakla gelecek ve Türkiye’nin başına geçecekti. Türkiye’nin Fetullahistan olmasını amaçlıyorlardı. Türkiye, FETÖ rejimine geçecekti.
ONE MINUTE İLE BAŞLADI
2- Erdoğan’ı devirme kararı 29 Ocak 2009 tarihindeki ‘one minute olayı’ndan sonra verildi. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e “one minute” çekmesinden sonra Yahudi lobisi Erdoğan’ın kalemini kırdı. İhaleyi FETÖ’ye verdi. Erdoğan başta olmak üzere bakanların telefonlarının dinlenilmesi ‘one minute olayı’ndan sonra başladı. Ama Erdoğan onların kalemini kırdı.
3- AK Parti 1 Kasım 2015 seçimlerinden tek başına iktidar olarak çıkınca darbe planlarını hazırlamaya başladılar. Darbe gecesi Akıncılar Üssü’nde yakalanan FETÖ’nün asker imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz, Pensilvanya’ya giderek darbe talimatını aldılar. Ankara-İstanbul ve Pensilvanya’da 23 darbe toplantısı yapıldığı tespit edildi.
4- Amaç sadece Erdoğan’ı devirmek değildi. Türkiye’yi bölgede ikinci İsrail yapmaktı.
5- Darbe planları Ankara’da yapıldı. Onay için Pensilvanya’ya götürüldü. Adil Öksüz ve Kemal Batmaz son darbe planlarını 12 Temmuz’da Pensilvanya’ya götürdü. Onay aldıktan sonra 14 Temmuz’da Türkiye’ye döndüler.
ERDOĞAN DARBEYİ ÖNLEDİ
6- 15 Temmuz’da darbeyi millet önledi. Millete liderliği ise Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı. Darbelerde başbakanlar ya asıldı ya da şapkalarını alıp gittiler. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise darbeyi püskürten lider olarak tarihe geçti.