Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev'in eş başkanlıklarında Ankara'da gerçekleştirilen Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Yedinci Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.
Kırgızistan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 2027-2028 geçici üyeliğine seçilmiş olmasından dolayı tebriklerini ileten Fidan, bu olayı Kırgızistan için tarihi bir başarı ve zafer olarak nitelendirdi.
Fidan, Kırgız makamlarının Kırgızistan ve Türk Dünyası için önemli vazifeler üstelendiğini belirterek, Kırgızistan'ın uluslararası arenada ortaya koyduğu diplomatik başarıların ve Türkiye'nin bu başarıya katkısının, iki kardeş ülke arasındaki dayanışmanın en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
Kırgızistan ve Türkiye arasındaki iş birliğinin istikrarlı şekilde güçlendiğini kaydeden Fidan, toplantıda iki ülke arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin son toplantısında belirlenen hedeflere ne ölçüde ulaşıldığının gözden geçirildiğini aktardı.
Fidan, iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında 2027-2028 dönemi için iş birliği programı imzalandığını duyurarak, "Aramızdaki iş birliği daha planlı, programlı, yapısal bir şekilde gitmeli. Bunu her düzeyde gündeme getiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 5 milyar dolar olarak belirlediğini hatırlatan Fidan, buna ulaşmak için çalıştıklarını ifade etti.
Fidan, Kırgızistan'da 350 Türk firmasının bulunduğuna ve sayının artmaya devam ettiğine dikkati çekti.
Toplantıda, bağlantısallık, finansman ve yatırım konularının da görüşüldüğünü dile getiren Fidan, "Bu son İran olayında da gördük ki, bağlantısallık, kargo ulaşımı, malzemelerin ve ürünlerin iletimi gerçekten stratejik öneme haiz bir konu. Koridorlar, bağlantı yolları giderek daha da önem kazanıyor." dedi.
Fidan, Türk Devletleri Teşkilatı'nı (TDT), Türk Dünyasının ortak iradesinin mücessem bir hali olarak nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu teşkilatın, bu birlikteliğin modern zamanlarda daha kurumsal şekilde, daha etkin olarak bütün alanlarda kapsayıcı bir faaliyet göstermesi liderlerimizin ortak iradesidir. Bu konuda tabii bizlere, bürokrasiye, sivil toplum örgütlerine ve iş dünyasına düşen çok görev var. Herkes bu konuda elinden geleni yapmaya çalışıyor. Diğer taraftan biliyorsunuz, her yıl düzenlenen zirve var. Bu sene zirveyi Cumhurbaşkanı'mızın ev sahipliğinde inşallah Ankara'da yapacağız."
KÜRESEL VE BÖLGESEL MESELELER
Fidan, mevkidaşı ile görüşmesinde, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerine yönelik haksız tecridin kaldırılması hususundaki çabaların ele alındığını belirterek, başta Ukrayna olmak üzere küresel ve bölgesel meselelerin görüşüldüğünü aktardı.
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın devam ettiğini, savaşın etkilerinin daha da tehlikeli bir şekilde yayılma riski taşıdığının ele alındığını söyleyen Fidan, şunları kaydetti:
"İki ülke olarak buna nasıl bakıyoruz, değerlendirmelerimiz nelerdir? Benim en son Rusya ziyaretinde elde ettiğim izlenimler, arkadaşlarımızın yaptığı temaslar… Bu konularda görüş alışverişinde bulunduk. Amacımız ve isteğimiz odur ki, bir an önce savaşın durması ve kapsamlı barış görüşmesi için görüşmelerin başlaması ve bu konuda hemfikiriz."
Öte yandan, İran konusunda ABD ile varılan mutabakat konusunda ortak memnuniyetin dile getirildiğini söyleyen Fidan, "Kendilerinin de İran'la ilgili özel ilişkileri var. O konuda takip ettikleri politikalar var. Orta Asya'ya açılan bir coğrafyası var İran'ın. Bu bakımdan Orta Asya'ya sınır olduğu için İran politikaları Türk devletlerini de yakından ilgilendirmekte." dedi.
Fidan, görüşmesinde, herkesin ortak meselesi olan, başta Filistin meselesi olmak üzere, Gazze, Lübnan, Suriye konularının teker teker ele alındığını belirterek, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'nun yayılmacı politikası bölgede kaosu, istikrarsızlığı, savaşı, gözyaşını, yıkımı ve soykırımı destekleyen bir politika. Bu planın, bu politikanın durdurulması için uluslararası toplum olarak neler yapabiliriz, hangi tedbirler alınabilir, ne türden bir eylem planı ortaya konur… Bildiğiniz gibi, Türkiye olarak bütün uluslararası muhataplarımızla, ortaklarımızla konuyu ele alıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Kırgızistan ile Türkiye'nin bütün konularda aynı yerde durduğunu ifade eden Fidan, bunun kardeşliğin gerekliliği olduğunu söyledi.
Farklı eylem potansiyelleri olduğunu ve bu durumların da gözden geçirildiğini vurgulayan Fidan, Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun toplantısında alınan kararlar ve takip edilecek hususlar olduğunu söyledi.
Bakan Fidan, toplantının bir sonraki Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı'nın da altyapısını oluşturduğunun altını çizdi.
"Türkiye-AB ilişkileri son zamanlarda 'belli bir ivmeyle daha yapıcı bir rotada' ilerledi"
Dün Ankara'da Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle bir araya gelmesi ve Türkiye-AB ilişkilerinin seyrine ilişkin soruya yanıt olarak Fidan, "Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği stratejik hedeflerimizden biri. Bu konuda da Cumhurbaşkanımızın en başından itibaren güçlü bir iradesi var, vizyonu var." ifadelerini kullandı.
Fidan, konudan sorumlu bakan olarak bu vizyonu hayata geçirmeye çalıştıklarını belirterek, "Dünkü ziyaret AB heyeti tarafından yapılan gerçekten önemli bir ziyaretti. Üç komiserin aynı anda ziyaret etmesi ve birçok konuyu masaya yatırma imkanımız olması bizim açımızdan da önemli bir aşamaydı." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye-AB ilişkilerinin son zamanlarda "belli bir ivmeyle daha yapıcı bir rotada" ilerlediğini vurgulayan Fidan, her düzeyde ivme kazanan temaslar ve yapıcı adımlardan memnuniyet duyduklarını söyledi.
Fidan, özellikle ekonomi, ticaret, göç, güvenlik, bilim, araştırma, teknoloji dahil birçok alanda Türkiye-AB yüksek düzeyli diyalog toplantılarının yeniden başlatıldığını, Avrupa Yatırım Bankası'nın Türkiye'deki faaliyetlerini kısmen tekrar başlattığını belirterek, "Tek Avrupa Ödeme Alanı dediğimiz SEPA'ya Türkiye'nin ilgisi var. Bu konudaki ilgili finansal teknik birimler çalışıyorlar." dedi.
"AB TÜRKİYE'NİN BAĞLANTISALLIKTA OYNAYABİLECEĞİ ROLÜ GÖRÜYOR" VURGUSU
Bakan Fidan, dün AB Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner ile yaptığı görüşmelerde bu alanlara ilaveten dış politika, bağlantısallık, enerji, ulaştırma, ticaret, göç ve vize konuları gibi birçok konuyu ele aldıklarını ve güncel konuları gözden geçirdiklerini ifade etti.
Öte yandan küresel ve bölgesel güvenlik, devam eden krizler, savaşlar, Rusya-Ukrayna, İran, Hürmüz Boğazı, İsrail yayılmacılığı gibi birçok konuyu masaya yatırdıklarını kaydeden Fidan, bağlantısallık konusunu da ele aldıklarını vurguladı.
Fidan, dünkü görüşmede, Kallas, Kos ve Brunner'in görev tanımı gereği hem dış politika ve bağlantısallık ile genişleme ile ilgili konuların, hem de göç ve vize konularını ele aldıklarını dile getirdi.
Bakan Fidan, "Bağlantısallık konusunda AB Türkiye'nin hem ortaya koyduğu ulaştırma altyapısının önemli faydasını çok iyi değerlendiriyor, hem de coğrafi olarak Türkiye'nin bağlantısallıkta oynayabileceği rolü görüyor. Hem de Türkiye'deki liderliğin bu konudaki vizyonunu ve kapasitesini de çok iyi değerlendiriyor." ifadelerini kullandı.
Fidan, bu konularda hem kuzey-güney hem doğu-batı ekseninde yeni lojistik bağlantı yollarını nasıl harekete geçirebileceklerini, hem de var olanlardan hep beraber daha fazla nasıl istifade edebileceklerini görüştüklerini aktardı.
"AB'NİN KAHİR EKSERİYETİ GÜMRÜK BİRLİĞİNİN GÜNCELLENMESİNDEN YANA"
Öte yandan Gümrük Birliği güncellenmesi konusunda da her iki tarafta yoğun istek olduğunu belirten Fidan, "Ama Kıbrıs Rum kesiminin bu konuda belli bir blokajı olmasından dolayı istenilen hızla adımlar atılamıyor. Avrupa Birliği'nde belli kararların üye ülkelerin katılımıyla alınması gerekiyor. Hepsinde ortak karar, ortaklaşmaya ihtiyaç yok. Oy çokluğuyla da olabiliyor. Ama üye bir yerde kendi istediği olmazsa başka bir yerde diğer üyelerin istediğini tıkıyor. Karşılıklı böyle birbirlerini tehdit ettikleri için belli konular bir yere götürmekte zorlanılıyor. Ama gördüğümüz şu, AB'nin kahir ekseriyeti Gümrük Birliğinin güncellenmesinden yana." diye konuştu.
Fidan, mevcut yaklaşık 250 milyar dolara yaklaşan ticaret hacminin birdenbire iki misline üç misline çıkma durumunun olduğunu belirterek, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin her iki taraf için de faydalı olduğunu vurguladı.
Bunu mevcut şartlarda nasıl ilerletebilecekleri, neler yapabileceklerinin arayışı içinde olduklarını kaydeden Fidan, dünkü konular arasında bunun da olduğunu söyledi.
VİZE VE GÖÇ KONUSU
Fidan, göç ve vize konularının da önemli olduğunu, Türkiye'nin Avrupa ile entegrasyonu arttıkça özellikle iş dünyası, öğrenciler, sanat dünyası ve turizm amaçlı gidiş gelişlerin arttığına işaret ederek, şunları aktardı:
"Bu konuda Türkiye'den talep var. Onlar kendilerince ellerinden geleni yaptıklarını düşünüyorlar ama biz bu konuda daha da ileri iş birliğinin olmasını düşünüyoruz. Atılması gereken adımlar var. Onlar geçen yıl aşamalı vize kolaylaştırılması getirdiler. Cascade dedikleri. Bunu daha da ileri taşımak gerekiyor. Diğer taraftan vize serbestisi anlaşmasının yapılması için de belli şartların hayata geçmesi gerekiyor. O konudaki programları da birbirimizle paylaştık."
Fidan, "Bizim AB ile olan ilişkilerimizin kurumsal manada daha da ileri gitmesi, daha planlı, programlı ve somut çıktılar üreten bir yapıda olması beklentimiz. Bütün bakanlıklarımız, kurumlarımız açıkçası bu yönde Cumhurbaşkanımız tarafından talimatlandırılmışlardır." ifadelerini kullandı.
AB koordinasyonundan sorumlu bakanlık olarak hem üyelik sürecini hem de devam eden ilişkileri en iyi şekilde nasıl ileri taşıyabilecekleri için çalıştıklarını kaydeden Fidan, "Biliyorsunuz AB üyeleriyle ikili ilişkilerimiz gerçekten biri ikisi dışında fevkalade iyi. Ticari, siyasi, ekonomik yani hiçbir sıkıntı yok. Ama kurum olarak bir araya geldikleri zaman orada bu ilişkilerin ortalamasının AB'nin kurumlarına yansıtılamadığını görüyoruz. Bu problemleri tespit edip sistemli bir şekilde inşallah aşarak gitmeye devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.
NATO ZİRVESİ
Fidan, Türkiye'nin 2004'teki zirvenin ardından 22 yıl sonra tekrardan NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağına değindi.
Son iki zirvede alınan kararların Ankara'daki NATO Zirvesi'nde gözden geçirileceğinin altını çizen Fidan, "Özellikle külfet paylaşımı başlığı altında gündeme getirilen, NATO'daki üyelerin ittifakın güvenliği için ortak bir külfet paylaşımına girmesi ve ortak emek ortaya koyması prensibi pratikle nasıl hayata geçiyor, bu tekrar masaya yatırılacak." dedi.
Fidan, "NATO 3.0" olarak tanımlanan, yeni küresel şartlara uygun NATO anlayışına ilişkin bakış açılarının gündeme getirileceğinden bahsederek, "Avrupa caydırıcılığının" giderek daha çok gündeme geldiğine dikkati çekti.
"Şu anda temel sıkıntı Avrupa'nın olduğu bölgedeki savaş ve istikrarsızlık tehditleri." ifadesini kullanan Fidan, NATO'nun bunlara yönelik muhtemel ve mevcut sıkıntılarının ele alınacağını aktardı.
Fidan, "Bunun Türkiye'de yapılıyor olması Türkiye'nin stratejik önemini, NATO içindeki rolünü de bir kez daha ortaya koyuyor, pekiştiriyor. Bu da gerçekten devletimiz adına, milletimiz adına gurur verici bir husus." diye konuştu.
Türkiye'nin bu türden çok önemli tarihi zirvelere ev sahipliği yapmasının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun erimli liderliğinin bir sonucu olduğunu söyleyen Fidan, "Dünyada saygınlık gören liderlik Türkiye'nin dış politikasında, bölge politikasında oyun kurucu bir araç olarak önümüze çıkıyor." ifadesini kullandı.
SAVUNMA SANAYİİ ÖNEMLİ GÜNDEM BAŞLIKLARI ARASINDA
Fidan, NATO Zirvesi'nin yanı sıra Türkiye'de sivil toplum kuruluşları, kurumlar ve düşünce kuruluşlarının faaliyetler düzenleyeceğini belirterek, zirveye paralel olarak NATO Savunma Sanayi Forumu yapılacağını hatırlattı.
Savunma sanayi konusunun NATO'nun en önemli gündem maddelerinden bir haline geldiğini vurgulayan Fidan, bu konuların önceden de tartışıldığını ancak ağırlıklı olarak muharip birliklerin ve istihbarat unsurlarının değerlendirmeleri ve askeri hazırlıklarının ele alındığını ifade etti.
"Ama şimdi son savaşlar gösterdi ki savunma sanayisindeki üretkenlik, verimlilik, çeşitlilik ve bağımlılık oranı eşit derecede önemli bir husus. Bu da artık hem liderler düzeyinde hem etkinlik düzeyinde kendisini gösteriyor." diye konuşan Fidan, bu konuda da önemli bir etkinlik yapılacağını sözlerine ekledi.