Akademisyenler ve sendikalar, vakıf üniversitelerindeki akademisyen kıyımına tepki göstererek ortak açıklama yayınladı. Açıklamada, işten çıkarılmalarının durdurulması ve işe iade kararını uymayan üniversitelere yaptırım uygulanmasını talep etti.
Birgün'den Utku Efe Kundakcı'nın haberine göre, vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin işten çıkarılmalarına karşı dernekler, sendikalar ve meslek örgütleri ortak açıklama yaptı.
Açıklamada, 1 Ocak 2024 ile 8 Temmuz 2026 tarihleri arası yalnızca basına yansıyan bilgilere göre en az 446 akademisyenin işten çıkarıldığı bildirildi.
Açıklamada, sadece son bir ay içinde İstanbul’daki vakıf üniversitelerinde 150’den fazla akademisyenin işine son verildiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, "Gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu biliyoruz, buz dağının görünmeyen kısmında işten çıkarmaların, tehdit ve şantajla ücret ve tazminat ödemelerinin gasp edildiği, kitlesel hak ihlallerinin gerçekleştiği tüm akademik kamuoyunun bilgisindedir" ifadelerine yer verildi.
'HUKUKİ DAYANAĞI YOK'
Üniversite yönetimlerinin işten çıkarmaları "norm kadro fazlası", "ekonomik daralma" ve "sözleşme süresinin dolması" gibi gerekçelerle savunduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu gerekçelerin hukuki dayanağının bulunmadığı ifade edilerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca akademik kadroların daimî olduğu ve iş sözleşmelerin belirsiz süreli olduğu ifade edildi.
Açıklamada, bazı üniversite yönetimlerinin mahkemelerce verilen işe iade kararlarını dahi uygulamadıkları hatırlatılırken yaşananların hukukun açık ihlali olduğu belirtildi.
'BİLİMSEL GELECEĞİ TEHDİT EDİYOR'
İşten çıkarmaların temelinde üniversitelerin ticari işletme mantığıyla yönetilmesinin bulunduğu belirtilen açıklamada, bölümlerin kâr-zarar hesabına göre değerlendirildiği, gelir getirmediği düşünülen akademik birimlerin kapatıldığı ve akademisyenlerin işsiz bırakıldığı dile getirildi.
Son dönemde yaşanan işten çıkarmaların aynı zamanda sendikal örgütlenme ve hak arama mücadelesine yönelik baskının bir parçası olduğu ifade edilen açıklamada, bunun yalnızca akademisyenleri değil, öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını ve ülkenin bilimsel geleceğini de tehdit ettiği belirtildi.
TALEPLER SIRALANDI
Açıklamada, sıralanan talepler şu şekilde:
"Keyfi ve hukuksuz işten çıkarmaların derhal durdurulması, İşten çıkarılan akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi, Mahkemelerin işe iade kararlarının eksiksiz uygulanması, YÖK’ün vakıf üniversiteleri üzerindeki denetimini etkin biçimde yerine getirmesi ve akademisyenler için gerçek iş güvencesi ile sendikal örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması”
Açıklama, "İşten atılan hiçbir meslektaşımız yalnız değildir. Üniversiteyi patronların muhasebe defterine değil, topluma, özerk ve özgür bilimsel faaliyete ait kılana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Susmayacağız, alışmayacağız, kabul etmeyeceğiz" ifadeleriyle son buldu.