Artı Gerçek- TBMM Başkanı Numan Kurtumuş, Finlandiya ve İsveç ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP GRUP TOPLANTISI AÇIKLAMASI: BUNU ÖNLEYECEK MADDE YOK
CHP Grup Toplantısı tartışmalarına ilişkin konuşan Kurtulmuş, "CHP'nin içerisindeki çelişkiyi açıkçası üzülerek takip ettiğimi ifade etmek isterim. Meclis Başkanı olarak da içlerindeki bu konuların tarafı olmamaya büyük özen gösteriyorum ilk andan itibaren. Dikkat ederseniz fazla konuşmuyorum, sözlerimi de son derece dikkatli seçmeye çalışıyorum. Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır. Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız. Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki CHP'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir. Bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız" dedi.
'ÇÖZÜM YERİ CHP'NİN KURUMSAL KİMLİĞİDİR'
"Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır" diyen Kurtulmuş, "Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri CHP'nin kurumsal kimliğidir. Burada Meclis Başkanlığı olarak bizim mevzuat, kanunlar, kararlar çerçevesinde bir katkımız olacaksa samimiyetle CHP'nin kendi meselesini halletmesi için destek olmaya hazırız" diye konuştu.
KILIÇDAROĞLU'NUN 'FETÖ' ÇIKIŞI: NEYİ KASTETTİ, KİMİ KASTETTİ BİLMEM
Mutlak butlan' kararıyla CHP'nin Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun “FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum” sözlerinin sorulması üzerine Kurtulmuş, "Hayatım boyunca başka bir siyasinin söylediği şeyi yorumlamadım. Neyi kastetti, kimi kastetti bilmem. Ama benim bildiğim bir şey var. 15 Temmuz’daki darbe girişiminin üzerinden bu sene 10 yıl geçmiş olacak. 10 sene geçmiş olmasına rağmen FETÖ'nün artıklarının birtakım yerlerde, birtakım köşelerde sinsi sinsi varlıklarını sürdürdükleri hatta el altından birtakım örgütlenmelere devam etmeleri muhtemeldir. Bu konuda da devlet kurumları büyük bir titizlikle, dikkatle meselenin üstüne gidiyor. Bildiğiniz gibi zaman zaman yapılan operasyonlarla FETÖ'nün artıkları ayıklanmaya çalışılıyor. Yani FETÖ diye bahsettiğimiz örgüt, diğer tüm örgütlerden farklı bir yapı. Elle tutamadığınız bir örgüt. 15 Temmuz’dan önce de tanımlamıştım, 'Duman gibi bir şey. Yakaladım zannettiğiniz yerde kaçıyor.' Dolayısıyla buna karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, büyük bir devlet aklıyla ve kararlılıkla mücadele ediyor. Bu herhangi bir siyasi partinin, herhangi bir siyasi görüşün mücadelesi değil, Türkiye'nin tamamının ortak mücadelesi olarak görülmelidir" yanıtını verdi.
SÜREÇ AÇIKLAMASI: MUTABAKATIN GEREĞİNİN YAPILMASI LAZIM
Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreçte gelinen aşamayı değerlendiren Kurtulmuş, “Yaklaşık 7 aylık bir çalışma, 21 toplantının sonucunda oluşmuş, çok derin tartışmalarla ortaya çıkmış bir rapor var, esasında bir ittifak var. O raporun önemli başlıklarından birisi de 6. ve 7. bölümler. İlki terör örgütünün silahları bırakmasıyla birlikte yapılacak olan yasal düzenlemeler, 7. bölümde de genel olarak demokratikleşmeyle ilgili yasal adımlar konusunda siyasi partilerin mutabakatı var. Dolayısıyla bu yeni bir durum değil. Bu mutabakatın gereğinin yapılması lazım. Benim de şahsi kanaatim, demir tavında dövülür diye bir tabirimiz var. Mesele bu noktaya gelmişken, bölgesel şartlar ve Türkiye'nin siyasi dengeleri de fevkalade olumlu bir atmosfer oluşturuyorken bu adımların atılması lazım ki kimseye mazeret kapısı açık bırakılmasın" ifadelerini kullandı.
KRİTİK EŞİK VURGUSU
Kurtulmuş, söyle devam etti:
Raporun en kritik noktalarından birisi, herkesin ittifakla kabul ettiği 'kritik eşik' tanımlamasıdır. Raporun kritik eşiği olarak da örgütün silahlarını bıraktığı, kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince ölçülebilir, denetlenebilir bir şekilde ortaya konulması ve hatta orada kurulacak olan bir mekanizmanın zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de bilgi vermesi. Bunların hepsi raporumuzda kabul edilen konular. Burada sorumluluk ilgili güvenlik birimlerindedir. Onlar, 'Evet, bu konularda yeterli adımlar atıldı. Türkiye'nin terörden kurtulması ve terör riskinin ortadan kalktığını gösteren, yeterli ölçülebilir emareler vardır' derse bu süreç hızlanır. Hayırlı işte acele etmek lazım.'
'ÖRGÜT ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUKLARI HIZLI BİR ŞEKİLDE YERİNE GETİRSEYDİ İŞ ÇOKTAN BİTMİŞTİ'
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin çağrılarının hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, "Daha önce de söylemiştim, Süleymaniye'de silahların yakılması çok sembolikti ama çok değerliydi. Eğer ondan sonra örgüt, üzerine düşen sorumlulukları hızlı bir şekilde yerine getirmeye devam etseydi zaten bu iş çoktan bitmişti, yasal düzenlemelerin hepsi yapılmış olurdu. Dolayısıyla burada silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı'nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa, örgüt bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır" dedi.
'SİYASET ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YAPTI'
Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanından başlayarak aşağıya kadar çok sağlam bir irade var. Siyaset üzerine düşen görevi yaptı, rapor yerine geldi. Neler yapılabileceği, ne tür bir yasa yazılacak o bile raporda ana hatlarıyla ortaya konuldu. Burada 'Tamam, artık silahlar bırakılmıştır' konusunun yerine getirilmesi lazım" diye konuştu. (POLİTİKA SERVİSİ)