Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNN Türk'te katıldığı programda ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Orta Doğu'da devam eden çatışmaların küresel ekonomi üzerindeki etkilerine değinen Şimşek, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin Türkiye'nin enflasyon görünümünü de olumsuz etkilediğini söyledi.
Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin yalnızca petrol fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Şimşek, savaşın birçok sektörde maliyetleri artırarak zincirleme etki oluşturduğunu ifade etti.
"ENFLASYONA EN AZ 5 PUANLIK ETKİSİ OLDU"
Savaşın ekonomik sonuçlarını değerlendiren Şimşek, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki üretim merkezlerinin dünya ekonomisi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
"Hürmüz Boğazı'nın çevresinde ciddi petro kimya üretimi var. Gübre üretiminin 3'te 1'inden fazlası orada. Gübreden çip üretimine kadar aklınıza gelen birçok ham madde ya orada işleniyor ya da ham madde orada. Endişeyle izlemek zorundasınız. Dünyanın her yerindeki fiyatlamayı etkiliyor."
Şimşek, enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükselişin küresel enflasyonu artırdığını, bunun da faizler ve büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
"Bu şok olmasaydı enflasyon yüzde 20'nin bir tık altıyla yüzde 20'nin bir tık üzerinde olma ihtimali yüksekti. Bugünkü fiyatlamalara baktığımızda en az 5 puanlık ilave bir etki var. Bu süreç uzadıkça etkileri daha yoğun olabilir."
OVP HEDEFLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Orta Vadeli Program'ın hazırlanma sürecine de değinen Şimşek, küresel gelişmelerin önceden tam olarak öngörülemeyeceğini belirtti.
Geçen yıl petrol fiyatlarına ilişkin beklentilerin çok daha düşük seviyelerde olduğunu hatırlatan Bakan Şimşek, savaş, zirai don ve kuraklık gibi olağanüstü gelişmelerin ekonomik hedefler üzerinde etkili olduğunu söyledi.
"Dünya karmaşıktır. Dünya karmaşık olduğu için ekonomistler modeller yapar. Dünyayı basitleştirirler. Örneğin ne diyoruz, petrolün varil fiyatı 90 dolar olursa, enflasyon şu olur, bu olur diye varsayımda bulunuyoruz."
Şimşek, tüm bu gelişmelere rağmen ekonomi programının temel hedefinin makroekonomik riskleri yönetmek ve dezenflasyon sürecini desteklemek olduğunu ifade etti.
REZERVLERDEKİ ARTIŞA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye'nin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla önemli rezerv birikimi sağlandığını belirten Şimşek, son yıllardaki tabloya ilişkin rakamlar paylaştı.
"Brüt rezervlerimiz 2023'ün ortasında yaklaşık 98,5 milyar dolardı. Şubat sonunda zirvede 210 milyar dolara kadar çıktı. Tabii ki savaşın etkisiyle şu anda 160 milyar dolar seviyesinde."
Şimşek, mevcut seviyenin halen güçlü olduğunu vurgulayarak rezervlerin yaklaşık beş aylık ithalatı karşılayabilecek düzeyde bulunduğunu söyledi.
Ekonomi yönetiminin önceliğinin küresel risklere karşı dayanıklılığı artırmak olduğunu belirten Şimşek, oluşturulan rezerv tamponlarının olası yeni şoklara karşı önemli bir güvence sağladığını ifade etti.