Türkiye İstatistik Kurumu dün haziran ayı enflasyonunu açıkladı. Bu veriyle birlikte milyonlarca emeklinin enflasyon farkı da belli oldu.
SSK ve Bağ-Kur emeklileri maaşlarında yalnızca resmi enflasyon kadar bir artış görürken, memur emeklileri resmi oranların bile gerisinde kalarak eksi zamma mahkum edildi.
Türkiye Gazetesi yazarı ve Sosyal Güvenlik uzmanı İsa Karakaş, bugünkü köşesinde milyonların beklediği zam oranlarını ve Ankara kulislerinde konuşulan son durumu ele aldı.
Karakaş, beklentileri şu sözlerle özetledi: "Bugün Ankara kulislerinde ve sokaktaki vatandaşın dilinde asıl merak edilen, sadece matematiksel oranlar değil."
Karakaş'ın aktardığına göre, kamuoyunda şu hayati soruların yanıtları aranıyor:
- En düşük emekli maaşı uygulamasının geleceği ne olacak?
- Resmi enflasyonun gerisinde kalan memur emeklileri için bir eşitleme adımı atılacak mı?
- 2023 yılından bu yana vadedilen seyyanen zam nihayet hayata geçirilecek mi?
- Yüksek prim ödeyerek yıllarca emek verenlerin refah payı talepleri karşılanacak mı?
Durumu bir benzetmeyle açıklayan uzman isim, yazısında ifadelerini şöyle sürdürdü:
"Eski bir darbımeselde denildiği gibi; "Aşure yemeye giden, kaşığını cebinde taşır." Emeklinin ve memurun beklentisi nettir: Hak mücadelesinde eksiksiz ve adil bir netice almak. Aksi takdirde, sadece TÜİK’in açıkladığı rakamlar ve memur emeklisini resmî enflasyonun bile gerisine iten toplu sözleşme hükümleri, cüzdanlardaki yangını söndürmeye kâfi (yeterli) gelmeyecektir."
6 AYLIK ENFLASYONUN SEYİR DEFTERİ
TÜİK verilerine göre, ocak ile haziran arasını kapsayan 2026 yılının ilk yarısındaki kümülatif artış oranları kesinleşti. Yılın ilk 5 aylık bölümünde biriken yüzde 16,60’lık artışın üzerine haziran ayındaki yüzde 0,99’luk veri de eklendi. Ortaya çıkan 6 aylık toplam yüzde 17,76'lık kümülatif enflasyon, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yasal hakları gereği yansıyacak olan doğrudan net güncellemedir.
TOPLU SÖZLEŞME MASASINDA BÜYÜK ADALETSİZLİK
Ancak SSK ve Bağ-Kur emeklileri için geçerli olan bu adil matematiksel tablo, memurlar ve memur emeklileri için işlememektedir. Mevcut toplu sözleşme hükümleri gereği, memur emeklileri ve aktif çalışan memurlar için altı aylık güncelleme oranı yüzde 13,52 olarak belirlendi. Ortaya çıkan bu tablo ile memur ve memur emeklisi, açıklanan resmi enflasyon oranının tam yüzde 4,24 oranında gerisinde bırakıldı. Verilerin yalan söylemeyeceğini belirten Karakaş, bu yüzde 4,24'lük kaybın geçim sıkıntısı karşısında memur emeklisini ezeceğini vurgulayarak, bu kitlenin "eksi" bir güncellemeyle karşı karşıya bırakıldığını kaydetti.
TABAN MAAŞ VE ÇOK PRİM ÖDEYENİN PARADOKSU
Geçtiğimiz süreçte ekonomi yönetiminin en düşük emekli maaşı sistemini bitirip sadece sosyal yardıma ihtiyacı olanlara destek vereceği iddiaları büyük bir endişe yaratmıştı. İktidarın TBMM'ye sunduğu kanun teklifi kapsamında 20.000 TL olan taban aylık üzerinden kümülatif bir artışa gidildiğini ve en düşük emekli maaşının 23.552 TL seviyesine yükseltildiğini hatırlatan Karakaş, bu formülün yeni bir adaletsizliği doğurduğuna dikkat çekti.
Verilen bilgilere göre, 2019'da sadece 800 bin kişiyi ilgilendiren taban maaş uygulaması günümüzde 5 milyondan fazla emekliyi kapsıyor. Kök maaşı en alt seviyede olanlar devletten neredeyse yüzde 100 oranında destek alırken; uzun yıllar boyunca sistemde kalıp yüksek prim ödeyen milyonlarca kişiye devlet desteği yansımıyor.
Kök aylığı 20.000 TL ve üstünde olan kesim, sisteme daha çok katkı sunmalarına rağmen adeta cezalandırılıyor. Kulislerden yansıyan bilgilere göre, temmuz ayında bu gruba herhangi bir refah payı verilmesi planlanmıyor.
SEYYANEN ZAM VAADİ RAFA MI KALKTI?
Memur emeklilerine 2023 yılının temmuz ayından bu yana defalarca sözü verilen seyyanen zam vaadi bu temmuz ayında da hayata geçmeyecek gibi görünüyor. İlk açıklandığı dönemde 8 bin 77 TL olan bu seyyanen artış tutarı, aradan geçen süreçteki kümülatif hesaplamalarla bugün 22 bin TL sınırını aşmış durumda. Hali hazırda en düşük memur emeklisi aylığı 27.877 TL seviyesinde. Eğer verilen söz tutulsaydı ve yüzde 13,52'lik temmuz zammına bu seyyanen artış eklenseydi, en düşük memur emeklisinin eline geçen tutar 57.000 TL'ye ulaşacaktı.
KULİSLERDE NE KONUŞULUYOR?
Fakat Karakaş'ın kulislerden edindiği bilgi son derece net: "Toplu sözleşmede ne varsa, o kadar." Memur emeklisi için masada ne bir seyyanen zam ne de ilave tek bir kuruş bulunuyor. Başkentte bu vaadin yerine getirileceğine dair en ufak bir emare yok. Masadaki tek zayıf umut ışığı, sayıları 2,5 milyonu bulan memur emeklisinin maaş artış oranının en azından SSK ve Bağ-Kur'luların aldığı yüzde 17,76 seviyesine eşitlenmesi ihtimali; ancak bu bile şimdilik cılız bir ses olmaktan öteye geçemiyor.