Yeşilçam'ın usta oyuncularından Türkan Şoray ile çağdaş Türk resim sanatının özgün ustalarından Yalçın Gökçebağ, İBB Miras ve İBB Kültür iş birliğiyle Müze Gazhane'de düzenlenen "Hatıralar Bahçesinde Buluşma" sergisinde sanatseverlerle buluştu. İlk kez resimlerini sanatseverlerle buluşturmanın heyecanını yaşayan Şoray, resme olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını söyledi.
81 yaşındaki usta oyuncu, "Okul sıralarından beri resme zaafım vardı. Boş bir kağıt gördüğümde hemen bir şeyler çizerdim. İlk zamanlarda daha çok çiçekler ve tabiat resimleri yapıyordum. Hatta Atıf Yılmaz'ın bir portresini çizmiştim, bir dergide yayımlanmıştı. Böyle şeyler yapabilmek için önce çok sevmek gerektiğini anlıyorum. Atölyelere katılmayı, hayatımı resme adamayı çok isterdim. Ancak sinema benim için her zaman birinci plandaydı. Bu yüzden resim de hayatımdaki pek çok şey gibi geri planda kaldı. Daha sonra kadınlık hallerini resmetmek istedim. Hayatta tutunmaya çalışan kadın, ezilen kadın, ekonomik özgürlüğünü kazanmış kadın... Oynadığım filmlerden belleğimde kalan görüntüler ve duygularla bunları tuvale aktarmaya çalıştım. Bu resimler uzun yıllardır depomda, karanlıkta duruyordu. Ta ki Yalçın Bey onları görmek isteyene kadar... Büyük bir tereddütle ona gösterdim. Resimlerim hakkında öyle güzel şeyler söyledi ki hem şaşırdım hem de çok mutlu oldum. Sergi teklifi geldiğinde de büyük bir mutlulukla kabul ettim. Umarım sizler de resimlerimi beğenirsiniz" ifadelerini kullandı.
Sergide yer almaktan mutluluk duyduğunu belirten Yalçın Gökçebağ: İnsanları sanata alıştırmak, duvarlara resim astırmak bizim görevimiz. Biz bunu İstanbul'dan Anadolu'ya da yaymaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkan Şoray'ın resimlerine ilişkin değerlendirmelerde de ressam, eserlerin taşıdığı duygusal derinliğe dikkat çekti.
"Türkan Şoray'ın resimlerine sadece bakıp geçmemek gerekiyor. Önemli olan bu portrelerin içeriğine, anlattığı duyguya ulaşabilmek. Kendisinin de söylediği gibi bunlar bir dışavurum. Oynadığı filmlerde canlandırdığı kadınlardan belleğinde kalan duyguları resmediyor. O dönemin kadınlarının psikolojik dünyasını tuvale taşıyor. Bu yönüyle eserleri dışavurumcu bir anlayışın izlerini taşıyor. Bu resimler sağdan başlayıp solda biten sıradan resimler değil; duyguyu anlatan ekspresyonist çalışmalardır."
Programın sonunda Türkan Şoray, sergiyi gezen basın mensuplarına eserlerini tek tek tanıtarak her resmin ortaya çıkış hikayesini ve ilham kaynaklarını anlattı.




