Eğitim Sen, hakları için mücadele eden özel sektör ve mülakat mağduru öğretmenlere destek olmak, öğretmenlerin maruz kaldığı hukuksuzluklara da tepki göstermek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir basın açıklaması düzenledi.
Burada yapılan açıklamada konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Sürekli mağduriyet yaratıyorlar, yarattıkları mağduriyet karşısında öğretmenler, seslerini duyurmak için 10 gündür açlık grevindeler. Meseleye dahil bir tek açıklama yapmıyorlar. Yetkililer yerine polisin şiddetini görüyoruz. Eğitim Sen olarak biz arkadaşlarımızın yaşadığı sorunların tarafındayız. Bu arkadaşlarımız da bizim gibi öğretmen. Özel sektör patronları bu arkadaşları asgari ücretin altında çalıştırmak için kolları sıvamışlar. Taban maaşı bu iktidar tarafından ellerinden alındı. Soralım. 28 bin liranın altında çalışır mısınız? Arkadaşlarımızın canı yanıyor. Yakışır mı bir ülkede öğretmenin gözüne gaz sıkmak, sokakta sürüklemek, köle gibi çalışmasına göz yummak?" dedi.
"HEM DİLSİZ ŞEYTANSINIZ HEM KUL HAKKI YİYORSUNUZ"
Irmak sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Bir zamanlar sayın cumhurbaşkanı ve AKP şürekası 'Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır', 'En büyük günah kul hakkı yemektir' diyordu. Hem dilsiz şeytansınız, hem kul hakkı yiyorsunuz. Öğretmenin karşısına artık barikat değil çözüm konulmalı. Kimse bizden olup biten haksızlıklar karşısında susmamızı beklemesin. Ağa çocuğu hep aha çocuğu maraba çocuğu hep maraba çocuğu kalmasın diye mücadele ediyoruz. Bu ülkenin yüzde 70'i köle gibi çalışıyor. Bütün korkuları da yarattıkları eşitsizliklere uğrayanların yan yana gelmesi."

"BU MEB'E MESAJDIR"
Açıklamanın ardından Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ile sendikanın Ankara 1 ve 2 Nolu şubelerinin başkanları Milli Eğitim Bakanlığı önüne Bakan Yusuf Tekin'i protesto etmek amacıyla bir siyah çelenk bıraktılar. Irmak çelengi bıraktıktan sonra şu açıklamayı yaptı: "Bu, günlerdir açıklama yapmayan, olup bitenler karşısında dilsiz şeytanı oynayan MEB'e artık bir mesajdır ve çıkıp bu arkadaşların sorununu çözmek için bir açıklama yapmasıdır. Beklenilen komisyonu toplamasıdır. Artık bu utançtan hem onlar hem biz hem bu ülke kurtulsun arkadaşlarımızın sözlerine kulak versinler, sorunu çözsünler, komisyonu kursunlar. Bu mesele bitsin herkes işine baksın"