Tutuklanmasının ardından Çankaya Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hüseyin Can Güner, hakkındaki suçlamalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
İptal edilen bir araç kiralama ihalesi nedeniyle tutuklandığını belirten Güner, "Danıştay'ın onayladığı, kamu yararı olan bir yasal işlem bugün tutuklama sebebim yapılmıştır. Emniyet ve Savcılıkta bana rüşvet aldığıma ya da örgüt kurduğuma ilişkin hiçbir somut iddia ve soru dahi yöneltilmemiştir" dedi.
Söz konusu ihale sürecinin detaylarını paylaşan Güner, ihalenin iptal edilmesiyle kamu kaynağının korunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Söz konusu ihale yaklaşık maliyete çok yakın şekilde yüzde 0,7 kırım oranıyla, aylık 26 milyon 380 bin TL bedelle sonuçlanmış ve bu nedenle ihale yetkilisi tarafından Kamu İhale Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca iptal edilmiş, iptal edilen o ihaleye geçerli teklif sunan herkes bir sonraki ihaleye de davet edilmiş ve bir sonraki ihale 21 milyon 950 bin TL bedelle sonuçlanmıştır. Dolayısıyla belediyenin aylık 4 milyon 500 bin TL'den fazla ödemesi önlenmiştir.
Ayrıca bu ihale belediye ihale yetkilisi dışında Kamu İhale Kurulu (KİK) tarafından da iptal edilmiştir. İptal edilen ihaleyi kazanan firma sonraki ihaleye davet edilmesine rağmen kendisi katılmamış, hem belediye hem KİK aleyhine idari yargıya başvurmuş, açtığı davalar reddedilerek Danıştay tarafından onanmıştır."
"Danıştay'ın onayladığı işlem tutuklama sebebi yapıldı"
İhaleyi kaybeden firmanın maksatlı ve kötü niyetli şekilde şikayette bulunduğunu belirten Güner, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
"Kamu İhale Kurulu'nun kendisinin de iptal ettiği, belediyemiz ihale yetkilisinin ise fiyatın yüksekliği ve yaklaşık maliyete yakınlığı sebebiyle iptal ettiği, gerçekten de sonraki ihalelerin aylık 4-5 milyon TL daha düşük bedelle sonuçlandığı, yani Çankayalıların hakkının hukukunun korunduğu, kamu yararı olan bir yasal işlem, üstelik de Danıştay onayından geçmesine karşın bugün tutuklama sebebim yapılmıştır. Bütün bu soruşturma süreci çalışma arkadaşlarımızın almış olduğu bu kararın doğruluğunu göstermiştir."
"Gizli tanık iddiası soyut, hiçbir çıkar ilişkim yoktur"
Soruşturma kapsamında kendisine rüşvet veya örgüt kurma yönünde bir suçlama yöneltilmediğini ifade eden Güner, sözlerini şöyle tamamladı:
"Emniyet ve Savcılıkta bana rüşvet aldığıma ya da örgüt kurduğuma ilişkin hiçbir somut iddia ve soru dahi yöneltilmemiştir. Basında yer verilen gizli tanık iddiası ise tamamen soyut kanaat niteliğinde, birkaç cümleden ibaret olup hiçbir somut gizli tanık ifadesi bile yoktur. Hiçbir firma yetkilisini tanımadığım gibi hiçbir çıkar ilişkim de yoktur.
Tüm bu süreçte sizlerin bana verdiği destekten, güveninizden ve tanıdığım/tanımadığım herkesin dayanışma duygularından dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız olmadığını ve çok yakında güzel günlerde tekrar buluşacağımızı bilmenizi istiyorum."
Haber Kaynağı : 12punto