İran devlet televizyonunda katıldığı programda konuşan Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın çatışmaların dördüncü gününde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki liderlerle temas kurduğunu öne sürdü. Aynı gün kendisinin de Mesud Barzani, Bafel Talabani ve dönemin Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile görüştüğünü aktaran Arakçi, Irak Kürt Bölgesi'nden İran'a yönelik herhangi bir tehdide karşılık verileceği mesajını ilettiğini söyledi.

Arakçi, aynı akşam Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüştüğünü belirterek, "Türkiye bu süreçte çok etkili bir rol oynadı. Hem Amerikalılarla temas kurdular hem de son derece net bir duruş sergilediler. Bu ortak çabalar, İran'ı bölmeye ve ülkede iç karışıklık çıkarmaya yönelik planların başarısız olmasını sağladı." ifadelerini kullandı.
PEHLEVİ İDDİASI
İranlı Bakan, sürgündeki eski İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu Rıza Pehlevi hakkında da dikkat çeken iddialarda bulundu. Arakçi, Pehlevi'nin İsrail ziyareti sırasında İran'ın parçalanmasına yönelik bir plan üzerinde mutabakata vardığını öne sürerek, ülkenin bölünmesi ve rejimin çökertilmesine yönelik hazırlıkların başarısız olduğunu savundu.

MOSSAD İDDİASI
Arakçi'nin açıklamaları, savaşın ilk günlerinde İsrail istihbarat servisi Mossad'ın, İran'ın batısındaki ayrılıkçı Kürt grupları silahlandırarak ülkede ayaklanma çıkarılmasını öngören bir plan hazırladığı yönündeki iddiaları yeniden gündeme getirdi. İsrail basınında yer alan haberlerde, söz konusu planın Türkiye'nin diplomatik girişimleri ve baskıları sonucunda Beyaz Saray tarafından uygulanmadığı ileri sürülmüştü.
"BİZİ NE TEHDİT EDEBİLİRSİNİZ NE DE SATIN ALABİLİRSİNİZ"
ABD ile yürütülen müzakerelere de değinen Arakçi, Amerikan heyetinde yer alan Steve Witkoff'a, savaş ortamında müzakere yürütmenin zorluklarını anlattığını belirtti. İran'ın baskılar karşısında geri adım atmayacağını vurgulayan Arakçi, "Bizi ne tehdit edebilirsiniz ne de satın alabilirsiniz." ifadelerini kullanarak ülkesinin dış baskılar karşısındaki tutumunu dile getirdi.