Bursa’nın tekstil sektöründeki önemli üretim merkezlerinden biri olan Korteks’te aylardır süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından işçiler 6 Temmuz 2026 sabahı grev kararı aldı. Saat 07.00 itibarıyla fabrikanın girişine grev pankartı asılırken, üretim durdu, işçiler ise kurulan grev çadırında nöbete başladı.
Sabahın ilk saatlerinden itibaren fabrika önünde toplanan çalışanlar, demlenen çaylar eşliğinde birlik mesajı verirken halaylar çekildi. Teksif Sendikası Bursa Şube Başkanı Nihat Şeker, grevin yalnızca ücret meselesi olmadığını, emekçinin yok sayılmasına karşı verilen bir mücadele olduğunu vurgulayarak işverene yeniden müzakere çağrısı yaptı.
GÖRÜŞMELER TIKANDI
Teksif Sendikası Bursa Şube Başkanı Nihat Şeker, Bursa Saati’ne yaptığı açıklamada, görüşmelerin tıkanmasının ardından fabrikada aşamalı eylem süreci başlattıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Artık bizimle anlaşma yoluna değil, bizi sindirme yoluna gittiklerini gördük. Bunun üzerine yemekhanede kaşık vurma eylemi yaptık, yürüyüş gerçekleştirdik, susma eylemi yaptık, iş yavaşlattık. En son noktada ise bize ilk altı ay için yüzde 13, ikinci altı ay için ise enflasyon oranı teklif edildi. Biz artık sadece enflasyon değil, refah payı da istiyoruz. Bugün baktığınızda aramızda net 2 bin 200 lira kaldı. Ama esas mesele bu değil. Esas mesele burada çalışan, üreten insanların değersiz görülmesi. Evet, tekstilde kriz vardı. Ama 2025’ten bugüne kadar yaklaşık 600 arkadaşımız işten ayrıldı. Ayrılanların yaptığı işi de kalan işçiler yapmak zorunda kaldı. Bunu defalarca anlattık. Eğer fedakârlık yapılacaksa kapsam dışı personelden yapılsın dedik. Çünkü üretimde çalışan insanların artık gücü kalmadı. Biz yedili sistemle çalışan bir fabrikayız. Burası entegre tesis olduğu için 24 saat durmadan üretim yapmak zorunda. Saat ücretlerimiz başka işletmelere göre yüksek görünebilir ama çalışma temposu da aynı ölçüde ağır. Burada kıdem ortalaması 14,5 yıl. Kamuda bile zor bulunan bir ortalama. Böyle bir bağlılık ya iyi çalışma düzeniyle ya da emeğin karşılığının verilmesiyle olur.
‘SENTETİK İPLİK ÜRETİMİNDE DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ’
“Biz çok yoğun çalışıyoruz ama istediğimiz ücretin de fazla olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye şartlarına göre makul talepler sunduk. Bugüne kadar da hep uzlaşmadan yana olduk. Bu sadece Korteks işçisinin sorunu değil. Türkiye’deki bütün çalışanların ortak sıkıntısı. Artık mücadele etmeden hiçbir şey elde edilmiyor. Dünya artık yapay zekâyı, otomasyonu konuşuyor. İşçisiz fabrikalar kuruluyor. Ama biz hâlâ emeğin karşılığını konuşuyoruz. Asıl hazırlanmamız gereken gelecek iken bugün bunlarla uğraşıyoruz. Bu fabrika sentetik iplik üretiminde dünya sıralamasında ilk dörtte yer alıyor. Randıman açısından ise birinci sırada. Yaklaşık 2 bine yakın çalışanın bulunduğu, 1,5 milyar liralık değere sahip çok önemli bir işletme. Biz buranın kapanmasını istemiyoruz. Makinalar çalışsın, üretim devam etsin, emekçi evine ekmeğini götürsün istiyoruz. Tek istediğimiz işçinin taleplerinin görmezden gelinmemesi. 2013 yılında temsilci seçildiğimizde bu işletmeden çıkarıldık. Ama buna rağmen yine sözleşmemizi imzaladık, işçinin hakkını aldık. Bugün de kimseye kin gütmüyoruz. Hakkımız verilsin, makinalar yeniden çalışsın. Yaklaşık 15 yıllık gelişmişlik düzeyi olan bir tesis burası. Otomasyon arttı ama emek azalmadı. Tam tersine saatler dolu dolu çalışılıyor. İşçiler üretimde üzerine düşeni yaptı. Şimdi sıra emeğin karşılığını vermekte. Bizim önceliğimiz her zaman müzakere oldu. Müzakere olmazsa mücadele olur dedik ve bugün mücadeleyi başlattık. Hak ettiğimiz adil toplu iş sözleşmesi imzalanıncaya kadar kararlılıkla devam edeceğiz. Birlikte güçlüyüz. Grev yalnızca ücret meselesi değil, emekçinin yok sayılmasına karşı verilen bir mücadeledir.”