Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferdi Tanhan, HDP eski milletvekili Altan Tan'ın açıklamalarına yanıt verdi.
Altan Tan, Diyarbakır’ın isim değişimi ve Cumhuriyet dönemindeki yer adlandırmalarıyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Bu sefer de şimdi bütün Kemalistler ayağa kalkacak. Kalkın ulan, kökünüz kalkın, hepiniz kalkın. Hep beraber kalkın. 1937'de Mustafa Kemal Atatürk Diyarbekir'e geliyor. Diyarbekir tren istasyonunda resmi var. Diyarbekir yazıyor. Kasımın da sonları yani, ölümünden 11 ay evvel, 11 buçuk aya. Diyarbekir'e geliyor. Orada işte ne varsa, daha önceki zihinlerde hazırdı falan. Diyarbekir'ın adı, "Burası bakır diyarıdır." İşte Amit ismi aslında eski Türklerde, bilmem Kazaklarda, Orta Asya'da bilmem ne anlamına geliyor. Türk Tarih Kurumu'na, Türk Dil Kurumu'na bir rapor hazırlatıyorlar. Diyarbekir'ın adı, "Bakır diyarı" anlamında Diyarbakır oluyor. "Bakır diyarı" diye tarihte hiçbir alakası yok. Bir de yani niye böyle bir karar veriyorsunuz?"
FERDİ TANHAN’DAN YANIT
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferdi Tanhan ise Altan Tan’ın sözlerine karşı çıkarak yer isimlerindeki değişimlerin tarihsel bir süreç olduğunu savundu. Tanhan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Altan Tan, yer isimlerinin değiştirilmesini "saçma sapan" bir uygulama olarak niteliyor. Oysa yer adlarının değişmesi, yalnızca Türkiye'ye özgü bir durum değildir. Kutuplar dışında dünyanın hemen her bölgesinde bugün yaşayan halklar, birkaç yüz yıl önce aynı coğrafyalarda yaşamıyordu. Göçler, fetihler, devlet değişimleri ve kültürel dönüşümlerle birlikte diller değişmiş, buna bağlı olarak şehirlerin, dağların ve nehirlerin adları da değişmiştir. Toprağı biraz kazdığınızda, her tarih katmanının altında daha eski bir isimle karşılaşırsınız.
Cumhuriyet dönemindeki isim değişikliklerini değerlendirirken de meseleyi bu tarihsel çerçeve içinde ele almak gerekir. Burada söz konusu olan, genç Cumhuriyet'in kendi siyasal ve kültürel mührünü ülke coğrafyasına vurmasıdır. Nasıl ki her büyük tarihsel dönüşüm kendi sembollerini yaratmışsa, Cumhuriyet Devrimi de bunu yapmıştır.
Bazı isim değişiklikleri doğrudan padişahlık rejimini hedef alır. Cumhuriyet, Sultan Abdülaziz'in adını taşıyan Mamüretül Aziz'i Elazığ, yani Azık Eli yapmıştır.
Feodal çağrışımları olan Diyarbekir'i Diyarbakır, Hüsnümansur'u Adıyaman yapmıştır.
Bazı beldelerin isimleri, emperyalizmin kışkırttığı Ermeni isyanlarının olumsuz anıları nedeniyle değiştirilmiştir.
Dolayısıyla meseleye yalnızca bir ismin değişmesi olarak değil, devletlerin ve toplumların tarihsel dönüşümlerinin doğal bir sonucu olarak bakmak gerekir. Bunun doğal olduğunu eski isimlere dönelim safsatasına halkın itibar etmemesinden de anlayabilirsiniz."