Ana içeriğe geç

Açıkhavada sanat dolu geceler

Gelenekselleşen Enka Açıkhava Yaz Etkinlikleri, bu akşam Mor ve Ötesi’nin akustik konseriyle başlıyor. 21 Ağustos’a kadar devam edecek programda özgün repertuvara sahip konserler, sezonun getiren tiyatro yapımları ve açık hava film gösterimleri yer alıyor.

Açıkhavada sanat dolu geceler
Dünya Gazetesi
16

Meltem KERRAR
[email protected]

İstanbul’un sevilen açık hava mekanlarından Enka Açık­hava Tiyatrosu, bu yaz da dopdolu bir etkinlik programıy­la karşımızda. Bu akşam Mor ve Ötesi’yle start alacak akşamlar 21 Ağustos’a dek, müzik, tiyatro ve sinema içerikleriyle izleyiciy­le olacak. Açılış konserinde Mor ve Ötesi, 30 yıla yayılan müzikal yolculuğunun sevilen şarkıları­nı, en yalın ve etkileyici halleriy­le dinleyiciyle buluşturacak. Ar­dından 6 Temmuz’da Fazıl Say, izleyiciyle buluşacak. Flütte As­lıhan And Say’ın eşlik edece­ği sanatçı, “Bosphorus Roman­ce” performansında Boğaz’ın za­rafetini ve şiirselliğini müzikal bir anlatıya dönüştürürken, vo­kalde Seda Kırankaya ile “Çıl­gın Nar Ağacı”nda duygusal de­rinliği yüksek bir deneyim suna­cak. 8 Temmuz’da Cem Adrian, “Seçkiler” adlı konseriyle sah­ne alacak. Erdal Erzincan ve Je­han Barbur’un da konuk olacağı konserde sanatçı; Telli Turnam, Neredesin Sen, Mihriban ve Ne Ağlarsın gibi Anadolu’nun derin köklerinden beslenen türkülere kendine özgü yorumuyla yeni­den hayat verecek.

Açıkhavada sanat dolu geceler - Resim : 1

Barabar yeni projesiyle sahnede

Kariyerinin başından itiba­ren Bolshoi Tiyatrosu, Wiener Staatsoper ve Arena di Verona gibi dünyanın en prestijli sah­nelerinde yer alan, Türk müzi­ğini çok sesli yorumlarla dünya­ya taşıyan ülkemizin önde gelen tenorlarından Murat Karahan, Avrasya Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştireceği “Ro­mantikler” konseriyle 13 Tem­muz akşamı izleyiciyle buluşa­cak. Onur Aydemir (klarnet), Ci­han Tanrıverdi (elektro gitar), Fırat İkisivri (akustik gitar), Serkan Keskin (bas gitar), Özgür Taş (davul), Serkan Polat (per­küsyon) ve Sibel Altan’dan (per­küsyon) oluşan kadrosuyla Ba­rabar, 17 Temmuz’da yeni proje­si “HepBarabar”la sahne alacak. Geleneksel ezgileri modern dü­zenlemelerle harmanlayan grup, bu kez sahnesini Aslı İnandık, Canan Ergüder, Celil Nalçakan, Özgür Çevik, Selen Öztürk ve Umut Kurt gibi tiyatro ve sine­ma dünyasının güçlü isimleriy­le paylaşacak. 27 Temmuz’da ise Bergüzar Korel “Hatırladıkça” adlı konseriyle nostaljik anlar yaşatacak izleyiciye.

Açıkhavada sanat dolu geceler - Resim : 2

Açık havada tiyatro

Semaver Kumpanya repertuvarında 10 yıldan fazla yer alan “Metot”, yenilenen kadrosuyla 20 Temmuz’da Enka Sahnesi’nde yer alacak. İspanyol Jordi Galceran’ın kaleme aldığı ve günümüz iş dünyasının acımasız yönlerini ortaya koyan oyunda, iş görüşmesine gelen dört kişi, çarpıcı bir eleme sistemine dönüşen sınavlarla yeteneklerinden çok nelerden vazgeçebildikleriyle yüzleşecek. Yönetmenliğini Serkan Keskin’in yaptığı “Metot”, Sarp Aydınoğlu, Serkan Keskin, Şebnem Hassanisoughi ve Yavuz Pekman’ı aynı sahnede buluşturacak. 24 Temmuz’da ise sezonun dikkat çeken oyunlarından “Devlerin Savaşı”, programda yer alıyor. Peter Danish’in kaleme aldığı, Sevin Okyay’ın Türkçe’ye çevirdiği, Okan Bayülgen, Celal Kadri Kınoğlu ve Nihal Usanmaz’ın rol aldığı, oyun, müzik tarihinin iki efsane ismini tiyatro sahnesine taşıyor. Ayşe Balıbey ve Kaan Sekban’ın sevilen interaktif gösterisi “Gömercin Kuşları” ise günlük hayatın absürt anlarını, ve popüler kültürü kendine özgü bir dille 29 Temmuz akşamı sahneye taşıyacak.

Ağustos geceleri sinema

Ağustos programı, ulusal ve uluslararası festivallerde öne çıkan ödüllü yapımlardan ve merakla beklenen yeni filmlerden bir seçki içeriyor. Dramdan bilim kurguya, belgeselden gerilime uzanan farklı türlerdeki yapımlar; aile ilişkileri, hafıza, kayıp, toplumsal dönüşüm ve insanlığın geleceği gibi temaları ele alıyor. Programda “Hamnet” 3 Ağustos, “Sarı Zarflar” 5 Ağustos ; “Wuthering Heights” (Uğultulu Tepeler) 7 Ağustos, “Sentimental Value” (Manevi Değer) 10 Ağustos, “İsimsiz Eserler Mezarlığı” 12 Ağustos, “Epic: Elvis Presley in Concert” (Epic: Elvis Presley Konserde) 14 Ağustos; “One Battle After Another” (Savaş Üstüne Savaş) 17 Ağustos, “Marty Supreme” (Muhteşem Marty) 19 Ağustos, “Project Hail Mary” (Kurtuluş Projesi) 21 Ağustos akşamı sinema severlerle buluşacak.

Enka Sanat Direktörü Gül Mimaroğlu: Ortak bir yaz hikayesi kurduk

Enka Sanat olarak uzun yıl­lardır kültür sanat dünyamız­da sanatçı, topluluk ve izleyici için önemli katkılar yapıyor­sunuz. Artık gelenekselleşen Yaz Etkinleri de bunun önemli parçası. Bu yılki programı na­sıl oluşturdunuz, seçimleri­nizde ön planda olan kriterler nelerdi?

Sanatçıları, toplulukları ve izle­yicileri uzun yıllardır ENKA Sa­nat çatısı altında buluşturabil­mek bizim en temel önceliğimiz. Bir program tasarlarken de oda­ğımıza ilk olarak bu bileşenlerin arasında nasıl bir bağ kuracağımız sorusunu koyuyoruz. Bu bağın de­rinleşmesi için yaz dönemindeki etkinlikleri birbirinden bağımsız birer sahne performansı olarak görmedik; birbirini besleyen or­tak bir yaz hikâyesi kurgulamaya çalıştık. Bu hikâyeyi tasarlarken en büyük ilhamımız, kuşkusuz sahnemizin o kendine has dokusu oldu. Şehrin tam merkezinde sak­lı kalmış bir vaha hissi veren açık hava sahnemiz, sanatçı ve seyir­ci arasındaki mesafeyi tamamen ortadan kaldırarak bu paylaşımı benzersiz bir deneyime dönüştü­rüyor.

Açıkhavada sanat dolu geceler - Resim : 3

Yaz izleyicisinin sezona göre farkı var mı sizce? Bu, sizin yö­nelimlerinizi nasıl etkiliyor?

Yaz döneminde izleyicinin te­mel motivasyonu, kapalı alanların sınırlarından çıkıp sanatı ortak bir sosyal alanda, yan yana dene­yimlemek. Açıkhava performan­sı dış dünya unsurlarıyla, gecenin kendi dokusuyla ve oradaki top­luluğun anlık enerjisiyle birleşir. Bu durum bizim hazırlık süreci­mizi de doğrudan şekillendiriyor. Açık havada olmanın getirdiği öz­gürlük hissini ve izleyicinin bu di­namik beklentisini göz önüne ala­rak, sahnedeki işlerin de bu doğal­lığa ve samimiyete eşlik etmesine özen gösteriyoruz. Ağır ve mesa­feli kurgular yerine, seyirciyi içine alan, sahneyle o anı paylaştığını hissettiren ve yazın o canlandırıcı enerjisini büyüten bir denge kur­maya yöneliyoruz.

Dikmen Gürün örneğinde olduğu gibi basılı yayın ya da Işıl Kasapoğlu belgeseli gibi farklı proje ve destekleriniz var. Bu anlamda yeni çalışma­larınız var mı?

Bizim için ENKA Sanat çatısı, sadece sahnede sergilenen per­formanslarla sınırlı değil. Sanatın üretildiği kadar paylaşıldığı, ha­tırlandığı, üzerine düşünüldüğü ve en önemlisi gelecek kuşaklara aktarıldığı bir kültürel bellek alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Tiyat­romuzun dehaları üzerine hazır­ladığımız belgeseller, basılı yayın­lar, söyleşiler, paneller ve podcast serileri, bu hafızayı diri tutma ça­bamızın birer sonucu. Bu çalışma­larla, sanatın etrafında oluşan o çok değerli bilgi birikiminin pay­laşılmasına, farklı deneyimlerin görünürlük kazanmasına ve ye­ni tartışma alanlarının açılması­na alan açıyoruz. Kültürel belleği koruma sorumluluğumuz elbet­te kesintisiz bir yolculuk; bu doğ­rultuda hem arşivimizi zengin­leştirecek hem de sanatsal biri­kimimizi geleceğe taşıyacak yeni projeler üretmeye ve bu alanda­ki desteklerimizi sürdürmeye de­vam edeceğiz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler