Ana içeriğe geç

Türkiye'nin karlı zirvelerinde mikroplastik alarmı: Dünya ortalamasının üzerinde kirlilik

Üç üniversiteden bilim insanlarının 8 ildeki 9 dağ zirvesinden topladığı kar numunelerinde, litre başına ortalama 286 mikroplastik parçacık saptandı. İnsan etkisinin doğrudan ulaşmadığı zirvelerde bile kirlilik tespit edilirken, elde edilen sonuçların dünya genelindeki benzer çalışmaların üzerinde olduğu açıklandı.

Türkiye'nin karlı zirvelerinde mikroplastik alarmı: Dünya ortalamasının üzerinde kirlilik
Hürriyet
16

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ), Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ve İstanbul Üniversitesi’nden öğretim üyeleri ile bilim insanları, Türkiye'nin farklı 9 zirvesindeki mikroplastik kirliliğini belirlemek için ortak çalışmaya imza attı. Aralarında Rize, Ağrı, Erzurum, Kayseri, Bursa, Bitlis, Muğla ve İzmir'in yer aldığı 8 ildeki 9 zirvede, 11 farklı noktadan kar numuneleri alındı.

Profesyonel dağcılar tarafından toplanarak RTEÜ laboratuvarlarına getirilen numuneler mercek altına alındı. Yapılan analiz ve incelemelerde, deniz seviyesinden metrelerce yüksekteki karların içinde 5 milimetreden küçük mikroplastik parçacıklarına rastlandı. İncelemelerde, litrede 908 mikroplastik ile en yüksek kirlilik Muğla'nın Sandras Dağı'nda tespit edilirken, en düşük kirlilik litrede 16 mikroplastik ile Erzurum'un Uzundere Dağı'nda belirlendi. Bilim insanlarının ortak incelemelerinde zirvelerdeki ortalama mikroplastik miktarının ise litrede 286 parçacık olduğu tespit edildi.

“DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE BİR KİRLİLİK TESPİT ETMİŞ BULUNUYORUZ”

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren RTEÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kenan Gedik, Türkiye'de ilk kez bu kadar yaygın bir örnekleme yapıldığını belirtti. Elde edilen kirlilik oranlarının çarpıcı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gedik, “Bütün zirve noktalarında mikroplastiğe rastladık. Ortalama litrede 286 parçacık tespit ettik. Dünyanın zirvesi Everest'te yapılan benzer bir çalışmada bu oran 3 ile 119 arasında ölçülmüş. İspanya'daki milli parklarda gerçekleştirilen örneklemeler de bizim elde ettiğimiz sonuçların altında kalıyor. Yani aslında dünya ortalamasının üzerinde bir kirlilik tespit etmiş bulunuyoruz” diye konuştu.

“İNSANIN OLMAMASI, KİRLİLİĞİN OLMAYACAĞI ANLAMINA GELMİYOR”

Mikroplastik kirliliğinin genellikle insan faaliyetleriyle ilişkili olduğuna, ancak rüzgar ve atmosfer olaylarıyla çok uzaklara taşınabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Gedik, "İnsanın olmaması, kirliliğin olmayacağı anlamına gelmiyor. Neredeyse hiç insan faaliyeti olmayan Erzurum zirvesinde bile mikroplastiğe rastladık. Bu kirlilik hava ve atmosfer hareketleriyle zirvelere taşınıyor. Çalışmamız, insan etkisinin direkt görülmediği noktalarda bile kirliliğin zirveye ulaştığını ortaya koydu. Zirvelerdeki bu hareketlilik direkt sonuçlarımıza yansımış durumda” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler