Türkiye'de buğday üretiminde alarm zillerinin çaldığını söyleyen CHP Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, AKP iktidarları döneminde 112 milyon ton buğday ithal edildiğini ve bunun için 31 milyar dolar ödendiğini belirtti. Barut, ekim alanlarının daraldığını, üreticinin ise artan maliyetler ve borç yükü altında üretim yapamaz hale geldiğini ifade etti.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin geneli üzerine CHP Grubu adına konuşan Barut, tarımdaki sorunlara dikkat çekti.
Türkiye'de ekonomik ve siyasi krizin derinleştiğini belirten Barut, “Bu krizin ve adaletsiz ekonomik düzenin, insanlığın beslenmesinden huzuruna kadar her şeyi yıkıp geçtiği bir dönemi yaşıyoruz. Aslında birincil önceliğimiz ve sorumluluğumuz, millî beka da sayılan gıda egemenliğimizi güvence altına almak, üreticimizi ve tüketicimizi korumak, tarım alanlarının ve su kaynaklarımızın doğru kullanımıyla üretimin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Mazot ve gübre gibi temel girdiler hem ülkemizdeki hem de dünyadaki krizler nedeniyle en büyük sorun hâline gelmiştir” dedi.
Çiftçilerin yaşadığı sorunların çözülmesi gerekirken farklı konuların gündeme getirildiğini ifade eden Barut, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday alım fiyatını eleştirdi.
Barut, “Buğdayda daha yeni Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından çiftçilerimizin beklentisinin altında bir fiyat açıklandı. 16,5 liralık fiyat, geçen yılki 13,5 liraya göre yaklaşık yüzde 22 artış anlamına geliyor. Oysa tarımda yüzde 50'lere varan bir enflasyon var. Bugün Türkiye'de buğdayın dekara verimi ortalama 300 kilogramken açıklanan fiyat hesaplamaları 500 kilogram üzerinden yapılıyor. Bir de desteklemeler eklenerek farklı bir algı oluşturuluyor” diye konuştu.
Türkiye'de buğday üretiminin gerilediğini belirten Barut, “Türkiye'deki ekim alanlarının yüzde 40'ı buğday ekimi alanlarıdır. 2002 yılında 93 milyon dekar olan buğday ekim alanı bugün 70 milyon dekara gerilemiştir. AKP iktidarı döneminde 112 milyon ton buğday ithal edilmiş, bunun karşılığında 31 milyar dolar yurt dışına ödenmiştir. Bu kaynak yerli üreticiye verilmiş olsaydı bugün üreticilerimizin durumu çok daha farklı olurdu” dedi.
Türkiye'nin buğday ihtiyacına ilişkin açıklanan verileri de eleştiren Barut, nüfusun iki katına yaklaşmasına rağmen buğday ihtiyacının yıllardır aynı seviyede gösterildiğini belirterek bunun sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Çiftçi borçla üretim yapıyor”
Tarımdaki krizin temel nedeninin uygulanan ekonomi ve tarım politikaları olduğunu savunan Barut, “Bu politikalar değişmeden tarımın ve çiftçinin sorunlarının çözülmesi mümkün değildir. Çiftçi artık üretim yapabilmek için kamu politikalarına değil, kamu ve özel bankaların kredilerine bağımlı hâle gelmiştir” ifadelerini kullandı.
2004 yılında çiftçilerin bankalara olan borcunun 4,5 milyar lira olduğunu hatırlatan Barut, bu rakamın 2025 yılı sonunda 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştığını söyledi. Barut, “Mazot, gübre, tohum ve yem gibi girdilerin fiyatı hızla yükselirken üretici bu maliyetleri karşılayabilmek için kredi kullanmak zorunda kalıyor. Özellikle son yıllarda faizlerin yükselmesiyle çiftçiler ve çiftçiye bağlı çalışan esnaflar borçlarını çeviremez hâle geldi. Çiftçi üretim yapabilmek için giderek daha fazla borçlanıyor” dedi.
“İktidarın çiftçiye borcu var”
Tarım Kanunu'na göre tarıma ayrılacak desteğin gayrisafi milli hasılanın yüzde 1'inden az olamayacağını hatırlatan Barut, yıllardır bu oranın uygulanmadığını söyledi. Barut, “2007-2026 döneminde tarıma verilmesi gereken destek 2 trilyon 671 milyar lira olmalıydı. Ancak fiilen ödenen destek 686 milyar lirada kaldı. Çiftçiye verilmesi gereken kaynağın yaklaşık yüzde 74'ü ödenmedi. İktidarın çiftçiye 1 trilyon 986 milyar lira borcu var” dedi.
2024 yılında verilmesi gereken desteğin 445 milyar lira olması gerekirken 91 milyar lirada kaldığını, 2025 ve 2026 yıllarında da benzer bir tablonun ortaya çıktığını ifade eden Barut, artan döviz kuru ve girdi maliyetlerinin üretimi daha da zorlaştırdığını söyledi. Konuşmasının sonunda iktidara çağrı yapan Barut, “Çiftçinin sesini, feryadını duyun. Çiftçi olmazsa kimse olmaz, çiftçi olmazsa aç kalırız. Tarımını hor gören yarını zor görür. Yerli üreticiyi destekleyin, tarımı destekleyin, o da ülkemizi doyursun” dedi.