Kiralık gittiği Cagliari'den Beşiktaş'a dönüş yapan Semih Kılıçsoy, siyah-beyazlı takımdan ayrılış sürecini, İtalya serüvenini ve yeni sezon hedeflerini anlattı.
Semih'in açıklamaları şu şekilde:
Hocamızın bizden istediği şeyler var işte hücum futbolu, önde pres, tempolu oyun gibi. Alışıyoruz, idmanlarımız da çok hem ağır hem de tempolu ve keyifli geçiyor. Şu an her şey yolunda hocayla. Yoruluyorum ama bunlar tatlı yorgunluk, bize iyi geliyor. Her gün kendimizi daha iyi hissediyoruz, vücudumuz kendini diri hissediyor. Hocamız da çok hırslı idmanlarda da bu hırsını çok belli ediyor, onun bu hırsı bize de çok iyi geçiyor.
'ZOR BİR LİG'
İtalya benim için farklı bir tecrübe oldu kolay bir lige gitmedim zor bir lig. Oraya gitmem hem oyununa hem mentalime çok katkı sağladı. Mentalimi toparladım ve kuvvetlendim, futbolumu geliştirdim daha farklı bir oyuncu oldum. En son gittiğim seneye göre çok geliştirdim kendimi iyi oldu benim için farklı bir tecrübeydi. Büyük takımlara karşı oynadım büyük bir ligde oynadım. İnşallah bu sene burada iyi işler yapacağımı düşünüyorum.
'AYRILIĞIN İYİ GELECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM'
Beşiktaş'tan ayrıldığım sezon öncesi aslında istediğim gibi gitmedi. İstatistik olarak da kötü bir performans sergilememiştim. Bir genç oyuncuya göre 4 gol atıp, penaltılarla birlikte 6 tane de asist yaptım ama beklenti fazlaydı üzerimde. Çok baskı olmuştu üzerimde. Kendimi de geliştirmek için kısa bir ayrılığın iyi geleceğini düşündüm ve çok da iyi geldi. Burayı da çok özledim. Buranın değerini de tekrar anladım. Her ne olursa olsun kendimi evimde gibi hissediyorum.
'BENİM DE HATALARIM OLDU'
3-4 sezondur profesyonel futbol oynuyorum 9-10 teknik adam ile çalıştım bu aslında iyi bir şey değil. Her hocanın benden istediği şey farklı oluyordu. Bazı hocalarımız ben merkezde kullanıp hedefe yönlendiriyordu, bazıları kanatta oynatıp içeride kullanıyordu, çizgide kullanan vardı. Birinin sistemine tam alışırken başka bir hoca geliyor, bu kez onun oyununa alışmaya çalışıyorsun. Sonra o da gidiyor başkası geliyor. Bir şeye adapte olamadık yani. Böyle olunca kendimi de çok geliştiremedim. Tabii bir genç oyuncu olarak benim de hatalarım oldu olmadı değil ama her şeyden ders çıkardım. Bu iki üç sezon bana büyük bir ders oldu.
'MERKEZDE DAHA İYİ HİSSEDİYORUM'
Ben kendimi 9 numara olarak görüyorum. Tek ya da çift forvet oynayabilirim. İlk A Takım'a çıktığımda sol kanatta ikinci forvet gibi oynuyordum. O zaman Cenk abi vardı yan yana oynadık. Çok çizgide oynayan bir oyuncu değilim. Kaleye ne kadar yakınsam kendimi o kadar iyi hissediyorum. Sağ ve sol açık, forvet ya da forvet arkası olarak da oynayabilirim. Ama merkezde kendimi daha iyi hissediyorum, özelliklerim de oraya yatkın. Kaleye yakın yerlerde daha etkili oluyorum.
'DÜNYA ETRAFIMDA DÖNÜYORDU'
İlk sezonunda iyi performans sergiledim. İkinci senede sol açığa geçip yine sezon başı 2 maçta 2 asistle başladım, takım da iyi gidiyordu sonra bir anda yedeğe çekildim. Genç oyuncuyum hani yedeğe de çekilebilirim büyük kulüpte oynuyorum. Beşiktaş'ta yedekte kalabilirim 11'de oynayabilirim, oynamayabilirim ama oynamama sebebimi de bilmiyordum. Hani "Ben neden oynamıyorum?" diye sorduğumda net bir cevap da alamıyordum. Sonrasında tabii böyle şeyler etkiliyor çünkü genç oyuncuyum daha bir şey görmedim yani futbolda sadece iyiyi gördüm direkt iyi şeyler ile başladı ilk yılım. Sonra düşüş oldu mental olarak yıprandık. İçeride dışarıda baskı oldu. Taraftarlarımız da beklenti içerisinde olduğu için biraz baskı oldu. Kendi içimde de kendi baskımı oluşturdum ama iyi ki o dönemde o dönemleri yaşamışım diyorum çünkü bana güzel bir tecrübe oldu çok olgunlaştım. Genç yaşta olgunlaştım. İlk yıl tabiri caizse dünya benim etrafımda dönüyordu. İkinci sene tam tersi olduğunda bu bana tecrübe oldu. İyi tarafından bakıyorum. Çünkü olgunlaştım her anlamda. Hayata karşı, futbol anlamında, kafa olarak mental olarak daha kuvvetlendim.
'DAHA ÇOK GELİŞECEĞİZ'
Tecrübe olarak yaşımın daha ötesinde olduğumu düşünüyorum. Hem yaşadıklarımla hem de çok şükür daha 21'e gireceğim Ağustos'ta 110'dan fazla maçım var Bunun için de Süper Lig, Serie A, Milli Takım, Avrupa Ligi, Konferans Lig'i var. Bazen 20 yaşında olduğumu unutuyorlar genç oyuncuyum daha çok gelişeceğiz. Hatalarımız oldu ama bunlardan ders çıkarmak önemli.
'TARAFTAR BENİ SEVİYORDU'
Ramazan ayında performansımın düştüğüne inanmıyorum. İtalya'ya ilk gittiğimde zordu. Çünkü dediğim gibi zor bir lig, adaptasyon sürecim de vardı. Hayat farklı. Zorlu idmanlar farklı idman temposu... İlk iki üç ay alışma sürecimdi. Sonra oynamaya başladım iyi de oynadım güzel goller attım. Son haftalarda oynamama nedenimi ben de bilmiyorum. Bahane gibi olacak bir şey dersem hep sorun başkalarında gibi konuşulmasını da istemiyorum. Ramazan ayından sonra performansım düştü sözlerine de inanmıyorum. Ramazan boyu oynadığım maçlar var İyi de oynadım maçlar var o hocamın tercihi diyeyim. Cagliari taraftarı beni seviyordu. Gol atamadığım büyük maçlarda da iyi oynadığımı düşünüyorum.
'BU HAFTA OYNAYACAKSIN DİYORLARDI'
Bana bu hafta oynayacaksın diyorlardı oyuna dahi girmiyordum. Milli Takım'dan erken dönüyordum. İzin yapmadan Ümit Milli Takım'dan 3 uçak ile Cagliari'ye gidiyordum bir sonraki maç oynarım diyor ama oynamıyordum son haftalarda bana oynayacaksın gibi konuşulup oynamadım da hocanın kararı herhalde.
DÜNYA KUPASI
Milli takımımız Dünya Kupası'na giderken başarılıydı kaç yıl sonra Dünya Kupası'na katıldık o sürece kadar güzel bir performans sergiledik. Dünya Kupası'nda sonuçlar istediğimiz gibi olmadı. Tabii ki ben de orada bulunmayı isterdim. Demek ki orada bulunmam için daha çok şeyler yapmam lazım onun da farkındayım. Bu sene en çok hırslı olduğum sene özellikle tekrar burada olmak istedim. Bu sene kendime hırs yaptım zincirlerimi kıracağım.
'BİR GOL ATARSIN HER ŞEY DEĞİŞİR'
Rekabet güzeldir ben 17-18 yaşındayken önümde Cenk abi, Aboubakar vardı. Kanada Rashica, Ghezzal, Muleka ve Rebic gelmişti. Rekabet güzeldir geliştirir bizi. Burada önemli olan kendi yeteneğine, çalışmana güvenmek. Cagliari'de de öyleydi. İlk gittiğimde hiç oynamadım. Üçüncü santrfordum yedekte bekleyen. Şans gelir bir gol atarsın her şey değişir. Burada da öyle rekabetten kaçmıyorum kendime de güveniyorum inanıyorum. 17 yaşında yaptım yine yaparım aynı benim hatta mental olarak kafa olarak daha da iyiyim. Bugüne gelirken yoruldum ama tecrübelendim.
'DAHA NEFES ALIP VERMEDEN'
Bizden baskılı bir oyun istiyor hocamız. Sürekli önde pres, hücum istiyor. Biz daha nefes alıp vermeden tekrar hücum yapıyoruz. Yani bu güzel bir şans bizim için hücum futbolu taraftarlarımızın istediği iyi oyun Beşiktaş'ın da oyunu aslında bu. Hocamız çok hırslı onun bu durumu bize de yansıyor. Herkes birbirini sağ içinde de destekliyor ve şu an iyi gidiyoruz. Hocamız bu kadar hırslıyken biz de duramayız saha içinde. Kendimizi kötü hissederiz böyle bir mecburiyet var aslında. Ne kadar yorulursak yorulalım hocamız o kadar hırslıyken biz de bir şeyler yapmak zorundayız.
'İNŞALLAH KUPALAR KAZANIRIZ'
Yeni sezonda önce kendi güzel oyunumu sergilemek istiyorum oyunum konusunda kafalarda bazı algılar var. Bana yapışmış bazı şeyler var önce bunları oyunumla gidermek istiyorum. Geliştiğimi tekrardan insanları göstermek istiyorum gol gelir asist gelir takım olarak da tabii ki şampiyon olup inşallah kupalar kazanırız.
'TAKTİK AÇISINDAN ZORLANDIM'
İtalya ile Türkiye arasında en dikkatimi çeken şeyler bir kere taktik açısından olan farklılık. Oraya ilk gittiğimde taktik açısından zorlanmıştım. İdman temposu açısından da çok zorlanmıştım. Hakemler konusunda orada da ülkemizde olduğu gibi bazen tepkiler olabiliyor bunlar futbolun doğasında olan şeyler. En ciddi fark dediğim gibi taktik ve ligin temposu.
'LAUTARO MARTINEZ BENİ ETKİLEDİ'
Serie A'da iyi oyuncularla rakip oldum. Beni forvet olarak Lautaro Martinez beni etkiledi. Buradan gidip orada Inter, Milan, Juventus, Roma, Lazio gibi takımlara karşı oynamak bana güzel bir tecrübe oldu. Nereden baksan Şampiyonlar Ligi seviyesi maçlar Ben de bugün maçları oynarım güzel stadlarda büyük takımlara karşı oynadım bana güzel bir tecrübe oldu.
'BU SENE BAŞARILI OLMAK İSTİYORUM'
Anı yaşamayı seviyorum. Geleceğe dair hayal gibi şeyler kurmuyorum. Bu sene bana ne getirecek ona bakıyor ona göre hareket edip anın keyfini çıkarmaya odaklanıyorum. Geleceğe dair şu an hiçbir planım yok inşallah burada bu sene başarılı olmak istiyorum, tekrardan kendimi kanıtlayıp iyi oyuna takımla goller lazım asistlere katkı sağlamak istiyorum.
'DIŞARIYA KARŞI NETİM'
Eğlenceli biriyim aslında. Takım içindeki arkadaşlarım olsun beni tanıyanlar olsun bunu bilir. Dışarıya karşı netim aslında olduğum gibiyim. Tanımadığım insanlara karşı mesafem olur ama biraz aynı ortamda bulunsak kaynaşsak eğlenceli keyifli bir insanım. Soğuk görünebilirim ama içeride öyle değilim. Sadece ne hissettiğimi çok belli etmem soğukkanlıyım çünkü biraz kendim yaşamayı da severim yalnızlığı vesaire. Keyifli biriyimdir ama eğlenirim gülerim arkadaşlarım güzel vakit geçiririm severler de beni.
EN İYİ 11
Neuer | Hakimi, Dijk, Gabriel, Mendes, Vitinha, Pedri, Messi, Mbappe, Ronaldo, Haaland
QUİZ
Aktif en iyi futbolcu: Mbappe
En iyi golcü: Mbappe
En iyi orta saha: Pedri
En iyi stoper: Van Dijk
En güzel stadyum: Tüpraş Stadyumu
En iyi atmosfer: Tüpraş Stadyumu
Rakip olarak çıkmak istediği stat: Santiago Bernabeu
En sevdiğin yemek: Annemin yaptığı tüm yemekler
En sevdiğin müzik: Eski Türkçe şarkılar, arabesk
İdolün: Sergio Aguero