Ana içeriğe geç

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni ifadeler ortaya çıktı: Enkazı bulup ölmesini beklemişler

BBP Kurucu Genel Başkanı Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 27 şüpheliden 19’u tutuklandı. Şüphelilerin emniyet ve savcılık ifadeleri, kazadan hemen sonra baz istasyonu verileriyle nokta tespiti yapılmasına rağmen arama çalışmalarının farklı yönlere sevk edildiğini ve enkazdaki bazı cihazların kasıtlı olarak raporlanmadığını ortaya koydu.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni ifadeler ortaya çıktı: Enkazı bulup ölmesini beklemişler
Karar
16

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında yeni ayrıntılara ulaşıldı. Kazadan 17 yıl sonra genişletilerek yeniden açılan dosya kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'unun tutuklanmasının ardından, şüphelilerin emniyet ve savcılık makamlarına verdikleri ifadeler basına yansıdı. İfadelerde, arama kurtarma sürecindeki koordinasyon sorunları, sahte bilgi notları ve enkazdan kaybolan kritik cihazlara ilişkin dikkat çekici iddialar yer aldı.

"DOĞRU KONUM TESPİT EDİLMESİNE RAĞMEN ARAMA BAŞKA YERE YÖNLENDİRİLDİ"

O dönem Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi'nde görevli olan şüpheli İsmail Kaya'nın ifadesi, enkazın bulunma sürecine dair önemli iddialar içeriyor. Kaya ifadesinde, şubede görevli bir personelin kazadan hemen sonra baz istasyonu sinyal verilerini analiz ederek kaza kırım noktasını 1,5 kilometrelik bir daire içinde doğru olarak tespit ettiğini öne sürdü.

Kaya, konumu belirleyen personelin "Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar" diyerek sitem ettiğini aktardı. Buna rağmen enkaza ancak 3 gün sonra ulaşılabildiğini belirten Kaya; kamuoyunda arama kurtarma çalışmalarının duraksamasına ve hedef bölgenin değiştirilmesine neden olduğu bilinen "Yazıcıoğlu'nun ayağı kırık, hastaneye götürülüyor" içerikli sahte bilgi notunu ise dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in talimatıyla sisteme girdiklerini itiraf etti.

KAZA KIRIM EKİBİNDEKİ İSİMLERİN FETÖ BAĞLANTILARI VE "KAYIP PARÇA" İTİRAFI

Mynet'in haberine göre soruşturma dosyasında, kazanın ardından enkaz bölgesinde inceleme yapan sivil ve askeri heyetlerdeki bazı isimlerin örgüt bağlantılarına dikkat çekildi:

Kenan Köksal: Resmi olarak sivil kaza kırım ekibinde yer almamasına rağmen enkaz alanına giderek helikopterden parça sökmekle suçlanan Köksal'ın, 15 Temmuz darbe girişiminin sözde sıkıyönetim listesinde adı geçen Tuğgeneral İsmail Güneser ve örgütün 9 mahrem imamıyla HTS kayıtlarının bulunduğu saptandı. Köksal suçlamaları reddetti.

Ali Armağan (F-4 Pilotu): Kazanın yaşandığı sırada bölgede uçuş gerçekleştiren ve daha sonra FETÖ üyeliğinden tutuklanan eski pilot Ali Armağan’ın, örgütün sözde TSK imamı Adil Öksüz ile yoğun iletişim kaydı tespit edildi. Ayrıca Öksüz’ün hücre evinde bulunan bir kitapta Armağan’ın eşine ait parmak izine ulaşıldı. Armağan, helikopterin jetlerin yarattığı sonik patlama nedeniyle düştüğü yönündeki iddiaları kabul etmedi.

Mehmet Sevdim: Enkaz başında fotoğrafları bulunan heyet üyesi Mehmet Sevdim, ilk gün ile ikinci gün çektikleri fotoğraflar karşılaştırıldığında bir cihazın yerinde olmadığını fark ettiklerini beyan etti. Sevdim'in de örgütün emniyet mahrem yapılanmasıyla irtibatı raporda yer aldı.

KAYIP CİHAZLARIN RAPORA YAZDIRILMADIĞI İDDİASI

Kaza Kırım Heyeti üyesi Kerem Mumcuoğlu, emniyetteki sorgusunda helikopterin hafıza ve seyrüsefer cihazlarının kaybolma sürecine değindi. İlk incelemede yerinde olan cihazların daha sonra söküldüğünü fark ettiğini belirten Mumcuoğlu, "Kayıp olan cihazı rapora yazdırmak istemiştim ancak Kaza Kırım Heyeti Başkanı Feridun Seren, savcılığa bilgi verildiğini söyleyerek 'Raporda yazmamıza gerek yok' dedi" şeklinde ifade verdi.

Sahte tutanak tanzim etmekle suçlanan ve hakkındaki iddiaları reddeden Heyet Başkanı Feridun Seren’in, 2007 yılında Isparta’da düşen ve içinde nükleer çalışmalar yürüten 6 bilim insanının da bulunduğu 57 kişinin hayatını kaybettiği Atlasjet uçağı kazasındaki kaza kırım ekibinin de başında yer aldığı dosyada belirtildi.

PİLOTLAR: "KAZA TAMAMEN HAVA ŞARTLARINDAN KAYNAKLI"

Soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan askeri heyet üyeleri ve dönemin pilotları ise kazanın tamamen meteorolojik olumsuzluklar sebebiyle gerçekleştiğini savundu. Emekli Astsubay Bekir Çerikçi, "O hava şartlarında 100 uçuş yapılsa 99'unda benzer kaza yaşanırdı" derken; alçak uçuşla helikopteri türbülansa soktukları iddia edilen diğer pilotlar, sonik patlama ile bir helikopterin düşürülmesinin bilimsel olarak mümkün olmadığını ileri sürerek suçlamaları kabul etmedi. Başsavcılığın olayla ilgili çok yönlü adli tahkikatı sürüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler