Pasifik Okyanusu'nda yaşayan gri balinalar, iklim krizinin etkileri nedeniyle son yılların en büyük nüfus kaybıyla karşı karşıya. Çevre örgütleri ve deniz biyologları, Alaska çevresinde hızla eriyen deniz buzlarının balinaların temel besin kaynaklarını azalttığını, bunun da kitlesel açlığa ve ölümlere yol açtığını belirtiyor.
Çevreciler, türün yeniden ABD'nin Nesli Tükenme Tehlikesi Altındaki Türler Yasası (Endangered Species Act - ESA) kapsamına alınması için ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'ne (NOAA) başvururken, Donald Trump yönetiminin çevre koruma düzenlemelerini zayıflatma politikaları nedeniyle talebin kabul edilme ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor.
Nüfus 20 binden 13 binin altına düştü
The Guardian'a görüş veren uzmanlara göre gri balinaların nüfusu 2019 yılında yaklaşık 20 bin seviyesindeyken, 2026 itibarıyla 13 binin altına geriledi. Araştırmacılar, ölümlerin son iki yılda daha da hızlandığını belirtiyor.
Çevre örgütleri, yalnızca 2025 ve 2026 yıllarında 2 bin 500 ila 8 bin arasında gri balinanın yaşamını yitirmiş olabileceğini tahmin ediyor. Bu büyüklükteki kayıp, bilimsel ölçütlere göre "felaket düzeyinde kitlesel ölüm olayı" olarak değerlendiriliyor.
Ancak denizde ölen tüm balinalara ulaşılamadığı için kesin sayının belirlenmesi mümkün değil. Bilim insanları yalnızca kıyıya vuran balina leşlerini doğrudan sayabiliyor.
2006-2023 döneminde yılda ortalama 43 gri balina karaya vururken, bu sayı 2025'te 179'a yükseldi. 2026'nın ilk altı ayında ise doğrudan tespit edilen balina leşi sayısı 146'ya ulaştı.
Bilimsel çalışmalar, kıyıya vuran her balina için açık denizde görülmeden batan yedi ila 25 balinanın daha ölmüş olabileceğini ortaya koyuyor.
Açlıktan ölüyorlar
Uzmanlar, kıyıya vuran balinaların büyük bölümünün aşırı derecede zayıflamış olduğunu belirtiyor.
Bilimsel görüş birliğine göre bunun temel nedeni, Alaska çevresindeki deniz buzlarının iklim değişikliği nedeniyle hızla erimesi. Deniz buzlarının azalması, gri balinaların beslendiği dip canlılarının yaşam alanlarını daraltıyor ve göç sırasında yeterli besine ulaşmalarını zorlaştırıyor.
Her yıl Meksika'nın Baja California kıyılarından Alaska'ya kadar binlerce kilometre göç eden gri balinalar, tarih boyunca çevresel değişimlere uyum sağlayabilmiş olsa da uzmanlar mevcut iklim değişiminin hızının bu uyum kapasitesini zorladığını ifade ediyor.
NOAA deniz biyoloğu David Weller, kurumun değerlendirmesinde, çevrenin artık balinaların geçmişte olduğu gibi hızla toparlanmasına izin vermeyecek ölçüde değiştiğini belirterek, ekosistemin yeni bir döneme girmiş olabileceği uyarısında bulundu.
Sorun yalnızca iklim krizi değil
Araştırmacılar, kitlesel ölümlerin temel nedeninin besin kıtlığı olduğunu vurgulasa da başka insan kaynaklı baskıların da tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekiyor.
Bunlar arasında, gemilerin balinalara çarpması, petrol sızıntıları, mikroplastik kirliliği, zararlı alg patlamaları, Rusya'nın Uzak Doğu kıyılarında yapılan gri balina avcılığı yer alıyor. Bazı kıyıya vuran balinalarda gemi çarpmasına ve pervane darbelerine ait izler tespit edildi.
Çevre örgütleri ayrıca Rusya'daki yerli toplulukların her yıl yaklaşık 40 gri balina avladığını belirtiyor. Resmî olarak geçim amaçlı yapılan bu avcılıkta elde edilen etin bir bölümünün hayvan yemi olarak kullanıldığı iddia ediliyor.
Öte yandan Trump yönetiminin Alaska çevresinde petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini genişletmesi de bölgedeki deniz ekosistemi üzerinde ilave baskı oluşturabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
"1994'te koruma listesinden çıkarılması büyük hataydı"
Alaska deniz ekoloğu ve Public Employees for Environmental Responsibility (PEER) Yönetim Kurulu Başkanı Rick Steiner, gri balinaların 1994 yılında ESA kapsamından çıkarılmasının "çok büyük bir hata" olduğunu savundu.
1970'lerde ticari balina avcılığı nedeniyle yok olmanın eşiğine gelen tür, sıkı koruma önlemleri sayesinde toparlanmış ve bu nedenle koruma listesinden çıkarılmıştı.
Steiner ise bugün gelinen noktada yeniden federal koruma sağlanmasının zorunlu olduğunu belirtiyor.
Gözler NOAA'nın kararında
NOAA'nın çevre örgütlerinin başvurusuna yaklaşık bir ay içinde yanıt vermesi bekleniyor.
Steiner, başvurunun reddedilmesi veya yanıtsız bırakılması hâlinde PEER'in federal hükümete dava açacağını açıkladı.
Trump yönetimi ikinci döneminde şimdiye kadar hiçbir hayvan türünü nesli tehlike altında veya tehdit altındaki türler listesine eklemedi. Buna karşılık çevre örgütleri, yönetimin ESA'nın etkisini azaltmaya yönelik benzeri görülmemiş adımlar attığını savunuyor.
Steiner, gri balinaların ABD'nin batı kıyılarında kamuoyu tarafından büyük ilgi gördüğünü belirterek, bilimsel verilerin de son derece güçlü olduğunu ve bu nedenle türün yeniden koruma altına alınması gerektiğini söyledi.
Gemi hızını düşürmek ölümleri azaltıyor
Kaliforniya'da gri balinaların yoğun görüldüğü bölgelerde uygulanan gönüllü gemi hız sınırı programlarının olumlu sonuç verdiği belirtiliyor.
Birçok ticari geminin hızını düşürdüğü ve bazı şirketlerin balinaları gözlemek üzere özel gözlemciler görevlendirdiği uygulama sayesinde, gemi çarpmalarından kaynaklanan balina ölümlerinin yaklaşık yüzde 50 azaldığı ifade ediliyor.
Ancak Oregon, Washington ve Alaska eyaletlerinde benzer uygulamalar henüz hayata geçirilmedi. Çevre örgütleri, deniz taşımacılığı sektörünün itirazlarına rağmen bu bölgelerde de benzer önlemlerin alınmasını talep ediyor.
Steiner, "İki yıl içinde binlerce balinayı kaybediyorsanız bu herkes için endişe verici olmalı" diyerek acil koruma önlemleri çağrısında bulundu.