Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şişli'deki Hilton Bomonti İstanbul Hotel'de gerçekleştirilen Küresel Kadın Zirvesi'nin açılış programında yaptığı konuşmada, böylesi önemli bir zirvede katılımcıları Türkiye'de, İstanbul'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu, bugün farklı ülkelerden gelen politika yapıcılar, ekonomistler, iş dünyası ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve akademisyenlerle bir arada olduklarını söyledi.
Zirvenin, kadınların ekonomik, sosyal ve dijital alandaki güçlenmesini somut bir işbirliği zeminine, geleceğe dönük müşterek bir iradeye dönüştürmek için önemli bir fırsat olduğunu belirten Göktaş, "2011 yılında yine Türkiye'de düzenlenen zirve, uluslararası dayanışmanın ve ortak sorumluluk bilincinin güçlü bir örneği oldu. Bugün bu önemli buluşmaya yeniden ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşıyoruz. Hiç şüphesiz, kuracağımız diyaloglar, geleceğin küresel ekonomisini ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını şekillendirecek bir vizyon sunacak. Bu kıymetli zirvenin, kadınların güçlenmesine yönelik irademizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum." diye konuştu.
Günümüzde dünyanın çok katmanlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini hatırlatan Göktaş, şunları kaydetti:
"Küresel ekonomi yeniden yapılanıyor. Üretim biçimleri değişiyor. Dijitalleşme iş gücü piyasalarını dönüştürüyor. Yapay zeka, veri ekonomisi, yeşil dönüşüm ve yeni teknolojiler, ülkelerin kalkınma stratejilerini baştan aşağı yeniden tanımlıyor. Dünya Ekonomik Forumu'na göre, 2030 yılına kadar küresel ölçekte 170 milyon yeni iş ortaya çıkacak. Buna karşılık 92 milyon mevcut işin, teknolojik ve ekonomik dönüşümler nedeniyle değişmesi veya ortadan kalkması bekleniyor. Bu tablo, yapay zeka ve dijitalleşmenin iş gücü piyasalarını nasıl yeniden şekillendirdiğini açık biçimde gösteriyor. Diğer yandan, yeşil dönüşüm de kalkınma stratejilerinin merkezine yerleşmiş durumda. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2024 yılında küresel enerji yatırımları ilk kez 3 trilyon doları aşarken bunun 2 trilyon doları temiz enerji teknolojilerine ve altyapısına yöneldi. Bu tablo, ülkeler için yeni bir gerçeği ortaya koyuyor. Değişimi doğru okuyan, yöneten ve üretime dönüştüren toplumlar geleceğin ekonomisinde güçlü bir yer edinecek. Bu sürecin dışında kalanlar ise rekabet gücünü kaybedecek."
Bakan Göktaş, burada daha açık bir hakikatin olduğuna dikkati çekerek, kadınları bu büyük dönüşümün dışında bırakan toplumların, kendi üretim gücünün, yenilik kapasitesinin ve gelecek iddiasının yarısından vazgeçmiş olacağını, bu nedenle kadınların üretime, istihdama, finansmana, teknolojiye ve karar alma mekanizmalarına tam ve etkin katılımının sağlanmasının, küresel kalkınma hedeflerine ulaşmanın en stratejik unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Kadınların bilgiyle, beceriyle, sermayeyle ve karar mekanizmalarıyla daha güçlü bağ kurduğu her toplumda sosyal refahın güçleneceğini dile getiren Göktaş, "Kadınların potansiyelini görünür kılan her politika, toplumun tamamı için değer üretir. Kadın girişimciliğini destekleyen her mekanizma, ekonomiye canlılık kazandırır. Kadınların dijital becerilerini artıran her yatırım, ülkeleri yeni ekonominin ön sıralarına taşır. Bu nedenle kadınların güçlenmesi, kalkınmanın merkezinde duran stratejik bir meseledir." dedi.
"SON 24 YILDA ANAYASAL VE YASAL DÜZENLEMELERLE KADIN HAKLARINI GÜÇLENDİRDİK"
Göktaş, Türkiye olarak, kadınların güçlenmesini bu geniş perspektifle ele aldıklarını, kadınların haklara ve fırsatlara eşit erişimini, toplum refahının, sürdürülebilir kalkınmanın ve güçlü geleceğin temel unsurlarından biri olarak gördüklerini aktardı.
Bu vizyonun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kadınların hayatın her alanında daha güçlü yer aldığı bir Türkiye idealine dönüştüğünü kaydeden Göktaş, şöyle konuştu:
"Bugün bu güçlü liderlik sayesinde Türkiye, kadınların emeğini, bilgisini ve üretim gücünü kalkınmanın asli unsuru kabul eden kararlı bir siyasi iradeyle yol alıyor. Son 24 yılda anayasal ve yasal düzenlemelerle kadın haklarını güçlendirdik. Eğitimden istihdama, girişimcilikten sosyal hizmetlere, şiddetle mücadeleden dijital güvenliğe kadar çok boyutlu bir politika çerçevesi oluşturduk. 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, bu yaklaşımın somut yol haritasıdır. Bu belgeyle kadınların eğitim, ekonomi, liderlik, sağlık, medya, çevre, teknoloji ve karar alma süreçlerinde daha güçlü yer almasını hedefleyen kapsamlı bir uygulama zemini oluşturduk."
Göktaş, çalışmalarının merkezi ve yerel düzeyde etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesi için Koordinasyon Kurulları kurduklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Bu anlayışla 8 Mart'ta, tüm bu çalışmalarımızın ortak bir çıktısı olarak 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi' vizyonumuzu kamuoyuyla paylaştık. Bu vizyon, yenilikçiliği, rekabetçiliği ve verimliliği esas alan yeni bir kalkınma perspektifidir. İş dünyasında sadece kadın emeğinin değil, kadın aklının, birikiminin, liderliğinin ve yenilikçiliğinin daha güçlü görünür olduğu yeni bir kalkınma döneminin kapılarını araladık. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak kadar, nitelikli ve sürdürülebilir istihdamını öncelikli kıldık. Kadınların girişimcilik ekosistemine erişimini kolaylaştıran adımlar attık. Finansal kaynaklara ulaşımı güçlendiren, eğitim ve mentörlük ağlarını yaygınlaştıran, dijital pazarlara açılmayı kolaylaştıran projelerle kadın girişimciliğini fikirden pazara, yerelden küresele uzanan başarı hikayelerine dönüştürdük."
"Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programıyla kadınların emeğini markaya, fikrini değere dönüştürdüklerini aktaran Göktaş, "Kurulmasına öncülük ettiğimiz 1366 kadın kooperatifiyle binlerce kadının üretime, yerel kalkınmaya ve sosyal dayanışmaya etkin katılımını teşvik ettik. 'Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi' ile hem eğitimde hem istihdamda yer alan genç kadınların mesleki eğitim ve mentörlük mekanizmaları yoluyla iş gücüne geçişini destekledik. Enerji, temiz teknoloji ve yeşil ekonomi gibi yüksek katma değerli sektörlerde kadınların daha güçlü şekilde yer almaları için çalıştık."
Göktaş, 2025 Aile Yılı'nın, kadınların emeğini, fikrini ve girişimcilik gücünü kalkınmanın merkezine taşıdıkları güçlü bir dönem olduğunu belirterek, kadınların ekonomik hayata katılımını, iş ve aile yaşamı arasında dengeyi sağlayan politikalarla güçlendirdiklerini ve kadınların istihdamda kalıcılığını artırmak için, kreş ve gündüz bakımevlerini yaygınlaştıran adımlar attıklarını anlattı.
Doğum destekleriyle kadını, aileyi ve nüfusu güçlendiren sosyal politika adımlarını genişlettiklerini ifade eden Göktaş, doğum izinlerini uzatarak anneliği ve çalışma hayatını daha güvenli bir zeminde buluşturduklarını, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nın da kadını güçlendiren, aileyi koruyan ve nüfus yapısını sağlamlaştıran politikalara yeni bir atılım dönemi olacağını dile getirdi.
"TEKNOLOJİYİ SADECE KULLANAN DEĞİL, TASARLAYAN, KADINLARIN SAYISINI ARTIRMAK ZORUNDAYIZ"
Bakan Göktaş, bugün üzerinde özellikle durulması gereken bir diğer alanın dijital dönüşüm olduğunu vurgulayarak, "Yapay zekadan veri bilimine, siber güvenlikten yeşil teknolojiler üzerinde yükselen bu yeni çağın kodları yazılırken kadınların masada olması gerektiğine inanıyoruz. Teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, sadece takip eden değil, yön veren kadınların sayısını artırmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bunun için bilinçli politikalara, hedefli yatırımlara ve erken yaşlardan itibaren kız çocuklarını destekleyen eğitim modellerine ihtiyaç var. Bu kapsamda 'Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi' ile genç kızların mühendislik alanındaki yolculuklarını destekliyoruz." ifadelerini kullandı.
"Yapay Zeka ve Veri Bilimi Programı" gibi çalışmalarla kız çocuklarının ve genç kadınların STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında daha güçlü varlık göstermesini hedeflediklerini kaydeden Göktaş, amaçlarının, geleceğin mesleklerinde kadınların daha görünür, daha donanımlı ve daha etkili olması olduğunu ifade etti.
Göktaş, bunun yanında dijital dönüşümün fırsatlarını kadınlar için büyütürken, risklerini de dikkatle yönettiklerini belirterek, "Çevrim içi şiddet, dijital dışlanma, veri temelli ayrımcılık ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler yeni dönemin ciddi meseleleridir. Bu nedenle kadınların dijital dünyada güvenli, etkin ve üretken biçimde yer alması, sosyal politikaların vazgeçilmez gündemlerinden biridir." diye konuştu.
"DAHA ADİL BİR GELECEK, KADINLARIN ELİYLE YÜKSELECEK"
Dünyanın birçok bölgesinde süren çatışmaların, afetlerin, göç hareketlerinin ve ekonomik kırılganlıkların, kadınların ve kız çocuklarının hayatını ağır biçimde etkilediğini dile getiren Göktaş, "Bu gerçeği, bugün en ağır biçimde Gazze'de görüyoruz. Bu vesileyle Gazze'de yaşananlara rağmen ayakta duran, yaraları merhametle saran ve yarınların umudunu taşımamızı sağlayan tüm kadınlara selamlarımı iletiyorum." ifadelerini kullandı.
Göktaş, kriz zamanlarında kadınların çoğu kez hem ailenin hem toplumun dayanıklılık hattını taşıdığını dile getirerek, "Bugün açıkça görünüyor ki insani yardım, kalkınma, barış ve yeniden inşa süreçlerinde kadınların rolünü güçlendirmek zorundayız. Kadınların dayanıklılığını artırmak, toplumların yeniden ayağa kalkma kapasitesini artırmaktır. Kadınların sesini karar mekanizmalarına taşımak, kriz sonrası toparlanmayı hızlandırmaktır. Kadınların eğitim ve geçim imkanlarını korumak, kuşaklar arası yoksulluk döngüsünü kırmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Bu yaklaşımın, uluslararası işbirliğini daha da önemli hale getirdiğini kaydeden Göktaş, "Hiçbir ülke kadınların güçlenmesi meselesini tek başına çözemeyeceği gibi, hiçbir toplum da kadınların potansiyelini görmezden gelerek sürdürülebilir gelecek kuramayacak. Bugün ihtiyacımız olan şey, daha fazla diyalogdan ibaret değildir. Ortak standartlar, ortak hedefler, izlenebilir taahhütler ve sahaya yansıyan işbirlikleridir." dedi.
Zirvede gerçekleştirdikleri toplantılarda, tüm bu hususları ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını belirten Göktaş, "Kadınların eğitime, istihdama, girişimciliğe, teknolojiye, finansmana ve güvenli yaşama erişimini güçlendiren politikaları birlikte büyütmeliyiz. İyi uygulamaları paylaşmalı, başarılı modelleri yaygınlaştırmalı, uluslararası dayanışmayı kalıcı mekanizmalara dönüştürmeliyiz. Türkiye olarak, bu alanda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Kadınların bilimde, teknolojide, akademide, diplomaside ve ekonomide daha güçlü yer aldığı bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu çalışmalarımızı, küresel işbirlikleriyle de güçlendirmeye hazırız." şeklinde konuştu.
Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği daha adil bir dünyanın elbet tesis edileceğini vurgulayarak, "Daha adil bir gelecek, kadınların eliyle yükselecek. Küresel Kadın Zirvesi'nin, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik politikalarda uluslararası dayanışmayı güçlendirerek yeni bir ivme oluşturmasını temenni ediyorum. Belirlediğimiz ortak hedeflere ulaşma yolunda yeni bir ivme oluşturmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.