İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi haziran ayı oturumunda, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve çatışmalarda hayatını kaybeden binlerce sivil için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. İBB CHP Meclis Grup Sözcüsü Ali Şar tarafından okunan ortak metinde, bölgedeki insani yıkımın boyutları çarpıcı verilerle gözler önüne serilirken, uluslararası topluma "sessiz kalmama" çağrısı yapıldı.
İBB Meclis salonunda siyasi parti gruplarının ortak iradesiyle gerçekleştirilen saygı duruşunda, özellikle İsrail ve ABD'nin gerçekleştirdiği operasyonlarda yaşamını yitiren masum siviller anıldı. Anma töreninin ardından kürsüye çıkan CHP Grup Sözcüsü Ali Şar, bölgedeki insani krizin boyutlarını aktaran sert ve net bir deklarasyon yayımladı.
"ÇATIŞMALAR BÖLGESEL BİR YIKIMA DÖNÜŞTÜ"
Okunan metinde, İsrail'in İran'a yönelik hamleleriyle fitili ateşlenen sürecin artık iki ülke arasında kalmayıp tüm Orta Doğu'yu yutan bölgesel bir krize dönüştüğü vurgulandı. Şar, resmi verilere dayandırdığı konuşmasında şu bilanço tablosunu paylaştı:
Bölge genelindeki çatışmalarda şu ana kadar 3 bin 468 kişi hayatını kaybetti, 26 bin 500’den fazla kişi yaralandı.
Saldırıların ilk 100 günlük sürecinde Lübnan’da 3 bin 371 kişi yaşamını yitirirken, 10 bin 129 kişi yaralandı. Irak’ta ise can kaybı 118'e ulaştı.
OKUL SALDIRISI VE GAZZE VURGUSU
Deklarasyonda, savaşın en acımasız yüzünün çocuklar ve sivil yaşam alanları üzerinde görüldüğü belirtilerek İran'ın Minab kentindeki Şacereh Tayebeh İlkokulu'na düzenlenen ve 168 kişinin öldüğü saldırı hatırlatıldı.
"Çocukların eğitim gördüğü bir okulun hedef alınması, ailelerin sevdiklerini enkaz altında aramak zorunda kalması savaşın insani boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır.
Bugün İran'da yaşanan trajediye dikkat çekerken, Gazze'de uzun yıllardır süren ve son dönemde daha da ağırlaşan insani felaketi de görmezden gelemeyiz. Hastanelerin, okulların ve temel altyapının hedef alındığı Gazze, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açmıştır."
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI: "ACILARI SIRADANLAŞTIRMAYIN"
İBB Meclisi çatısı altından tüm dünyaya seslenen Ali Şar, hastanelerin ve sivil yerleşim yerlerinin vurulması karşısında sessiz kalmanın bu suçları meşrulaştırmak anlamına geleceğini savunarak sözlerini şöyle tamamladı:
"Uluslararası toplumun görevi, yaşanan acıları sıradanlaştırmamak ve nerede meydana gelirse gelsin sivillerin yaşam hakkını savunmaktır. Tüm uluslararası kurumları, yerel yönetimleri ve vicdan sahibi insanları; sivillerin korunmasına yönelik çabalara destek vermeye ve bölgede kalıcı barışın tesisi için sorumluluk almaya davet ediyoruz."
İBB CHP Grubu Sözcüsü Ali Şar'ın okuduğu açıklamanın tam metni şöyle:
"İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve giderek genişleyen çatışmalar, yalnızca askeri hedefleri değil, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen ağır bir insani krizi de beraberinde getirmiştir. Mevcut verilere göre 3 bin 468 kişi hayatını kaybetmiş, 26 bin 500'den fazla kişi yaralanmıştır. Söylemesi kolay olsa da bu sayıların her biri yarım kalan hayatları, dağılan aileleri ve geleceğe dair kaybedilen umutları temsil etmektedir.
Savaşın en ağır sonuçlarından biri siviller üzerinde görülmektedir. Minab kentindeki Şacereh Tayebeh İlkokulu'na yönelik saldırıda İranlı yetkililerin açıklamalarına göre 168 kişi yaşamını yitirmiştir. Çocukların eğitim gördüğü bir okulun hedef alınması, ailelerin sevdiklerini enkaz altında aramak zorunda kalması ve sivil yaşam alanlarının ağır şekilde zarar görmesi, savaşın insani boyutunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır.
Bugün İran'da yaşanan trajediye dikkat çekerken, Gazze'de uzun yıllardır süren ve son dönemde daha da ağırlaşan insani felaketi de görmezden gelemeyiz. On binlerce sivilin hayatını kaybettiği, çocukların, kadınların ve yaşlıların yaşam hakkının ihlal edildiği, hastanelerin, okulların ve temel yaşam altyapısının hedef alındığı Gazze'de yaşananlar, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açmıştır. Gazze'de olduğu gibi İran'da da savaşın en ağır bedelini siviller ödemektedir.
Yaşananlar yalnızca İran ile sınırlı kalmamış, İsrail'in saldırıları kısa sürede bölgesel bir yıkıma dönüşmüştür. İlk 100 günlük süreçte Lübnan'da 3 bin 371 kişi hayatını kaybederken 10 bin 129 kişi yaralanmış, Irak'ta 118 kişi yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, çatışmaların artık yalnızca iki ülke arasındaki bir mesele olmaktan çıktığını, tüm Ortadoğu'nun barışını ve istikrarını tehdit eden bölgesel bir krize dönüştüğünü göstermektedir.
Uluslararası toplumun görevi, yaşanan acıları sıradanlaştırmamak ve nerede meydana gelirse gelsin sivillerin yaşam hakkını savunmaktır. Hastanelerin, okulların ve sivil yerleşim alanlarının hedef alınması karşısında sessiz kalmak, bu acıların normalleşmesine izin vermek anlamına gelecektir.
Bu nedenle tüm uluslararası kurumları, yerel yönetimleri ve vicdan sahibi insanları; sivillerin korunmasına yönelik çabalara destek vermeye, uluslararası hukukun uygulanması çağrısını yükseltmeye ve bölgede kalıcı barışın tesisi için sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Hayatını kaybeden tüm sivilleri saygıyla anıyor, yaralılara acil şifalar diliyor ve Ortadoğu'nun yeniden barış, istikrar ve huzurla anıldığı günlerin en kısa sürede gelmesini temenni ediyoruz."
Haber Kaynağı : 12punto