2020 yılında, o dönemki sevgilisi Deniz Bulutsuz’u darp ettiği ve şiddetli şekilde yaraladığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan oyuncu Ozan Güven, yargılandığı davada "kasten yaralama" suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Güven; 'hakaret' ve 'cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından ise beraat etmişti.
"ARAMIZDA BİR ARBEDE YAŞANDI"
Ozan Güven, katıldığı programda Deniz Bulutsuz'la yaşadıklarını anlattı. Güven, telefon gaspı iddialarını kesin bir dille yalanlayarak aralarında yaşanan arbedeyi anlattı. Ünlü oyuncu, "Yardımcım sokakta kendisini bekliyordu; yani gasp iddiası kesinlikle asılsızdır. Telefonunu alma gibi bir durum da söz konusu değil. Ayrılmak istediğimi ve bu ayrılığın kesin olduğunu anlayınca aramızda bir arbede yaşandı. Bu sırada bir abajur meselesi oldu; abajuru tuttuğum esnada yüzü çizildi, hatta sonrasında tentürdiyot getirdi. Sonuç olarak, bu beş davadan sadece 'abajurla, silahla adam yaralamak' suçundan hüküm giydim, diğer dört iddiadan ise tamamen beraat ettim" ifadelerini kullandı.
"BU SÜREÇ HAYATIMDAN ALTI YIL GÖTÜRDÜ VE BENİ KAHRETTİ"
A Para'da yayınlanan 'Biz Bize' programına konuşan 51 yaşındaki oyuncu, "Benim canım yandı ama umarım yaşananlar kadınlar lehine farkındalığı artırmaya yarar. Ben anamın evladıyım; hayatıma giren kadınlara, setin çaycısına, komşularıma, beni tanıyan herkese sorun; benim hayatımda böyle bir kara leke yoktur, olamaz da. Bu süreç hayatımdan altı yıl götürdü ve beni kahretti. Benimle ilgili şüpheye düşen, hayal kırıklığı yaşayan tüm kadınlardan samimiyetle özür dilerim. Ben ekmeğimi her türlü kazanırım; televizyona çıkmasam da gider çalışır, oğlumu okuturum. Ancak netice itibarıyla, maalesef bu süreçte çok şık bir kurban seçildim" şeklinde sözlerini sürdürdü.
"BEN ONA KESİNLİKLE DOKUNMADIM"
Deniz Bulutsuz'un basına yansıyan darp fotoğraflarına da değinen ünlü oyuncu, "Servis edilen o fotoğrafları olaydan ancak bir hafta sonra gördüm. Olay gecesi kendisini yardımcım eve götürdü ve kapıda aşağı inmesini bekledi. Ertesi gün ise benim otomobilimle arkadaşlarıyla birlikte Bursa'ya gitti. Hafta içi yaşanan o 4-5 günlük süreçten sonra otomobilimi geri getirdi ve olaydan 6 gün sonra da tamamen ayrıldı. Ben ona kesinlikle dokunmadım; benden sonra ne olduğunu bilemem. Gözündeki kırmızılığa gelirsek; evet, olaydan bir gün önce göz tansiyonu rahatsızlığı nedeniyle hastaneye gidilmişti. Bugüne kadar konuşmamamın asıl sebebi de bu konuların ulu orta tartışılmasıydı" dedi.
PROTESTO EDİLDİ
Öte yandan Güven, meslektaşı Mehmet Aslantuğ ile geçtiğimiz hafta Kadıköy'deki bir mekanda protesto edilmişti. Mekanda bulunanlar, Ozan Güven'e "Failler dışarı" sloganlarıyla tepki göstermişti. Güven ve Aslantuğ'un mekanı terk ettiği öğrenilmişti. Ozan Güven, yaşananların ardından yaptığı açıklamada; kendisine yönelik eleştirileri anladığını ancak olay sonrası hedef gösterildiğini ve peşin hükümlere maruz kaldığını söyledi. Yaşananları 'linç' olarak nitelendiren Güven, hukuki sürece saygı duyduğu için sustuğunu belirterek, olayın taraflarını adalete ve Allah'a havale ettiğini ifade etmişti.
Geçtiğimiz saatlerde bir süredir 'o.m.g' isimli tiyatro oyunuyla sahne alan Ozan Güven, Antalya, Ankara ve İzmir’deki gösterilerinin 'mücbir sebeplerden' dolayı iptal edildiğini açıkladı. Seyircilerinden özür dileyen oyuncu, sezonun son oyununun 19 Haziran Cuma akşamı Baba Sahne’de gerçekleştirileceğini belirtek, "Bu sezon bizimle gülen, düşünen ve hikayemize ortak olan herkese teşekkür ederiz. Önümüzdeki sezonda yeniden buluşmak üzere" dedi.
GEÇTİĞİMİZ YIL BASIN TOPLANTISI YAPMIŞTI
Ozan Güven, geçtiğimiz yıl ekim ayında yaptığı basın açıklamasında şu açıklamayı yapmıştı: Deniz Bulutsuz, ifadesinde şunu söylüyor. "Saatlerce şiddet gördüm" Bir kadını alıyorsunuz, üzerine çıkıyorsunuz, saatlerce şiddet uyguluyorsunuz. Bir kadının ne kadar canı olabilir? Yetmiyor, o kadını tutuyorsunuz saçlarından duvara vuruyorsunuz. Bu da yetmiyor, merdivenlerden atıyorsunuz, bayılıyor; üzerine su döküp ayıltıp devam ediyorsunuz ve kadın evden çıkamıyor. Bunu yapan adam ne korunmaya ne kollanmaya layıktır ne de yüzüne bakılacak bir mahluktur. Kim bunun karşısında durabilir? "Kapılar kapalıydı" diyor, kapılar açıktı. Ben iddia ettiği hiçbir şeyi yapmadım. Ben bir kadını dövmedim, bir kadına işkence yapmadım. Gözüne ne oldu bilmiyorum; sabun da kaçsa olabilir, bilmiyorum, ben yapmadım. Ben bir kadını dövmedim. Bir kadını sevdim, onunla birlikte olmak istedim. Tanıdığım, tanımadığım, beni seven, bana inanan herhangi bir kadının içine azıcık bile bir şüphe düşürdüysem onların hepsinden tek tek özür dilerim. Ama bir tek senden özür dilemeyeceğim; çünkü ben sana bir şey yapmadım. Bana açılan 6 davanın 5'inden beraat ettim, aklandım. Bir kadına tokat atarsanız bir yeri açılır, kırılır, çıkığı olur; ayakta kalması mümkün değil.




