63 yaşındaki ödüllü aktris Jodie Foster, bu hafta düzenlenen prestijli Aspen Fikir Festivali'nde eski Sony patronu Michael Lynton ile dikkat çekici bir söyleşiye katıldı. Sinema endüstrisinin değişen dinamiklerinin ve yapay zekanın (AI) Hollywood üzerindeki giderek artan etkisinin masaya yatırıldığı panelde, Foster'ın hedefinde vizyona girdiği andan itibaren fırtınalar estiren yarış draması F1 vardı.
63 yaşındaki ödüllü aktris Jodie Foster, bu hafta düzenlenen prestijli Aspen Fikir Festivali'nde eski Sony patronu Michael Lynton ile dikkat çekici bir söyleşiye katıldı. Sinema endüstrisinin değişen dinamiklerinin ve yapay zekanın (AI) Hollywood üzerindeki giderek artan etkisinin masaya yatırıldığı panelde, Foster'ın hedefinde vizyona girdiği andan itibaren fırtınalar estiren yarış draması F1 vardı.
Variety'nin haberine göre, gişede harikalar yaratan filmle ilgili düşüncelerini paylaşan ünlü oyuncu, "Bunu küçümsemek için söylemiyorum, nasıl yapabilirim ki? Bu film milyonlarca dolar kazandı ama F1 gibi bir filme baktığımda 'F1 yapay zeka tarafından yapılmış' diyorum" ifadelerini kullandı. Kuzuların Sessizliği'nin efsanevi yıldızı, filmin yapısının okulda öğretilen şablonlarla birebir aynı olduğunu ve oyuncuların repliklerinin sanki "o an için en doğru olanı yazan bir bilgisayarın" elinden çıkmış gibi hissettirdiğini belirtti.
F1 FİLMİ GERÇEKTEN BİLGİSAYAR ÜRETİMİ Mİ?
Foster'ın bu çarpıcı iddialarına karşın, Brad Pitt'in başrolünde yer aldığı F1 filminin yapım süreci oldukça farklı ve "insani" bir hikaye anlatıyor. Ehren Kruger tarafından yazılan ve Top Gun: Maverick'in başarılı yönetmeni Joseph Kosinski tarafından çekilen film, 200 ile 300 milyon dolar arasındaki devasa bütçesine karşılık dünya çapında 634,1 milyon dolar gişe hasılatı elde etmiş ve En İyi Ses dalında Oscar kazanmıştı.
Yönetmen Kosinski, daha önce verdiği röportajlarda filmi olabildiğince gerçekçi kılmak için pratik efektlere güvendiklerini vurgulamış, sahnelerin birçoğunu dar zaman aralıklarında, doğrudan gerçek Grand Prix yarışlarında çektiklerini belirtmişti.
Üstelik projenin gelişim aşamasında senarist Kruger, hikayenin gerçekçiliğini artırmak için efsanevi Formula 1 pilotu Lewis Hamilton ile yakın bir çalışma yürütmüştü. Hamilton, sadece senaryonun yarış dünyasına uygunluğunu denetlemekle kalmamış, aynı zamanda oyuncu seçimi ve karakterlerin dünyayı gerçek anlamda yansıtacak çeşitliliğe sahip olması konusunda da ekibe rehberlik etmişti.
Tüm bu yoğun fiziksel çekimlere ve uzman danışmanlıklara rağmen Foster'ın yapay zeka benzetmesi yapması, modern dev bütçeli filmlerin (blockbuster) hikaye kurgularının ne kadar formüle dayalı hale geldiğinin bir eleştirisi olarak yorumlanıyor.
HOLLYWOOD'DA BÜYÜYEN YAPAY ZEKA KRİZİ
Aspen Fikir Festivali'ndeki derinlikli tartışma sadece F1 filmiyle sınırlı kalmadı. Yapay zekanın sinema endüstrisini temelden değiştirmeye yönelik atılmış "dev bir adım" olduğunu dile getiren Foster, sektörün geleceğine dair endişelerini paylaştı.
Sunucu Lynton'ın yapay zekanın oyuncuların ve yazarların yerini alıp almayacağı sorusuna açıkça "İnsanları zaten değiştiriyoruz" yanıtını veren yıldız isim, özellikle arka plan oyuncularının dijital olarak kopyalanarak çoğaltılması gibi yeni nesil uygulamalara dikkat çekti.
Sektörde pek çok işin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten ünlü aktris, sendikaların gücüne ve yasal düzenlemelere güvendiğini ifade etti.
Foster, "Umarım sendikalar devreye girer ve 'Benim oyuncumu 20 kez kullanabilirsin ama ona 20 kez ödeme yapacaksın' der. Bence adil olan budur," diyerek hak arayışının altını çizdi.
Yapımcıların yapay zekaya hükmetmesini ancak insani dokunuşu asla göz ardı etmemesini umduğunu belirten aktris, son olarak A Private Life adlı yeni filmindeki bir rüya sahnesinde yapay zekadan yararlandıklarını itiraf ederek, bu teknolojinin Hollywood'daki tartışmalı yerinin daha uzun süre gündemi meşgul edeceğini kanıtladı.