Ana içeriğe geç

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında şüpheliler Ankara’da görevli çıktı

Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 arkadaşının 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Keş Dağı'nda düşen helikopterde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada, şüphelilerin izi başkente uzandı. DOSYANIN İADE NEDENİ Soruşturmanın daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla alınan yetkisizlik kararında çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, olay tarihindeki bazı şüphelilerin Ankara'da görev yaptığı saptamasıyla dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devrettiği belirtildi. Mevcut soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi gerektiği belirtilen kararda, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının yer itibarıyla yetkisizliğine hükmedildiği bildirildi. Alınan karar doğrultusunda, soruşturma evrakının gereğinin takdir ve ifası için Ankara'ya gönderilmesine, dosyada kayıtlı emanet eşyaların da nakline karar verildiği aktarıldı. Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya, 2011 yılında Malatya özel yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş, 2014 yılında özel yetkili savcılıkların kapanmasıyla Kahramanmaraş'a iade edilmişti. KAZA MI SUİKAST Mİ Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 yılındaki helikopter kazasının ardından hukuki süreç 15 yılı aşkın süredir tartışmalı şekilde ilerliyor. İlk andan itibaren basit kaza olarak sunulmaya çalışılan olay, teknik bulgulardaki çelişkiler ve sistematik delil karartma faaliyetleri neticesinde organize suikast şüphesine dönüştü. Enkaz üzerindeki GPS cihazlarının sökülmesi ve arama kurtarma çalışmalarının kasıtlı olarak yanlış yönlendirilmesi gibi faaliyetlerde FETÖ yapılanmasının rolü saptandı. KRİTİK 4 DAKİKA 47 SANİYE Olay günü bölgede olağan dışı askeri hava trafiği olduğu radar kayıtlarıyla belirlendi. Kazanın meydana geldiği anlarda askeri jetlerin, helikopterin rotasıyla kesişecek şekilde ani dalış yaptığı ve bu dalış anının helikopterin düşme saatiyle saniye saniye örtüştüğü iddia edildi. Jetlerin oluşturduğu kuyruk rüzgarı türbülansı etkisinin, helikopterin aerodinamik yapısını bozarak kontrolden çıkmasına neden olduğu öne sürüldü. Kaza anına denk gelen 4 dakika 47 saniyelik kritik zaman diliminde radar kayıtlarının bilgisayar arızası gerekçesiyle kararmış olması dikkati çekti. CİHAZLARI MERAK ETTİKLERİ İÇİN İNCELEMİŞLER! Helikopterin uçuş verilerini kaydeden Argus 5000 ve Skymap III C tipi GPS cihazlarının, enkazın bulunmasının ardından profesyonel aletlerle sökülerek çalındığı ortaya çıktı. Cihazların sökülme anı askeri personel tarafından kaydedilirken, görüntülerde yer alan ve daha sonra 15 Temmuz darbe girişiminde Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a suikast timinde görev aldıkları anlaşılan Davut Uçum ile Aydın Özsıcak'ın, 'Cihazları merak ettiğimiz için inceledik.' diye konuştukları bildirildi. 'HELİKOPTERİN BEYNİNİ KEÇİLER SÖKMEDİ YA' Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, enkazdaki cihazların kaybolmasına binaen sarf ettiği, 'Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya' sözüyle somutlaşan süreçte, şok edici telefon tapesi dosyaya girdi. Şüpheli Yusuf Yiğit'in telefon görüşmesinde, 'Bir söken ekip var, bir de sökülen malzemeyi yakan ekip var. Biz de yaktık. Ama işte hava soğuktu, ısınmak için yaktık falan.' dediği tespit edildi. KANDAKİ KARBONMONOKSİT GERÇEĞİ Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin helikopter düşmeden önce kimyasal gazla etkisiz hale getirildiği iddiası, 10 Haziran 2024 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporuyla yeni boyut kazandı. 2011 yılında FETÖ üyeliğinden mahkum edilen Ahmet Sadi Çağdır'ın başını çektiği 3 kişilik usulsüz ekip tarafından hazırlanan ve kandaki yüksek karbonmonoksit oranını ölüm sonrası artış olarak açıklayan rapor oy birliğiyle yalanlandı. Yeni raporda, Yazıcıoğlu'nun kanındaki yüzde 13,1 ve İsmail Güneş'in kanındaki yüzde 27 oranındaki karbonmonoksitin ölüm öncesinde maruz kalınan durum olduğu tescillendi. 'YAZICIOĞLU SAĞ' YALANI Kazazedelerin dondurucu soğukta hayatını kaybetmesine yol açan en kritik eylemin, arama kurtarma çalışmalarının kasıtlı olarak yanlış yönlendirilmesi olduğu saptandı. Dönemin emniyet amiri Dursun Özmen'in, 'Yazıcıoğlu'nun ayağı kırık, hastaneye götürülüyor.' şeklinde asılsız bilgi notu hazırlayarak resmi makamlara servis ettiği ve ekiplerin yönünü değiştirerek zaman kazandığı belirlendi. Özmen, bu eylemi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında şüpheliler Ankara’da görevli çıktı
Takvim
Kaynağa Git

İlgili Haberler