Artı Gerçek- 77 yaşında yaşamını yitiren usta sanatçı Kadir İnanır, ömrü boyunca barış ve adalet mücadelesi verdi.
Kadir İnanır, mücadelesini hem sinemaya hem duruşuna taşıdı.
Amansız Yol, Katırcılar, Tatar Ramazan ve Yılanların Öcü gibi pek çok filmde toplumsal sorunları işledi.

'BEN BU OYUNU BOZARIM'
Canlandırdığı karakterlerde ezilenlerin, işçilerin, köylülerin ve mahpusların sorunlarını beyaz perdeye taşıdı.
“Tatar Ramazan' filmindeki "Ben bu oyunu bozarım!" repliği adaletsizliğe uğrayanların haykırışına dönüştü.
BARIŞI SAVUNDU
Kadir İnanır, bir sanatçının topluma karşı en büyük ödevinin “barışı savunmak” olduğuna inandı.
Kürt meselesinin çözümü konusunda hiçbir zaman elini taşın altına koymaktan çekinmedi.
Diyalog ve barışçıl çözümün cesur savunucularından biriydi.
AKİL İNSANLAR HEYETİNDE HER ALDI
2013 yılında başlayan Çözüm Süreci’nde oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti’nde yer aldı.
Linç kampanyasına ve hedef göstermelere rağmen geri adım atmadı.
Kalıcı bir barışın için şehir şehir gezerek halkla buluştu.
'BARIŞ İSTEMEK HER ŞEYDEN ÖNCE İNSANLIK GÖREVİDİR'
O dönem kendisine yöneltilen eleştirilere ve baskılara karşı şu sözlerle yanıt verdi:
“Bu ülkede barışı istemek, barış için gövdesini taşın altına koymak her şeyden önce bir insanlık görevidir. Sinemamda hep bu toprakların insanını, acılarını anlattım. O acıların bitmesi için konuşmak gerekiyorsa, halkın birbiriyle kucaklaşması gerekiyorsa ben sonuna kadar varım. Sanatçı, halkının acısına gözünü kapatamaz.”
DEMOKRATİKLEŞME İÇİN MÜCADELE VERDİ
Sağlık sorunlarına rağmen son yıllarda da barış, demokrasi, özgürlük için sesini yükseltti.
Kadir İnanır, ardında hafızalara kazınan yüzlerce film ve onlarca ödülün yanı sıra barış, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde de iz bıraktı.
EMEKÇİLERİN YANINDAYDI
Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) üyesi olan Kadir İnanır, setlerdeki güvencesiz çalışmaya ve sömürüye karşı mücadelenin safında yer aldı.
Yaşamı boyunca kendisini 'sinema işçisi' olduğunu belirten İnanır, Tarık Akan ile birlikte Yeşilçam’da sendikalaşma, oyuncu hakları ve set işçilerinin şartlarının iyileştirilmesi için büyük emek harcadı.
1977'deki tarihi sansür yürüyüşünden telif hakları davasına kadar, Sine-Sen çatısı altında sinema işçilerinin sosyal güvenceleri, insani çalışma koşulları ve telif hakları için kararlılıkla mücadele etti. (KÜLTÜR SERVİSİ)