İngiltere'de yapılan yeni bir bilimsel araştırma, 35 yaş ve üzerinde baba olanların kız çocuklarında, ilerleyen yıllarda bağırsak kanserine yakalanma riskinin belirgin şekilde artabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu dikkat çekici bulgunun yaşla birlikte sperm hücrelerinde meydana gelen genetik değişimlerle bağlantılı olabileceğini tahmin ediyor.
Son yıllarda, normalde ileri yaşlarda görülen bağırsak kanseri vakaları, 50 yaşın altındaki genç yetişkinler arasında hızla yaygınlaşmaya başladı. Dailymail'in haberine göre, Yale Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve tıp dergisi CANCER’da yayımlanan yeni bir çalışma, bu endişe verici artışın arkasındaki gizemli nedenlerden birinin baba yaşı olabileceğini gösterdi.
35 YAŞINDAN BÜYÜK BABA OLANLARIN KIZLARINDA YÜZDE 56 DAHA YÜKSEK RİSK
Uzmanlar, durumu daha net anlamak için 40 yaşın altında bağırsak kanserine yakalanmış 1.200'den fazla kişinin verilerini, hastalığı bulunmayan 61 bin sağlıklı bireyle karşılaştırarak kapsamlı bir analize imza attı. Araştırmanın sonuçları, babaları doğduklarında 35 yaş ve üzerinde olan kadınların bağırsak kanserine yakalanma riskinin, genç babaların kızlarına kıyasla yüzde 56 daha yüksek olduğunu gösterdi.
RİSK FAKTÖRLERİ YAŞLA SINIRLI KALMIYOR
Erkek çocuklarında ise bu risk artışı yüzde 7 gibi çok daha düşük bir oranda kaldı ve istatistiksel olarak anlamlı bir bağ oluşturmadı. Ancak çalışmada risk faktörlerinin sadece baba yaşıyla sınırlı olmadığı görüldü. Örneğin, erkeklerin 40 yaşından önce bu hastalığa yakalanma ihtimalinin kadınlara göre yüzde 34 daha yüksek olduğu, ayrıca bebeklikteki her 500 gramlık fazla doğum ağırlığının kadınlarda kanser riskini yüzde 10 artırdığı saptandı. Uzmanlar, genetik faktörlerin yanı sıra modern hayatın getirdiği kötü beslenme, obezite, hareketsizlik, sigara ve alkol kullanımı gibi etkenlerin de genç yaşta kanser tetikleyici olduğunu hatırlatıyor.
Araştırmacılar, bu çalışmanın yalnızca gözlemsel bir veri sunduğunu, yani geç yaşta baba olmanın doğrudan bağırsak kanserine yol açtığına dair kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamadığını özellikle vurguluyor. Yine de bu bulgular, genç yaşta görülen kanserlerin kökenini anlamak ve önleyici tedavileri geliştirmek adına çok önemli bir ışık tutuyor.
Hastalıktan korunmak için sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve düzenli egzersiz gibi hayat tarzı değişiklikleri büyük önem taşırken, dışkıda kan, tuvalet alışkanlıklarında ani değişimler, karın ağrısı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiği ifade ediliyor.