Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yılı kapsamında düzenlenen anma programına katıldı. Programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kabine üyeleri, milletvekilleri, 15 Temmuz şehitlerinin yakınları, gaziler ve vatandaşlar iştirak etti.
Erdoğan konuşmasında, 15 Temmuz darbe girişimi esnasında hayatını kaybeden 253 şehidi rahmetle andığını belirterek, darbecilere karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gaziye ise millet adına şükranlarını sunduğunu ifade etti.
MİLLİ İRADENİN KAHRAMANLARINA TEŞEKKÜR
Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde milletin devletin bekası için büyük fedakarlıklar gösterdiğini dile getirerek, şehit ve gazilerin canlarını ortaya koyduğunu vurguladı ve "O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal gökte gururla heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan yardan serden geçtiler. Geride eşlerini bıraktılar. Evlatlarını bıraktılar. Gözü yaşlı analar yüreği mahzun babaları bıraktılar. Yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar" dedi.

Darbecilere karşı mücadele veren tüm güvenlik güçlerine ve sokaklara çıkan vatandaşlara teşekkürlerini ileten Erdoğan, o gece İstiklal Savaşı ruhunun yeniden canlandığını belirterek şöyle konuştu: "Yine burada 15 Temmuz gecesi, üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına, jandarması, polisi, özel harekatçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum. O gece İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden Haşhaşi çetesine karşı bir asır önce olduğu gibi yine ’Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım’ dedik. Buradan aziz milletimi bir kez daha tebrik ediyor, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğumu, kıvanç duyduğumu tekrar ifade ediyorum."
İHANETİN HEDEF ALDIĞI NOKTALAR
İhaneti toplumu saran sinsi bir virüse benzeten ve tarih boyunca devlete ihanet edenlerin onursuz mankurtlar sürüsü olduğunu belirten Erdoğan, FETÖ unsurlarının Ankara'da Gazi Meclis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Genelkurmay Başkanlığı, Özel Hakaret Başkanlığı, Havacılık Dairesi, MİT Başkanlığı, TRT ve TÜRKSAT'ı hedef aldığını, İstanbul'da sivillere ateş açtığını ve Marmaris'te emniyet mensuplarını şehit ettiğini kaydetti. Darbe gecesinde sadece Ankara'da 149 kişinin şehit olduğunu, bin 508 kişinin gazi unvanı aldığını dile getiren Erdoğan, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binasının hedef alındığı saldırılarda 7'si emniyet mensubu, 6'sı sivil olmak üzere toplam 13 kişinin şehit düştüğünü ifade etti.
VATAN SAVUNMASINDA YAZILAN BİREYSEL DESTANLAR
Erdoğan, darbe girişimi sırasında şehit olanların her birinin ayrı bir mücadele geçmişi olduğunu anlatarak, korkusuzluğuyla bilinen polis memuru Varol Tosun'un eşine verdiği yanıtı aktardı. Tosun'un, korkup korkmadığını soran eşine Hazreti Hamza gibi "gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam" yanıtını verdiğini belirten Erdoğan, bir diğer şehit Ömer İpek'in ise evden çıkarken ablasına "ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum", annesine "devleti bu çapulculara mı bırakacağız", babasına "ben şehit olmaya gidiyorum, çocuklarım size emanet" dediğini ve yolda kendisini görenlere "benim safım belli, ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum" şeklinde seslendiğini ifade etti. Polis memuru Hüseyin Kalkan'ın da aynı noktada şehit edildiğini dile getiren Erdoğan, silah arkadaşlarının aktarımıyla Kalkan'ın son anlarında elleri kulağında ve kamet konumunda olduğunu, yüzünde ise huzurlu bir gülümseme bulunduğunu söyledi.
"TEHDİTLERE KARŞI DİMDİK DURUŞ"
Darbe girişimine karşı milletin gösterdiği direnişin tarihi bir destan olduğunu yineleyen Erdoğan, Türkiye'ye ömür biçenlerin ve kefen biçenlerin çabalarının sonuçsuz kalacağını vurgulayarak, "Bakınız burada Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. İnsan bir kere ölür ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür. Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegane millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Orta Doğu'dan Balkanlar'a, Kafkasya'dan Afrika'ya kadar tüm mazlumların gözünün Türkiye üzerinde olduğunu ve bu umudu söndürmeye çalışan kirli senaryolara geçit vermeyeceklerini ifade eden Erdoğan, "Bugün de dünya bize bakıyor, Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablus, Şam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlara, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız" ifadelerini kullandı.

"KRİPTO UNSURLARIN ÜZERİNE GİDECEĞİZ"
Erdoğan, örgüt elebaşının yurt dışında ölmesine rağmen rehavete kapılmayacaklarını ve örgüt tamamen tasfiye edilene kadar mücadelenin süreceğini belirterek şöyle devam etti:
"FETÖ olduğu sürece FETÖ ile mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ ile mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz. Nitekim emniyetimiz ve yargımız aynı şekilde istihbarat birimlerimiz tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ediyor. Bu süreçte suçlu ve suçsuz aralarındaki ayrıma azami dikkat gösteriliyor. Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerimiz devam ediyor. Türkiye Maarif Vakfımız dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza atıyor. Örgütün ülkemiz içinde meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmiyoruz. FETÖ’nün bürokraside, siyasette özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkemize iadesi için yoğun çaba harcıyoruz. En büyük özelliği kanser hücresi gibi. Vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz."
"DENİZ TÜKENDİ: HAİNLERİN BAŞI EZİLİR"
Yasa dışı yapılara bulaşan ve ülkeye düşmanlık eden herkesin adalet önünde hesap vereceğini, terör örgütleri için yolun sonuna gelindiğini vurgulayan Erdoğan, devletin her türlü tehdidi bertaraf edecek güce sahip olduğunu belirtti ve şu açıklamalarda bulundu:
"Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse, çok net söylüyorum, bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir; terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe, Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, ‘Yenikapı’ ruhu diri olduğu sürece, evvelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek."