Ana içeriğe geç

“ABD’nin yenilgisi, İsrail’in telaşı ve İran’ın kazanımı”

ABD ve İsrail, Tahran’ın direniş karşısında stratejik hedeflerine ulaşamadı. ABD cephesin çözümü sahte bir zafer anlatısında bulurken, İsrail’de hezimet yeni saldırganlığı tetikleyebilir.

“ABD’nin yenilgisi, İsrail’in telaşı ve İran’ın kazanımı”
CGTN Türk
16

CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD ve İsrail’in 107 gün önce İran’a saldırıları ile başlayan dönem barış anlaşması haberi ile yeni bir düzlüğe taşındı. Kimi zaman çatışma, kimi zaman ateşkes, kimi zaman ise abluka ile gibi farklı yöntemlerine tanıklık ettiğimiz süreçlerin hiçbiri Washington’ın stratejik zafer arayışına hizmet etmedi.

İsviçre’de 19 Haziran cuma günü imzalanacak barış anlaşmasının resmi metni henüz kamuoyu ile paylaşılmasa da ABD, İran ve müzakerelere ev sahipliği yapan Pakistan’dan gelen açıklamalarda Trump’ın kırmızı çizgilerinden sadece “nükleer silah elde etmeme” taahhüdünün hayata geçeceği anlaşılıyor. İran’ın savaş öncesinde defalarca kez böyle bir amaç taşımadığını ilan etmesine ve ABD İstihbarat raporlarının da bu pozisyonu doğruladığı göz önüne alınırsa Beyaz Saray’ın bir ihtimali satın aldığı söylenebilir.

Hesap hatası Tahran’dan döndü

Amerika Birleşik Devletleri savaşın başında ilan edilen ve edilmeyen bölgenin coğrafi, siyasi ve güvenlik sistemini değiştirmeye odaklanan iddialı hedeflere sahipti. Washington ve Tel Aviv yönetimleri İran’ın liderliğini ortadan kaldıracak, rejim değişikliği sonrası enerji kaynaklarını ele geçirerek ve dahası enerji güzergahının nefes borusu olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı üzerinde tam denetim sağlayacaktı. Bu adımlar beraberinde İran yönetimi ve onunla birlikte hareket eden Husilerden, Hizbullah’tan ve Irak’taki militanlardan mütevellit Direniş Ekseni’nin tasfiyesine yol açacak, yerine ise İsrail merkezli Abraham Düzeni tesis edilecekti.

Bölge ülkeleri ve İsrail’in normalleşmesi olarak pazarlanan, gerçekte ise Filistin davasının tasfiyesi, uluslararası ticaret koridorlarının değişimi anlamına gelen Abraham düzeni İran’ın direnişi ile ıskartaya çıkartılmış oldu. Zira İran’da rejim değişikliği yerine mevcut yönetimle nasıl çalışabileceklerine odaklanan Trump’ın gündeminde Hürmüz Boğazı’nı kendi deyimi ile “Mollarla ile beraber yönetmek”, füzelerin menzilini daraltmak ve Direniş Ekseni’ni ortadan kaldırmak bulunmuyor. Aksine Trump, Lübnan’ı da kapsayan anlaşmanın devamı için İran’a yönelik tavizler verirken İsrail’e Beyrut saldırılarından dolayı sert eleştiriler yöneltmeye devam ediyor. Trump, İsrail’e misilleme yapmaması karşılığında Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı kademeli olarak değil derhal kaldırma sözü verirken, İsrail lideri Bimyanin Netanyahu’nun muhakeme yeteneğinin mahrum olduğunu belirtti.

İsrail cephesinde kışkırtma hazırlığı

Hayal kırıklığı yaşan Tel Aviv yönetimi ise bir yandan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, İsrail’in ABD karşısında bir “muz cumhuriyeti” olmadığını kendi çıkarları çerçevesinde hareket edeceğini duyurdu. İsrailli Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de ABD ile İran arasında varılan ateşkes mutabakatına ilişkin, "İran ile yapılan anlaşma İsrail ve tüm özgür dünya için kötüdür. Nokta. Ortak savaş, İran'ı zayıflatmada pek çok başarı elde etti ve bunlar boşa gitmeyecek. Rejimi devirmek için savaşı kendimiz yaratıcı yollarla sürdürmek zorunda kalacağız ve İran'ın asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlayacağız." dedi.

İsrail’de muhalefet lideri Yair Golan ise yaptığı açıklamada İran’a dönük yaptırımların kaldırması ve dondurulan malvarlıklarının serbest bırakılmasına işaret ederek Tahran yönetiminin caydırıcılığını artıracağını itiraf etti. Muhalefet liderinin “tek bir imza ile kazanımlarımız boşa çıkartılıyor” cümlesinin ilerleyen günlerde Netanyahu hükümeti üzerinde oluşan baskıyı artırması bekleniyor.

“İsrail’e desteği keselim, üsleri boşaltalım”

İsrail’in anlaşmayı bozmayı ihtimali ABD içerisinde de gündemde. İran savaşı nedeniyle görevinden istida eden eski ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Müdürü Joe Kent, anlaşmanın akamete uğramaması için İsrail’e askeri ve istihbarat desteğinin kesilmesi önerisinde bulundu. Kent ayrıca İran ile yeni bir savaşa sürüklenme ihtimalini en aza indirmek için ABD’nin bölgedeki üsleri sessizce boşaltması gerektiğini vurguladı.

İran’ın yarı resmi Mehr ajansına göre 14 maddelik anlaşma planı dahilinde Washington yönetimi İran’ı çevreleme politikasına son verme sözü verdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler