Ankara — Emek Partisi (EMEP) Yenimahalle İlçe Örgütü Batıkent’te işçi ve emekçiler açısından ülkenin genel durumunu konuşmak üzere Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile “Türkiye Nereye Gidiyor?” başlıklı etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlikte işçi ve emekçilerin bir önceki döneme göre çok daha ağır koşullarda çalıştığı, güvencesiz esnek çalışmanın yaygınlaştığı, sömürü koşullarının bir dönemden geçerken NATO zirvesinin Türkiye halkı için ne anlama geldiği değerlendirildi.
Etkinlikte Sevda Karaca, son üç yılda Somali ve Sudan'la ilgili çok sayıda uluslararası sözleşmenin Meclis gündemine getirildiğini belirterek, bu anlaşmaların bir yandan çocuk hakları ve kadınların korunması gibi başlıklar içerirken diğer yandan Türkiye'nin NATO'nun bölgesel askeri gücü olarak bu ülkelerde daha fazla rol üstlenmesinin önünü açtığını söyledi.
Türkiye'nin bugün 31 ülkede "barış gücü" adı altında asker bulundurduğunu ifade eden Karaca, “Türkiye askerlerinin konumlandığı yerler ise sanayi üretiminin ihtiyaç duyduğu gittikçe değişen kaynakların çıkarılıp kullanıldığı maden elementlerinin olduğu yerler durumundadır. Türkiye’nin NATO gücü olarak görev yapmaya başladığı dönemdekine göre Somali’de çocuk işçi sayısı 4,5 kat artmış, madenlerde çocuk işçi çalıştırma yaşı 6’ya kadar düşmüş, kadınlara yönelik tecavüz taciz olaylarında patlamalar yaşanmış, maden havzalarının olduğu yerlerde etnik dini bölünmeler ve bu bölünmeler nedeniyle olan çatışmalar artmış” dedi.
“Yeni açılacak maden ocakları tüm ülkeyi saracak”
AKP iktidarının gelecek dönemde ki maden faaliyetlerine ilişkin politikalarının gerek emekçilere yansıyacak boyutunu gerekse sermaye yanlısı taraflarına vurgu yapan Karaca termik santralde 3500’ü bulan işçi olduğunu ve madenlerin ufak tefek şirketlere bölündüğünü söyledi:
“Soma’da sendika aracılığıyla termik santral işçilerine ücret düşürme teklifinde bulunuyorlar. Ya ücret düşürülmesini kabul edeceksiniz ya da işten çıkarılacaksınız deniyor. Son 3 yıldır Somali’den Türkiye’ye ucuz kömür geliyor. Şirketler Somali’den gelen kömürü kullanmayı tercih ettikleri için Soma’dan gelen kömürü kullanmıyorlar.”
Önümüzdeki 8 yılda açılacak olan altın madenlerinin tüm ülkeyi sardığını söyleyen Karaca, petrol çıkarma bölgeleri sebebi ile Diyarbakır’dan geriye bir şey kalmayacağına dikkat çekti. Karaca, “ÇED süreçlerinin maden şirketlerinin ayağına dolanmaması için taşınmaz komisyonu diye bir komisyon kuruldu, bu komisyon hukuki sürece gerek yok diyerek maden sahalarına izin veriyor. Taşınmaz Komisyonunun Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu bölgesinde Anagold var” dedi.
“Sermayenin kar hırsının faturasını halklar ödüyor”
Tarihsel bir eşikte olunduğunu söyleyen Karaca, kapitalizmin mevcut gelişim koşulları, tekelleşme düzeyi ve dünya pazarlarının durumuna bakıldığında son 40 yılın en düşük büyüme oranlarının yaşandığını belirtti.
Sermayenin kâr arayışı nedeniyle yaşanan ekonomik ve siyasal dönüşümlerin fiziksel, kültürel ve toplumsal sonuçlarını halkların ödediğini ifade eden Karaca, “İran iç savaşı, Lübnan halkıyla durumumuzun iç içe olması, Kafkasların yeniden Amerikan sermayesine açılmasında Türkiye’nin başrol oynaması, Türkiye’nin ilhak edilecek alanlarda başrol oynaması, uluslararası zirvenin Ankara’da yapılması, gençlik forumunun bu yıl Türkiye’de yapılacak olması, NATO Güvenlik Forumu’nun Türkiye’nin yönetmesini tebrik etmesi gibi olaylar bu ihtiyaçtan kaynaklıdır” dedi.
Yaşam koşullarının kötüleşmesiyle birlikte toplumsal öfkenin büyüdüğüne vurgu yapan Karaca, “İtirazı yöneltmek zorunda olan kesimlerin genişliyor. Bu iktidarla yol yürüyen kesimlerin kopuşu demektir. Bir taraftan saldırganlığı bir taraftan itiraz edenlerin sayısını arttıran bu sistemde bu itirazı örgütleyen güç ne olacak? Merkezinde işçi emekçiler durmazsa bu itiraz nereye kanalize olacak? Zafer partisinin gençler arasında popülerleşmesi, sermayenin bu itirazı düzen içi bir noktaya getirmek üzere örgütlemesi değil de nedir? Bu sermaye düzeni ideolojik, politik bombardıman yaratıyor. Sadece hukuk, anayasa, seçme seçilme hakkı üzerinden yürüyen bir itirazın kendisinin kırılma noktasına değmeyen bir itiraz olacaktır” diye konuştu.