İslamabad Mutabakatı'nın 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmesinin ardından, gözlerin çevrildiği İsviçre'den ilk somut sonuçlar paylaşıldı. Bürgenstock kasabasında taraflar ve arabulucu ülkeler Pakistan ile Katar’ın katılımıyla düzenlenen dörtlü görüşmelerin birinci turu tamamlandı. Arabulucu ülkelerin dışişleri bakanlıkları tarafından yayımlanan ortak raporda, daha ileri teknik görüşmeler için bir mekanizmanın oluşturulması da dahil olmak üzere kritik alanlarda ilerleme sağlandığı aktarıldı.
Yapılan açıklamaya göre taraflar, arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek ve süreci gözlemek üzere bir Üst Düzey Komite kurulması konusunda mutabakata vardı. Başmüzakerecilerin düzenli olarak bu komiteye rapor sunacağı; nükleer meselesi, yaptırımlar, mutabakat zaptının etkin uygulanmasını sağlamak amacıyla oluşturulan izleme ve anlaşmazlık çözüm grubunun yanı sıra diğer çalışma gruplarına da başkanlık edecekleri belirtildi. Üst Düzey Komite'nin, 60 gün içinde nihai bir barış anlaşmasına varılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde uzlaşarak yeni bir teknik görüşme turunun derhal başlatılmasının önünü açtığı kaydedildi.
VARILAN ANLAŞMADAN 5 ÖNEMLİ MADDE
"Minab 168" Müzakere Heyeti Medya Komitesi, bu ilk müzakere turunun ardından Bürgenstock görüşmelerinin kapanış bildirisinde yer alan önemli noktaları ve varılan anlaşmaları yayımladı.
1- İran Lübnan'ın güvenlik denklemine resmen dahil oldu
İran müzakere heyetinin Cumartesi akşamından itibaren baskısıyla, Lübnan'daki savaş şu an için kırılgan bir şekilde durdurulmuştur; bunu istikrara kavuşturmak üzere İran'ın katılımıyla *"Çatışma Kontrol Birimi"* adlı denetim mekanizması oluşturulacaktır. Bu mekanizmayla birlikte İran İslam Cumhuriyeti fiilen Lübnan'ın güvenlik denklemine resmî olarak dâhil olmaktadır. Oysa son aylarda Amerikalılar İran'ı Lübnan denkleminden çıkarmak için büyük çaba sarf etmişlerdi. Ayrıca işgalci Kudüs rejiminin bu mekanizmada hiçbir yeri yoktur.
2- Hürmüz irtibat hattı kuruldu
Hürmüz Boğazı'nın yönetimi ve boğazın tedricen açılmasının garantisi konusunda, uygulamada bir aksaklık olması halinde İran ile temasa geçilip sorunun iletilebilmesi için bir irtibat hattı oluşturulması kararlaştırılmıştır. Bu durum, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tescili anlamına gelmektedir.
3- Nükleer, yaptırımlar ve denetim alanında olmak üzere üç çalışma grubu çalışacak
Bu bildiri uyarınca oluşturulacak olan nükleer, yaptırımlar ve denetim olmak üzere üç çalışma grubu, Mutabakat Zaptı'nın 13. maddesinin uygulanmasına başlanmasının ardından -yani tüm cephelerde özellikle Lübnan'da ateşkesin sağlanması, deniz ablukasının kaldırılmasına başlanması, İran'ın bloke edilmiş varlıklarının serbest bırakılmasına başlanması ve petrol, petrokimya ile türevlerine yönelik yaptırım muafiyet belgelerinin (kaldırılmasının) düzenlenmesinin ardından- çalışmalarına başlayacaktır. Aslında 13. madde uygulanmadan önce, İran İslam Cumhuriyeti nihai aşama müzakerelerine girmeyecektir.
4- Katar'daki dondurulmuş varlıklar serbest bırakılacak
Bu görüşme turunda, İran'ın bloke edilmiş varlıklarının serbest bırakılmasının uygulanmasına ilişkin mutabakat zaptı da İran ile Katar arasında iki ülke tarafından imzalanmıştır.
5- İran resmi olarak müşterilerine petrol satabilecek
İsviçre görüşmeleri sırasında ayrıca, Mutabakat Zaptı'nın 10. maddesi uyarınca ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), petrol, petrokimya ve türevlerine yönelik yaptırım muafiyet belgelerini 60 gün süreyle düzenlemiştir. Bu, İran'ın resmî olarak müşterilerine petrol satabileceği ve bedelini Merkez Bankası'nın resmî mekanizmaları aracılığıyla tahsil edebileceği anlamına gelmektedir.