Ana içeriğe geç

Son Dakika | Erdoğan TBMM'deki sahte oy krizinden sonra vekillerini uyardı! "Daha mühim bir iş yok"

Son dakika... Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan, AKP'li vekillerin TBMM'de sahte oy vermesinin arından Meclis'e katılım için açık çağrıda bulundu.

Son Dakika | Erdoğan TBMM'deki sahte oy krizinden sonra vekillerini uyardı! "Daha mühim bir iş yok"
Halk TV
16

Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan, AKP Grup Toplantısı'nda konuşuyor:

Bugün bir hususun altını önemle çizmek durumundayım. İstiklal Harbimizi sevk ve idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, millete hizmet mücadelesinin kurmay aklıdır, merkez üssüdür, lokomotifidir. Meclisimiz bu misyonu ne kadar etkin yerine getirirse, bunun kazananı sorunlarına çözüm bekleyen 86 milyon olur. Halkın umut kapısı olan siyaset kurumu olur.

Bu mesuliyet bilinciyle parlamento çatısı altındaki yasama görevimizi en iyi şekilde ifa etmenin çabasındayız. Yakın dönemde halkımızda şikayetlere konu olan fahiş site aidatlarından, Türkiye'nin yatırım cazibesini artıracak çeşitli teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Her birinizi fedakarhane gayretlerinizden ötürü yürekten tebrik ediyorum.

12. yargı paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Her bir milletvekilimizin enerjisine, çalışkanlığına, üretkenliğine ihtiyacımız var. Hep birlikte çok sıkı çalışarak milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız.

Tabii burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet meclisi tıkama çalışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor. İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken, ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclis'e taşıyanlar eklenmiştir.

Yüce Meclis; siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır. Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda, ne de 23 yıllık iktidarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Sabahın 9'unda gelip salon işgal edeni mi ararsın, birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın, dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın...

Halkın kahramanı ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün halk düşmanı diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın. Tekmili birden mevcut. Çerçici dükkanı gibi yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet, ne ararsan hepsi var.

İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu. Şimdi değerli kardeşlerim, kuşkusuz her siyasi parti kendinden sorumludur. Biz başka siyasi partilerin ne yaptığıyla, neleri tartıştığıyla ilgilenmeyiz. Rakiplerimizin kendi içinde ne yaptıkları, birbirlerine ne dedikleri, partilerini neye çevirdikleri bizi alakadar etmez. Tartışmayı sokaklara ve meclis koridorlarına taşımadıkları sürece biz bu yaşananları sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz. Ama bir partinin iç meselesi bu yüce çatının ve demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız.

Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaları son günlerde aynen buna evrilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince 'Cumhuriyeti biz kurduk', 'Atatürk'ün partisi' olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Açık söyleyeyim, biz bu durumun sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz.

Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir. İktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür. Vesayet altındaki bir muhalefet demokrasimiz için ne kadar tehlikeliyse, toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış, politika ve değer üretemeyen bir muhalefet de aynı ölçüde risklidir. Türkiye'nin selameti açısından muhalefet de iktidar kadar dinamik olmalı, hızlı, üretken, çalışkan olmalıdır. Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır.

Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hakim olmasını istiyoruz. Muhalefet partilerinden özellikle önümüzdeki 1,5-2 senelik zaman diliminde meclis gündemine gelen meselelerde çözümsüzlüğü savunmak yerine Türkiye'nin ve Türk milletinin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemelerini özellikle bekliyoruz. Sırf iktidara yarayacak diye ülkenin hayrına olacak işlere takoz koymak doğru bir yöntem olmaz.

Şunu ifade etmek isterim ki ister iktidar ister muhalefet sıralarında olalım hepimiz, ifadesini ve iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Hepimiz milletin vazife yüklediği, milletin emanetini omuzlamış insanlarız.

Birinci görevimiz ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimiz bundan daha mühim bir işi yoktur ve olamaz. İktidar partisi olarak şüphesiz bizim sorumluluğumuz daha fazladır. Meclisi çalıştırma görevi öncelikle bizim omuzlarımızdadır. Meclisin mesaisinin biraz daha artacağı önümüzdeki dönemde sizlerden bu yüce çatı altında milletin dertlerinin, ihtiyaçlarının, umutlarının ve hayallerinin çözüm adresi olma noktasında daha fazla gayret bekliyorum."

Kaynağa Git

İlgili Haberler