Ana içeriğe geç

Hazır giyimi kurtaracak 7 maddelik öneri paketi

Hazır giyim sektörünün rekabet gücünü yeniden kazanması için hazırlanan 7 maddelik öneri paketi Ankara'nın gündeminde. İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, 5 bakanlığı ilgilendiren önerilerin Ticaret Bakanlığı aracılığıyla iletildiğini belirterek, programın 2027 başında hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Paşahan, “Bu adımlar atılırsa 2030'a kadar katma değeri ikiye katlayabiliriz” dedi

Hazır giyimi kurtaracak 7 maddelik öneri paketi
Ekonomim.com
16

YENER KARADENİZ / İSTANBUL

Hazır giyim sektörü son üç yılda artan maliyetler, yüksek faiz ve kurdaki yetersiz artış nedeniyle tarihinin en ağır rekabet kaybını yaşarken, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhrakatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, sektör için 3 yıllık özel destek programı talep etti. Mevcut desteklerin sektörü ayakta tutmaya yetmeyeceğini söyleyen Paşahan, hazır giyim ve tekstilin üç yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlanmasını, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a çıkarılmasını ve sektöre özel düşük faizli finansman sağlanmasını istedi. Paşahan, uygulanacak program sayesinde sektörün yeniden rekabet gücü kazanacağını ve 2030’a kadar kilogram başına ihracat değerini 18 dolardan 36 dolara çıkarabileceğini söyledi. 2027 başında uygulanmaya başlaması gereken reçete ile sektörün önünü göreceğini ve makroekonomik parametrelerden bağımsız olarak yoluna devam edebileceğini belirten Paşahan, aksi halde sektörden çıkışın ve pazar kaybının devam edeceği uyarısında bulundu.

Maliyet ve gelir arasında makas 150 puanı aştı

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün içinden geçtiği durum ile ilgili olarak EKONOMİ’ye önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin ihracatla, tasarımla ve teknolojiyle tanışmasında hazır giyim sektörünün öncü rol oynadığını belirten Paşahan, 2022 yılında 21,2 milyar dolarlık ihracat ve 1 milyon 134 bin kişilik istihdamla Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlattı. Ancak son üç yılda maliyetlerin yüzde 567 arttığını, üretici fiyat endeksinin yüzde 400’ün üzerine çıktığını, buna karşın döviz kurunun yalnızca yüzde 235 yükseldiğini ifade eden Paşahan, yaklaşık 150 puanlık makasın Türk üreticisinin rekabet gücünü ortadan kaldırdığını dile getirdi. Sorunun sipariş eksikliği değil maliyetler olduğunu vurgulayan Paşahan, sektörün sipariş almaya devam ettiğini ancak fiyat tutturamadığı için zorlandığını söyledi.

Büyüme adet değil değer odaklı olacak

Türkiye’nin artık düşük fiyatlı üretim modeliyle rekabet etme şansının kalmadığını belirten Paşahan, sektörün yeni hedefini “satın alınabilir lüksün ve kalitenin adresi olmak” şeklinde özetledi. Avrupa’ya yapılan ihracatın toplam hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu belirten Paşahan, Türkiye’nin tasarım, teknoloji, üretim altyapısı ve insan kaynağı açısından rakiplerinden üstün olduğunu, tek sorunun maliyetler olduğunu söyledi. Paşahan, daha az istihdamla çok daha yüksek katma değer yaratabileceklerini belirterek bundan sonraki büyümenin adet değil değer odaklı olacağını ifade etti.

Atıl fabrikalar üretime dönmeli

Sektör adına hazırlanan yol haritasında yedi temel talep bulunduğunu açıklayan Paşahan, ilk sıraya üç yıl boyunca 6. bölge teşviklerinin uygulanmasını koydu. Mevcut 3 bin 500 liralık istihdam desteği ile 1.270 liralık prim desteğinin önemli olmakla birlikte sektörü ayakta tutmaya yetmeyeceğini söyleyen Paşahan, mevcut desteklerin yerine üç yıl süreyle 6. bölge teşvik sisteminin uygulanmasını istedi. Teşvikli bölgelerde süresi dolan yatırım teşvik belgelerinin de 10 yıl uzatılmasını talep eden Paşahan, böylece atıl fabrikaların yeniden üretime dönebileceğini ve Anadolu’daki üretim altyapısının korunacağını ifade etti.

Sektör pozitif ayrımcılığı hakkediyor

Emekli çalışanların yeniden sektöre kazandırılmasını isteyen Paşahan, özellikle teşvikli bölgelerde emekli işçilerin sosyal güvenlik primlerinin destek kapsamına alınmasını önerdi. Hazır giyimin Türkiye'nin en fazla cari fazla veren sektörlerinden biri olduğuna dikkat çeken Paşahan, sektörün 2025 yılında 12 milyar doların üzerinde cari fazla oluşturduğunu belirterek bu nedenle pozitif ayrımcılığı hak ettiğini söyledi. Döviz dönüşüm desteğinin sektör için yüzde 3'ten yüzde 10'a çıkarılmasını isteyen Paşahan, ayrıca hazır giyim sektörüne özel üç yıl ödemesiz ve yüzde 15'in altında faizle kredi verilmesini talep etti. Yeşil dönüşüm yatırımları için ise devletin yanı sıra Avrupa'daki markaların da finansman sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ifade eden Paşahan, sektörün dönüşümünün ancak ortak finansman modeliyle mümkün olacağını söyledi.

İkinci el makineye var, istihdama da destek verilmeli

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, hazır giyim üretiminin Anadolu'ya taşınmasını hızlandırmak için mevcut teşvik sisteminde önemli bir eksiklik bulunduğunu söyledi. Birinci bölgelerdeki atıl fabrikalarını teşvikli bölgelere taşımak isteyen firmaların ikinci el makinelerini teşvik kapsamında götürebildiğini hatırlatan Paşahan, bu yatırımlarda sağlanacak istihdamın ise desteklenmediğine dikkat çekti. Bu durumun düzeltilmesi gerektiğini belirten Paşahan, “İkinci el makine Anadolu'ya taşındığında, o tesiste oluşturulacak istihdama da devletimizin destek vermesi gerekiyor. Sektörü ancak bu şekilde güncelleyebilir ve üretimi Anadolu'ya taşıyabiliriz” diye konuştu.

Pakette hangi öneriler yer alıyor?

  1. Mevcut istihdam destekleri yerine hazır giyim ve tekstil sektörünün 3 yıl süreyle 6. bölge teşviklerinden yararlanması.
  2. Teşvikli bölgelerde süresi dolan yatırım teşvik belgelerinin 10 yıl uzatılarak atıl fabrikaların yeniden üretime kazandırılması.
  3. Teşvikli bölgelerde çalışan emeklilerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması, diğer bölgelerde ise prim yükünün yüzde 50 azaltılması.
  4. 12 milyar doların üzerinde cari fazla veren sektörün özel destek kapsamına alınması.
  5. Hazır giyim sektörüne verilen döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3'ten yüzde 10'a çıkarılması.
  6. Hazır giyime özel, 3 yıl geri ödemesiz ve yüzde 15'in altında faizle kredi sağlanması.
  7. Sektörün yeşil dönüşüm, teknoloji ve dijitalleşme yatırımları için devlet ve uluslararası markaların katkısıyla hibe ve uygun maliyetli finansman mekanizması oluşturulması.

Mısır göçü gerçeği yansıtmıyor

■ Son dönemde sıkça gündeme gelen Mısır'a üretim kaçıyor tartışmalarına da değinen Paşahan, kamuoyundaki algının gerçeği yansıtmadığını savundu. Mısır yatırımlarının büyük bölümünün 2004-2012 döneminde gerçekleştiğini belirten Paşahan, son dönemde giden firma sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek düzeyde olduğunu söyledi. Üretimini yurt dışına taşıyan firmaların bunu isteyerek değil, maliyet baskısı nedeniyle yaptığını ifade eden Paşahan, “Bir firma gidiyorsa bunun sebebi maliyetleri tutturamamasıdır. Kimse keyfinden üretimini başka ülkeye taşımıyor” dedi.

Hazır giyim hiçbir zaman bitmeyecek

■ Markalaşmanın katma değerli ihracatın anahtarı olduğunu vurgulayan Paşahan, Ticaret Bakanlığı'nın yurt dışından marka satın alımlarına yönelik hazırladığı yeni destek programını da sektör açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Yeni düzenlemeyle yurt dışında satın alınacak markaların mağaza kirası, depo, tanıtım ve pazarlama giderlerinin destekleneceğini belirten Paşahan, bu model sayesinde Türk şirketlerinin Avrupa’da daha fazla marka satın alacağını söyledi. Sektörün bittiği yönündeki söylemlere de tepki gösteren Paşahan, yanlış algının hem yabancı müşterileri hem de finans kuruluşlarını olumsuz etkilediğini söyledi. Hazır giyim sektörünün sipariş almaya devam ettiğini, fabrikaların önemli bölümünün çalıştığını belirten Paşahan, “Sorunumuz iş değil, maliyet. Gerekli adımlar atılırsa sektör yeniden büyüme dönemine girecek. Türkiye hazır giyimi hiçbir zaman bitmeyecek” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler