Ana içeriğe geç

Savcı Sayan'dan 'mutlak butlan' yorumu: Siyasi işgal, silahlı işgalden daha tehlikeli

Eski Ağrı Belediye Başkanı ve eski CHP yöneticisi Savcı Sayan, Ulusal Kanal ekranlarında katıldığı Fikir Meydanı programında, mutlak butlan kararı, parti içi usulsüzlük iddiaları ve geçmişte Deniz Baykal döneminde FETÖ tarafından CHP'ye yönelik yapılan gizli operasyonların perde arkasını anlattı

Savcı Sayan'dan 'mutlak butlan' yorumu: Siyasi işgal, silahlı işgalden daha tehlikeli
Aydınlık
16

Ulusal Kanal'da dün yayınlanan Fikir Meydanı programına katılan Eski Ağrı Belediye Başkanı ve eski CHP yöneticisi Savcı Sayan, partideki "mutlak butlan" tartışmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun "FETÖ" öz eleştirisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaşanan süreçlere ilişkin verilen yargı kararını yerinde, milli beka ve ulusal güvenlik açısından hayati bir adım olarak nitelendiren Sayan, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının parayla dizayn edilmeye çalışılmasının çok ciddi bir tehlike olduğunu vurguladı.

PARAYLA KONGRE DEĞİŞTİREN İRADEYE KARŞI ÇIKILDI

Kongre tartışmalarına ilişkin yargının verdiği kararı değerlendirerek konuşmasına başlayan Savcı Sayan, mahkemenin Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan bütün vatandaşlar, halk ve devlet adına karar verdiğini belirtti. Ortada bir yolsuzluk yapıldığını, şaibeli durumların olduğunu ve insanların iradesinin parayla satın alındığını ifade eden Sayan, yargının bu hukuksuzluğa "dur" demesinin gelecekte siyaset yapmak isteyen herkes için bir umut olduğunu söyledi. Sayan, eğer yargı buna müdahale etmemiş olsaydı, parasıyla puluyla kongre değiştiren bir iradenin Türkiye'de söz sahibi olacağını, bu durumun da Anadolu çocuklarının siyasetten umudunu kesmesine yol açacağını dile getirdi.

'İMAMOĞLU FETÖ PROJESİYDİ'

Sayan, Ekrem İmamoğlu'nun Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) Deniz Baykal'ın rızası olmadan üye yapıldığını iddia etti. İş insanı Rahmi Koç'un Baykal'ı tehdit ettiğini ancak Baykal'ın buna boyun eğmediğini öne süren Sayan, hemen akabinde İmamoğlu'nun partiye getirildiğini söyledi. 2009 yerel seçimlerinde İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkan adaylığı talebine Baykal'ın "Bu daha üç ay önce geldi bize, nasıl belediye başkanı yapacağız?" diyerek karşı çıktığını ve aday gösterilmediğini belirten Sayan, seçimin 500 oyla kaybedilmesinin ardından İmamoğlu'nun ilçe başkanı olarak atandığını ifade etti.

Sayan, bu sürecin ardından 2010 yılının Mayıs ayında Deniz Baykal'a yönelik kaset kumpasının patladığını hatırlatarak, bu durumun arkasında Ekrem İmamoğlu'nu partinin başına geçirmeyi hedefleyen büyük bir FETÖ projesi olduğunu ileri sürdü. O dönem parti tabanının bu durumu kabul etmediğini ve algı operasyonlarına karşı Baykal'ın evinin önünde nöbet tuttuklarını anlatan Sayan, kumpası kuran odakların "Ara geçiş formu olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nu seçelim, önce Baykal'dan kurtulalım, sonra amacımıza ulaşırız" stratejisiyle hareket ettiklerini iddia etti.

SİYASİ İŞGAL, SİLAHLI İŞGALDEN DAHA TEHLİKELİ

Meselenin sadece bir parti içi hesaplaşma olarak görülmemesi gerektiğini, büyük fotoğrafa bakılması gerektiğini savunan Savcı Sayan, dış güçlerin Türkiye'yi dizayn etme çabalarına dikkat çekerek şu uyardı bulundu:

"Yarın öbür gün Türkiye'yi dizayn etmek isteyen, müdahale etmek isteyen güçler eğer CHP'nin kongresini 10 milyon dolarla değiştirebiliyorlarsa, belki başka partilerinkini 20 milyon dolarla, belki 5 milyon dolarla, belki dernekleri, belki sivil toplum kuruluşlarını tamamını işgal edecekler. Bana göre siyasi işgal, silahlı işgalden daha tehlikelidir. Silahlı işgale karşı vatandaşlar mücadele verir, kurtuluş savaşı mücadelesi verir. Geçmişte bunları dedelerimiz yaşamıştır, ülkesini korur. Ama siyasal işgal çok tehlikeli bir durumdur. Çünkü siz kendi yurttaşlarınızı artık neredeyse başkaları tarafından işgal edilmiş duruma düşecek, beyinleri yıkanacak, vatana millete karşı onların dediği yolda yürüyecekler."

Sayan, bu tür davaların çözüm yerinin Yüksek Seçim Kurulu veya ilçe seçim kuralları değil, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca açık bir şekilde hukuk mahkemeleri olduğunu hatırlattı. Geçmişte kendisinin de Ağrı İl Başkanlığı yaptığı dönemlerde benzer tartışmalı kongre süreçlerini, hileli delegeleri ve zedelenmiş iradelerle ilgili hukuk mahkemelerine başvurduklarını ve mahkemelerin diğer vilayetlerdeki hukuk mahkemelerinden emsal kararlar alarak gerekeni yaptığını ifade etti.

'KILIÇDAROĞLU'NA EN ÇOK BEN MUHALEFET ETTİM AMA BUGÜN HUKUKUNU KORUMAK BİZE DÜŞER'

Geçmişte Deniz Baykal'a yapılan hamleden dolayı Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı en büyük mücadeleyi kendisinin verdiğini belirten Savcı Sayan, Genel Başkan Yardımcısı olduğu dönemde Kılıçdaroğlu ile yıldızlarının hiç barışmadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu'nun yüzüne, televizyonlara ve basına karşı "FETÖ kumpasına maruz kaldın, FETÖ seni yönlendiriyor ve CHP üzerinden ülkeye operasyon yapmak istiyor" dediğini aktaran Sayan, gelinen noktada hukukun üstünlüğüne vurgu yaparak, "Ama bugün Kılıçdaroğlu hukukunu korumak bana da düşer, size de düşer. Çünkü onun hukukunda ülkenin de hukuku var. Eğer haksızlığa uğramışsa ve biz de bu ülkenin yurttaşlarıysak, o haksızlığa karşı hep birlikte direnmezsek gün gelir biz de kendi payımıza düşeni alacağız" dedi. Yargının bu kararla, binlerce askerin ve güvenlik gücünün yapamadığını yaparak ülkeyi ve bekasını savunduğunu iddia etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler