Haaretz gazetesinin haberine göre, Bakanlık, işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistin topraklarında faaliyet yürüten "Ahavat Gilad" adlı kuruluşla "ortak proje" yürütmek üzere sözleşme imzaladı. Haberde, 6 ülkenin yaptırım listesindeki Ahavat Gilad'a sağlanacak hibeyle, işgal altındaki Batı Şeria genelindeki kaçak yerleşim birimlerinde yaşayan "gençlere yönelik bir mentor ağı kurulmasının" hedeflendiği ifade edildi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki "Ulusal Toplum Güvenliği Kurumu" tarafından yürütülecek ortak girişim kapsamındaki 1,3 milyon dolarlık hibenin 18 aylık dönemi kapsadığı kaydedildi.
İSRAİL HÜKÜMETİ YAPTIRIMLARI YOK SAYDI
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanlığı, konuya ilişkin açıklamasında, Ahavat Gilad derneğinin "gençleri olumlu eylemlere yönlendirme, şiddeti önleme ve askere alımı teşvik etme konularında sahada kanıtlanmış ve ölçülebilir başarıları" sebebiyle seçildiğini savundu. 6 ülkenin getirdiği yaptırımlara atıfla söz konusu kararların bağlayıcı olmadığı öne süren açıklamada, "Bakanlığımız yalnızca İsrail'in ve vatandaşlarının çıkarına sadıktır. Bu nedenle İsrail karşıtı gündemleri bulunan uluslararası kuruluşların ve yabancı unsurların diktelerini kabul etmemektedir." ifadelerine yer verildi.
Öte yandan İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Filistinlilere ve bölgedeki uluslararası basın mensupları ile diplomatik heyetlere yönelik saldırıları sürüyor. Yalnızca geçen hafta Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından Batı Şeria genelinde Filistin köylerine yönelik en az 20 saldırı ve baskın kayıtlara geçti.
Fransa, İngiltere, Kanada, Norveç, Avustralya ve Yeni Zelanda, Filistinlilere yönelik şiddet eylemleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle Ahavat Gilad'ı geçen ay yaptırım listesine almıştı. İngiltere, yaptırımlara ilişkin açıklamasında Ahavat Gilad'ın Filistin topraklarını gasbeden kurum ve kuruluşlara para aktarılmasında paravan işlevi gördüğünü belirtmişti.
ALMANYA'DAN İSRAİL'E YERLEŞİMCİ TALEBİ
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde gazetecilere açıklama yaptı.
Bir gazetecinin, AB Komisyonunun İsrail'in Batı Şeria'daki politikasına yönelik ticari kısıtlamalar getirilmesi konusunda öneriler sunduğunu, burada Alman hükümeti açısından karar alınabilecek önerilerin bulunup bulunmadığına ilişkin sorusunu cevaplayan Wadephul, komisyonun bu konuda oy birliğinin gerekli olduğunu ifade ettiğini ve bu görüşe kendisinin de katıldığını belirtti.
İsrail'in "yerleşim politikasına" ilişkin Almanya'nın net bir görüşü bulunduğunu aktaran Wadephul, "Bu uluslararası hukukla bağdaşmıyor. Bunu geçen hafta İsrail'e yaptığım ziyarette tekrar açıkça belirttim ve özellikle İsrail hükümetinin orada şiddet kullanan yerleşimcilere karşı kararlı ve sert bir şekilde harekete geçmesini beklediğimizi vurguladım." dedi.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul
"GAZZE'DE PLAN UYGULANMIYOR"
Wadephul, bunun tüm AB ülkelerinin benimsediği ortak bir tutum olduğunu dile getirerek, İsrail'deki seçim kampanyasına rağmen oradaki hükümetle yürütülen görüşmelerin etkili olmasına odaklanmak gerektiğini savundu. Lübnan hükümetiyle yapıcı bir sürecin devam ettiğini aktaran Wadephul, AB'nin de bu konuda daha fazla enerji sarf etmesini istedi.
Wadephul, Gazze'deki konunun da çözüme kavuşmadığına işaret ederek, "20 maddelik plan fiilen uygulanmıyor. İsrail'de, Gazze Şeridi'ne daha fazla insani yardımın ulaştırılmasını talep ettim." dedi.
BELÇİKA'DAN 'SEMBOLİK JEST' TEPKİSİ
Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında basına açıklamalarda bulunan Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot da AB Komisyonunun gasbedilen Filistin topraklarıyla ticarete ilişkin sunduğu seçenek belgesi konusunda konuştu.
Belçika'nın aylardır Komisyondan bu konuda seçenekler sunmasını talep ettiğini anlatan Prevot, "Komisyon, nihayet bazı seçenekleri masaya koydu ancak bunlar iki sayfayla sınırlı. Bu da ilerleme sağlama yönünde gerçek bir iradeden ziyade sembolik bir jest izlenimi veriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Prevot, Belçika'nın beklentisinin üye devletlerin görüş bildirebileceği ve oylayabileceği somut yasa tekliflerinin hazırlanması olduğunu vurguladı. Komisyonun sunduğu seçeneklerin "doğru yönde atılmış bir adım" olduğunu vurgulayan Prevot, bununla birlikte bunların "AB'nin İsrail-Filistin meselesinde güvenilir jeopolitik aktör olma ihtiyacını karşılamaktan çok uzak" olduğunu söyledi.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot
DANİMARKA'DAN GAZZE VE LÜBNAN'A DESTEK KARARI
Danimarka Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, insani yardım çalışmaları için Gazze'ye 6 milyon dolar, Lübnan'a ise 2,5 milyon dolar gönderilmesine karar verildiği belirtildi.
Sağlanacak yardımın Gazze'de gıda, sağlık, su ve yeniden yapılanma alanlarında faaliyet gösteren uluslararası ve yerel kuruluşlar aracılığıyla finanse edileceğine işaret edilen açıklamada, Lübnan'da da ailelere yardım yapılacağı ve sağlığın yanı sıra su temini için kullanılacağı aktarıldı.
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki insani ihtiyaçlar çok büyük. Milyonlarca insan gıda, temiz su, sağlık hizmeti ve korunma gibi temel ihtiyaçlardan yoksun." ifadesini kullandı.
TEL AVİV'DEN YASA DIŞI YERLEŞİM PLANINA ONAY
İsrailli insan hakları örgütü "Ir Amim"den yapılan açıklamada, İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi Bölge Planlama ve İnşa Komitesinin, Filistinlilerin yaşadığı Umm Leysun Mahallesi'nde yasa dışı yeni yerleşim yeri inşasına ilişkin planı dün onayladığı ifade edildi. İsrail'in altyapıyla ilgili engeller nedeniyle iki yılı aşkın süredir dondurduğu projeye onay verdiği kaydedilen açıklamada, yeni yasa dışı yerleşim yeri projesiyle mahallenin demografik yapısının değiştirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.
Açıklamada, Cebeli Mukabber ve Sur Baher beldeleri arasında yer alan, yaklaşık 800 Filistinli ailenin yaşadığı Umm Leysun Mahallesi'ni kapsayan proje kapsamında bölgeye Filistin topraklarını gasbeden yaklaşık 2 bin İsraillinin yerleştirilmesinin beklendiği kaydedildi. Ir Amim, İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi'nin bu hamlesinin sıradan bir planlama kararından ziyade, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesini teşvike yönelik "açık bir siyasi tercihi" yansıttığının altını çizdi.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 19 Temmuz 2024'te açıkladığı danışma görüşünde, İsrail'in Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da işgalci konumunda olduğunu belirtmiş, üçüncü ülkelerin İsrail'in işgaline destek sağlamaktan kaçınması gerektiği yönünde görüş bildirmişti. İsrail Güvenlik Kabinesi ise 2 Temmuz'da işgal altındaki Doğu Kudüs'te 13 yeni yasa dışı yerleşim yeri inşa edilmesine ilişkin planı onaylamıştı.