HABER MERKEZİ
Türkiye’nin ev sahipliğinde bugün başlayacak ve iki gün sürecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifakın geleceği açısından kritik öneme haizken, gözler ülkemizin kazanımlarına çevrildi. Küresel güvenlik mimarisinin şekillenmesi açısından bir dönüm noktası olarak görülen ve “NATO 3.0” olarak ifade edilen yeni stratejik konsept çerçevesinde düzenlenecek zirvede masaya ağırlığını koyan Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin AB dışı NATO üyelerini dışlayan tutumuna son vermesi, savunma sanayi kısıtlamaların kaldırılması, terörle mücadelede daha fazla destek, üye ülkelere sığınan FETÖ’cü hainlerin iadesi ve örgütlü ambargoların kaldırılması dahil çok sayıda talebini üyelere dikte etmesi bekleniyor.
KÜLFET BİZE NİMET SİZE DEVRİ BİTTİ
Batılı liderleri Ankara’da toplayacak Türkiye’nin, kendi savunma sanayii kapasitesini ortaya koyması, müttefikler arası savunma ticareti, teknoloji transferi ve yatırım engellerinin kaldırılması, SAMP/T gibi sistemlerde Fransa-İtalya ile işbirliğinin yanı sıra CAATSA yaptırımları, KAAN motorlarının satışı, parasını ödediğimiz F-35’lerin teslimi, Gümrük Birliği Anlaşması alanlarında ilerleme kaydetmesi bekliyor. Lider düzeyinde bugüne kadarki en yüksek katılımlı buluşması olması beklenen Ankara Zirvesinde, sözde müttefiklerinden Türkiye’ye karşı vatan hainlerinin hamiliklerinin ve vize kısıtlamalarının hesabının sorulması, ülkemizin Avrupa güvenliğinde “vazgeçilmez aktör” olarak tanınması isteniyor. Türkiye’nin taleplerini ve Batı’nın kirli sicilini değerlendiren güvenlik uzmanları, zor zamanlarda ülkemize sığınan, ardından ise her türlü ihanetin içersinde yer alan küresel şer odaklarının, taleplerimiz karşısında terleyeceğini ifade ettiler.
ŞAPKAYI ÖNE KOYMA VAKTİ
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Mustafa Öztop zirveye ilişkin şunları söyledi: “Avrupa’nın ‘Münih Güvenlik Konferansı’nda Batı’sızlığı tartıştığı ve dünyada Amerikan hegemonyasının Trump dönemiyle şekil değiştirmeye başladığı bir süreçte, Türkiye’nin bölgede ve küresel zeminde nüfuzunun arttığı, diplomatik ve askeri anlamdaki görünürlüğünün belirginleştiği bir süreçte gerçekleşecek olan NATO zirvesi Batı için de oldukça zorlayıcı geçecek. Çünkü özellikle Avrupa’nın, Türkiye’ye karşı bakışının ne kadar ikiyüzlü olduğunu yıllardır gözlemliyoruz. Avrupa şu an güvenliğini sağlamak ve Türkiye ile ilişki kurmak arasında bir ayrım yaşıyor. Artık bu tutumun değişmesi an meselesi. Bu anlamda her geçen gün Türkiye’ye karşı Batı’nın, istese de istemese de tavrını değiştirmek, iyileştirmek, makul zemine çekmek, karşılıklı çıkarlara odaklanmak ve Türkiye’nin taleplerine cevap vermek zorunda olduğu bir süreci yaşıyoruz. Türkiye, bölgedeki ve dünyadaki konumlanmasını NATO’ya taşıyabilecek bir zirveye ev sahipliği yapıyor. Ve Türkiye’nin, özellikle Amerikan Başkanı Trump’la Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında, çözüm odaklı ve karşılıklı çıkarlara dayalı bir ilişki biçimi geliştirdiğini görüyoruz. Bunu da aslında bu da İsrail başta olmak üzere Yunanistan gibi Türkiye karşıtı aktörleri ciddi şekilde tedirgin ettiğini de gözlemleyebiliyoruz.”
SÜRPRİZ GELİŞMELER OLABİLİR
Strateji ve Güvenlik Uzmanı Ersan Ergür ise şunları kaydetti: “NATO toplantısının ülkemizde gerçekleşmesi, üye ülkeler arasında en büyük Kara ordusuna sahip olan Türkiye’nin gücünü ve konumunu tescillemesi bakımından önemli. Türkiye’nin ittifak içerisinde hak ettiği değeri tam manasıyla görmesi için uygulanan yaptırımların kaldırılması ve ihtiyaç duyduğumuz uçak motorlarının verilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye NATO’ya ve Amerika’nın bu anlamdaki tüm planlarına gereken desteği vermiştir. Dolayısıyla aynı desteği Türkiye’nin de beklemesi de gayet doğaldır. Özellikle Trump’ın Sayın Erdoğan’a karşı olan iltifatlarını değerlendirdiğimde, uçak motorlarının verileceğini, diğer yaptırımların birçoğunun kalkacağını ve Türkiye’nin bu toplantıdan kazançlı çıkacağını değerlendiriyorum. AB de zaten ABD’nin etkisinde olan bir güvenlik şemsiyesinden sıyrılmak istiyor. Dolayısıyla AB uzun süredir Türkiye’nin önderliğinde bir güvenlik mekanizamasını Avrupa’da uygulamayı tartışıyor. Bu açıdan AB de Türkiye ile ilişkilerini onarması bakımından yaptırımların kaldırılması konusunda olumlu adım atacağını değerlendiriyorum. Amerika Birleşik Devletleri bu anlamda Avrupa’yı zaten NATO’ya katkıları açısından maddi olarak sıkıştırdığı için Türkiye’yi kaybetmek istemeyen Avrupa’nın da bu anlamda ülkemizi destekleyeceğini ve taleplerini büyük oranda yerine getireceğini öngörmek lazım. Dolayısıyla masada oldukça güçlü olan Türkiye’nin talepleriyle, NATO üyelerini terletecektir diyebiliriz.”