Yıl 1989... İstanbul, haziran ayının bunaltıcı sıcaklarından birini yaşıyordu. Tarihi semtlerden Yedikule’de mahalle sakinleri güne her zamanki gibi başlamıştı. Ancak gün boyunca alınmayan çöpler evlerin önünde birikmiş, çevreye kötü kokular yaymaya başlamıştı.
Aradan bir gün daha geçti. Bu kez mahalleyi saran koku sıradan bir çöp kokusundan çok daha ağır ve rahatsız ediciydi. Mahalle sakinleri kokunun kaynağını bulmak için harekete geçti. Bir apartmanın önündeki çöp yığını diğerlerinden çok daha kötü kokuyordu. Önce ölmüş bir hayvan olabileceği düşünüldü. Ancak çöpler kontrol edildiğinde ortaya çıkan manzara, görenlerin kanını dondurdu.
PARÇALANMIŞ KADIN CESEDİ BULUNDU
Çöp poşetleri açıldığında mahalle sakinleri dehşete kapıldı. Poşetlerin içinden parçalanmış bir kadın cesedi çıktı. İhbarın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün telsiz kanalları hareketlendi. Olay yerine kısa sürede Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Olay Yeri İnceleme uzmanları ve ilçe ekipleri sevk edildi.
CESEDİN BAZI PARÇALARI YOKTU
O dönem Cinayet Büro Amirliği’nde görev yapan tahkikat uzmanı Adnan İlhan, o günü şu sözlerle anlattı: "Arkadaşlarımız olay yerine ulaştığında son yılların en vahşi cinayetlerinden biriyle karşılaştı. Kimliği belirsiz bir kadın cesedi gelişigüzel şekilde parçalanmış ve çöp torbalarına konulmuştu. Yapılan incelemede cesedin bazı bölümlerinin eksik olduğu anlaşıldı. Öncelikle bu kadının kim olduğunun belirlenmesi gerekiyordu.”
KAYIP KADIN OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
Cinayet Masası dedektifleri hemen çalışma başlattı. Kayıp başvuruları incelendiğinde dikkat çekici bir ayrıntı ortaya çıktı. Cesedin bulunduğu bölgeye yakın bir adreste, bir gün önce kayıp başvurusu yapılmıştı. Başvuruyu yapan Ahmet Bey, eşi Fatma Hanım’ın eve dönmediğini ve kendisinden haber alamadığını bildirmişti. Yapılan incelemeler sonucunda parçalanmış halde bulunan cesedin Fatma Hanım’a ait olduğu kesinleşti. Artık cevap bekleyen soru şuydu: Fatma Hanım’ı kim öldürmüş ve neden cesedini parçalamıştı?
“MAHALLEDE DİKKAT ÇEKMEDEN DOLAŞIN”
Cinayetin ilk şüphelilerinden biri doğal olarak eşiydi. Ancak yapılan araştırmalarda cinayetin evde işlendiğine dair herhangi bir iz bulunamadı. Gayrettepe’deki Cinayet Büro Amirliği’nde ekipler yoğun bir değerlendirme yapıyordu. Adnan İlhan o kritik toplantıyı şöyle anlattı: “Failin bulunabilmesi için nasıl hareket edilmesi gerektiği konuşuluyordu. Tecrübeli bir büyüğümüz, arkadaşlara ‘Mahallede dikkat çekmeden dolaşın. İnsanlar ne konuşuyor, çevrede olağan dışı bir durum var mı bakın’ dedi. Bunun üzerine iki dedektif ertesi gün sessizce mahalleye gitti.”
ISLAK HALI DİKKATLERİ ÇEKTİ
İki dedektif sabah erken saatlerde mahalleye geldi. Reyhan Hanım’ın yaşadığı apartmanın arka kısmına yöneldiklerinde dikkatlerini sıra dışı bir ayrıntı çekti. Bahçeye geçişi neredeyse engelleyecek şekilde asılmış büyük bir halı vardı. Dedektifler halının yanından geçerek bahçeyi inceledi. Ancak akıllarına takılan asıl şey bahçe değil, o halıydı. Çünkü halı yeni yıkanmıştı.
“ÇOK YORULDUM” DEMİŞ
Dedektifler halının kime ait olduğunu araştırdı. Apartman sakinlerinden biri, halının birinci katta oturan kadına ait olduğunu söyledi. Üstelik komşularına annesinin evine giderken “Çok yoruldum” dediğini de anlattı. Daha da ilginç olan, bu kadının öldürülen Fatma Hanım’ın tam karşı dairesinde oturmasıydı. Bu bilgi üzerine ekipler kadını annesinin evinden alarak Cinayet Büro Amirliği’ne götürdü.
EVDE TEMİZLİK YAPILMIŞTI
Kadının evinde yapılan incelemede dikkat çekici bulgular ortaya çıktı. Evde kapsamlı bir temizlik yapıldığı anlaşılıyordu. O yıllarda günümüzdeki gibi luminol incelemeleri bulunmadığından ekipler yalnızca gözle görülebilen izleri değerlendirebiliyordu. Şüpheli kadın sorguya alındı. İlk ifadesinde olayla ilgisi olmadığını söyledi. Ancak tavırları ve çelişkili anlatımları dedektiflerin dikkatini çekmişti.
ÇAPRAZ SORGUDA İTİRAF GELDİ
Adnan İlhan, o anları şöyle anlattı: “İlk sorguda her şeyi inkâr etti. Ancak biz onun olayla bağlantılı olduğuna inanıyorduk. Bu nedenle yeniden sorguya aldık. Çapraz sorgu sırasında cinayeti itiraf etti.”
HAKARET İDDİASI CİNAYETE DÖNÜŞTÜ
İtirafın ardından ortaya çıkan detaylar ise kan dondurdu. Şüpheli kadının ifadesine göre Fatma Hanım olay günü evine gelmişti. Kadın, Fatma Hanım’ın kendisini küçümseyici sözlerle aşağılayıp tahrik ettiğini öne sürdü. İddiasına göre Fatma Hanım ona: “Bak, ben zengin koca buldum. Kollarım altın bileziklerle dolu. Sen de konsomatrislik yapsan daha çok para kazanırsın.” dedi.
KAZMAYLA ÖLDÜRDÜ
Şüpheli kadın ifadesinde, bu sözlerden sonra öfkesine hâkim olamadığını anlattı. Mutfaktan aldığı kazmayla geri döndüğünü, Fatma Hanım çamaşır makinesine eğildiği sırada başına vurduğunu söyledi. Aldığı ağır darbe sonucu Fatma Hanım olay yerinde hayatını kaybetti.
CESEDİ BANYODA PARÇALADI
Cinayetin ardından panikleyen kadın, cesedi banyoya taşıdı. Burada cesedi parçalamaya başladı. Bazı parçaları yok etmek amacıyla tuvalete attı. Ancak işlemi tamamlayamayınca yoruldu. Geriye kalan parçaları çuvallara doldurdu.
ÇÖP ARABASI GELMEYİNCE PLAN BOZULDU
Katil zanlısı, ceset parçalarının bulunduğu çuvalları yakındaki çöp konteynerlerinin yanına bıraktı. Planı basitti. Sabah çöp kamyonu gelecek, çöplerle birlikte ceset parçaları da ortadan kalkacaktı. Ancak o gün beklenmedik bir şey oldu. Her gün gelen çöp kamyonu gelmedi. Sıcak havanın etkisiyle ceset parçaları kısa sürede koku yaymaya başladı. İşte mahalleliyi alarma geçiren o koku, cinayetin ortaya çıkmasını sağladı.
ÇALDIĞI ALTINLAR DA BULUNDU
Soruşturma ilerledikçe başka bir gerçek daha ortaya çıktı. Şüpheli kadın, öldürdüğü Fatma Hanım’ın kolundaki altın bilezikleri alarak satmıştı. Polis ekipleri satılan bilezikleri de buldu.Bu delil, cinayet dosyasının tamamen aydınlatılmasını sağladı.
DEHŞETİ ÇÖZEN DETAY: ISLAK HALI
Yedikule’de yaşanan bu korkunç cinayet, Cinayet Masası dedektiflerinin klasik polislik yöntemleriyle çözüldü. Ne gelişmiş laboratuvarlar vardı ne de modern kriminal teknikler... Dedektifler, mahallede yaptıkları sessiz sokak çalışması sırasında dikkatlerini çeken tek bir ayrıntının peşine düştü: Yeni yıkanmış bir halı... O halı, parçalanarak çöpe atılan Fatma Hanım’ın katiline uzanan yolun ilk ve en önemli ipucu oldu.
*Temsili fotoğraf, yapay zekayla oluşturulmuştur

