Son dönemde Kızılcık Şerbeti dizisinde canlandırdığı Işıl karakteriyle geniş kitlelerin beğenisini kazanan oyuncu Ece İrtem'in 35 yaşında hayatını kaybetmesi herkesi şoke etti. Doğum gününden yalnızca bir gün sonra, 15 Haziran'da Kadıköy'deki evinde fenalaşan genç oyuncunun ani ölümü, son yıllarda sıkça gündeme gelen genç yaşta ölüm vakalarını yeniden tartışmaya açtı.
İrtem'in ölümüne ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, kesin ölüm nedenini ortaya koyacak Adli Tıp Kurumu otopsi raporu bekleniyor. Kamuoyunda antidepresan ve alkol kullanımına ilişkin çeşitli iddialar gündeme gelirken, ilk değerlendirmelerde kalp krizi ihtimali üzerinde de duruluyor.
Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er, Türkiye'yi sarsan bu ani kaybın ardından merak edilenleri Kardiyolog Prof. Dr. Muhammed Keskin’e sordu. Prof. Keskin, hem Ece İrtem'in ölümü sonrası gündeme gelen iddiaları tıbbi açıdan değerlendirdi hem de gençlerde giderek daha fazla görülmeye başlayan ani ölüm vakalarının olası nedenlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
İrtem'in ölümünün kalp krizi değil, 'ani kardiyak ölüm' olduğunun altını çizen Prof. Keskin, antidepresan ve alkol kullanımının ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Prof. Dr. Muhammed Keskin, ani ölümlere kalp krizinin değil; ritim bozukluğu, yoğun alkol kullanımı ve pıhtılaşma durumlarının yol açtığını vurguladı.
''ANTİDEPRESAN VE ALKOL KOMBİNASYONU SİSTEMİ TAMAMEN KİLİTLER''
Toplumda en sık ihmal edilen hayati tehlikelerden birinin ilaç ve alkol etkileşimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Muhammed Keskin, ölümcül sonuçlara sebep olabileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu:
''Antidepresan ile alkolün birlikte kullanımı ölümcül sonuçlara yol açabilir. Polikliniklerde hastalarımızı en çok uyardığımız ama toplumda ne yazık ki en çok ihmal edilen konulardan biri budur. Antidepresanlar genel olarak güvenilir ilaçlardır; günümüz tıbbında çok sık ve güvenle kullanıyoruz. Ancak bu ilaçlar kesinlikle alkolle yan yana gelmemeli. Alkol tüketimi tek başına doğrudan ani ölüm yapmaz; bunu bilmemiz lazım. Fakat alkol, başka bir etkenle veya bu tarz ilaçlarla birleştiğinde ölümcül bir tetikleyiciye dönüşebilir. Hele ki kişi tek bir ilaçla yetinmeyip, doktoruna danışmadan iki antidepresanı birden alıyorsa ve bunun üzerine alkol tüketiyorsa, bu kombinasyon vücutta öngörülemeyen, sistemi tamamen kilitleyen ani bir durma riskini doğurur.''
''ECE İRTEM'İN YAŞADIĞI 'ANİ KARDİYAK ÖLÜM'DÜR''
Oyuncu Ece İrtem'in ani ölümüne neden olan durumu tıbbi açıdan değerlendiren Keskin, kalp krizi ile ritim bozukluğunun toplum tarafından sürekli karıştırıldığını söyleyerek, tabloyu gözler önüne serdi:
''Alkol ve antidepresan gibi ilaçların bir arada kontrolsüzce tüketilmesi kalpte hayati bir ritim bozukluğunu doğrudan tetikleyebilir. Burada toplumun çok sık karıştırdığı bir noktayı netleştirmem gerekiyor: Ritim bozukluğu başka bir şeydir, kalp krizi başka bir şeydir. Bizim ani ölüm yapan tek hastalığımız kalp krizi değil. Eğer bu ilaçlar ve alkol birleşimi kalbin elektrik sistemini bozarsa, bu durum bir kalp krizine değil, doğrudan ani kalp durmasına neden olur. Yani kalp, damar tıkanıklığı nedeniyle değil, elektriksel bir kaos (ritim bozukluğu) yüzünden aniden durur. Mevcut vakadaki durum net olarak bir "ani kardiyak ölüm" tablosudur.''
İKİNCİ BÜYÜK ŞÜPHE: BACAKTA OLUŞAN PIHTI, AKCİĞERİ TIKAYABİLİR
Yüksek kafein, enerji içecekleri ve alkolün kalbi hassas olan bireylerde pıhtılaşma riskini artırdığını belirten Dr. Keskin, tehlikenin boyutuna dikkat çekti:
''Bu tabloda en büyük iki şüpheli vardır: Birincisi az önce bahsettiğim ritim bozukluğu, ikincisi ise yoğun alkol tüketimiyle bacak damarlarında oluşabilecek pıhtılaşmadır. Bu pıhtı bacakta kalmaz, kanla birlikte akciğere gider ve akciğeri tıkayarak ani ölüme yol açar. Risk elbette bu tür zararlı kombinasyonları tüketen genç yaş gruplarında ve kalbi bu tür etkileşimlere hassas olan bireylerde çok daha yüksektir.''
Son dönemde 20-30'lu yaşlarda görülen ani ölüm artışlarını değerlendiren Keskin, şunları söyledi:
''Açık konuşmak gerekirse, genç bir insanda, mesela Ece Hanım gibi 35 yaşında birinde doğrudan kalp krizi tablosu çıkarsa bu bizim için şaşırtıcı olur. Çünkü genç yaşta ani ölümlerin dağılımına baktığımızda ibre her zaman klasik kalp krizini göstermez. Şu an elimizdeki klinik verilere dayanarak konuşursak, bu yaş grubundaki ani ölümlerin arkasında kalp krizinden ziyade iki büyük sebep ararız: 1. Ritim bozuklukları: Kalbin elektrik sisteminin aniden iflas etmesi. 2. Yoğun alkol ve pıhtılaşma: Yoğun alkol tüketimi sonucu bacak damarlarında pıhtı oluşması ve bu pıhtının akciğer damarlarını aniden tıkaması (emboli). Haberlerde 20'li, 30'lu yaşlarda sıkça duyduğunuz o "kalp krizi" vakalarının birçoğu aslında kalp krizi değil, bu bahsettiğim ritim bozuklukları veya pıhtı atması sonucu yaşanan ani kalp durmalarıdır. Tabii ki yaşam tarzı hataları, ilaçların alkolle fütursuzca karıştırılması ve uyarılarımızın ihmal edilmesi de son yıllarda bu acı haberleri daha sık duymamızın en büyük nedenidir.''
Hastalığın hiçbir belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerleyebileceğini söyleyen Dr. Keskin, tanı kriterini paylaştı:
''Daha önce şikayeti olmayan birinin bile ani kalp durması yaşayabilir. Zaten "ani" dememizin sebebi de budur. Hiçbir ön belirti vermeden, saniyeler içinde süreç tamamlanabilir. Ancak burada çok önemli bir ayırıcı tanı kriterimiz var. Eğer bir insanda ani ölümün arkasındaki sebep kalp krizi ise, o kişide mutlaka ama mutlaka belirgin bir göğüs ağrısı olur. Yani kalp krizi ağrısız, sızısız, tamamen gizli ilerlemez; o göğüs ağrısını hasta hisseder. Fakat eğer hastalık göğüs ağrısı yapmayan, sinsi ilerleyen bir ritim bozukluğuysa veya yoğun alkolün tetiklediği, bacak damarından sessizce kopup gelen bir pıhtılaşmaysa, işte o zaman hiçbir alarm belirtisi alamazsınız. Pıhtı akciğeri tıkar veya ritim bozukluğu kalbin şalterini indirir; kişi hiçbir şey anlamadan ani kardiyak ölüm tablosuyla hayatını kaybeder. Ece İrtem vakasında da durumun kalp krizinden ziyade bu sinsi aritmi veya pıhtı ihtimallerini güçlü kılmasının sebebi, tam olarak bu belirtisiz, ani gelişen doğasıdır.''