Maxwell Tilse İstanbul siluetini minyatüre taşıdı
Sidney doğumlu illüstratör Maxwell Tilse, gezdiği şehirlerin ikonik yapılarını birkaç santimetrelik elle çizimlere dönüştürüyor. Sanatçı son durağı İstanbul’da Ayasofya ve Sultanahmet’in karmaşık silyetiyle karşılaştı; minarelerin ince ve sivri formları, projenin en zorlu kısmını oluşturdu.
Gzt
16
Avustralya’nın Sidney kentinden illüstratör Maxwell Tilse, dünyanın dört bir yanındaki tanınmış yapıları küçük boyutlu çizimlere indirgeyen çalışmalarıyla tanınıyor. Sanatçı, gezdiği şehirlerin ikonik mimari yapılarını birkaç santimetrelik kâğıt parçalarına aktarıyor, ardından bu minik çizimleri gerçek binanın tam önünde tutarak fotoğraflıyor. Böylece çizim ile gerçeklik aynı karede buluşuyor; perspektif, ışık ve oran tek bir anda hizalanıyor.Üniversiteyi bırakıp yola çıkmışKendi kendini yetiştiren sanatçının bu yolculuğu, Sidney’de üniversiteyi bırakıp sırt çantasıyla Avrupa’yı dolaşmaya başlamasıyla şekillenmiş. Tilse, gezdiği yerleri çizimlerden oluşan bir günlükte belgeleyerek ve elle çizdiği kartpostalları satarak ilerlemiş. Çalışmalarının tamamı elle yapılıyor; süreçte hiçbir dijital müdahale bulunmuyor. Sanatçı çizimlerini çoğunlukla mürekkep ve uç kullanarak üretiyor.En zorlu durak İstanbul olduTilse’nin son durağı İstanbul’a gelince işin güçlüğü de katlanıyor. Sanatçının kendi ifadesiyle en çetin kısım, ince, uzun ve sivri formlarıyla minareler oluyor; bu yapıları düz ve kopmadan kesmek ciddi bir sabır gerektiriyor. Buna bir de Ayasofya ile Sultanahmet’in yoğun silyetini birkaç santimetreye sığdırma çabası ekleniyor.Tek çizim 50 saate kadar sürebiliyorSanatçının ayrıntıya verdiği önem, üretim sürecini de uzatıyor. Tek bir çizim 50 saate kadar zaman alabiliyor. Tilse bu çalışmaları çoğunlukla sokakta, çizdiği yapının tam karşısında oturarak tamamlıyor. Yerinde çalışmayı tercih etmesinin nedeni, her binanın taşıdığı tarihten doğrudan ilham alabilmesi.
Kaynağa Git