Küresel enerji piyasalarının en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı için hazırlanan yeni senaryo, dünya ekonomisindeki kırılganlığı gözler önüne serdi. Boğazın uzun süre kapalı kalması hâlinde petrol ve doğal gaz fiyatlarının sıçrayabileceği; ABD’de enflasyonun yüzde 5’e yaklaşabileceği, Avrupa’da ise stagflasyon ve resesyon riskinin güçlenebileceği belirtildi.
DÜNYANIN EN KRİTİK ENERJİ KORİDORU
Hürmüz Boğazı; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Irak, Bahreyn ve İran’ın enerji ihracatında hayati rol oynuyor.
Uluslararası Enerji Ajansına göre 2025’te boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçti. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine karşılık geliyor. Boğaz ayrıca dünya sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birini taşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı
ANA SENARYODA KALICI KAPANMA BEKLENMİYOR
Capital Economics, temel senaryosunda enerji sevkiyatındaki aksamanın uzun süre devam etmeyeceğini öngörüyor.
Bu tahmine göre Brent petrolün üçüncü çeyrek sonunda 80 dolar, yıl sonunda ise 75 dolar civarında bulunması bekleniyor. Opsiyon piyasalarındaki fiyatlamalar da yatırımcıların kalıcı kapanmadan çok geçici kesinti ihtimalini öne çıkardığını gösteriyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi de 18 Haziran’daki mutabakatın ardından Hürmüz’de gemi trafiğinin arttığını, üretim ve ticaret akışlarının yıl sonuna doğru normalleşebileceğini belirtiyor. Kurumun üçüncü çeyrek Brent tahmini 74 dolar seviyesinde bulunuyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi
İLK ŞOKTA PETROL 120 DOLARA YAKLAŞABİLİR
Boğazdaki geçişlerin yeniden durması hâlinde piyasanın ilk tepkisinin sert olabileceği değerlendiriliyor.
Enerji sevkiyatındaki uzun süreli bir kesintinin Brent petrolü ilk aşamada 120 dolara yaklaştırabileceği hesaplanıyor. Stokların hızla azalması ve alternatif güzergâhların yetersiz kalması durumunda fiyat artışının ikinci aşamaya taşınabileceği belirtiliyor.
EN KÖTÜ SENARYODA 150 DOLAR
Kapanmanın aylarca sürmesi ve bölgedeki enerji altyapısının zarar görmesi durumunda Brent petrolün 150 dolara kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.
Capital Economics’in daha önce yayımladığı ağır şok senaryosunda da üç ay süren çatışma ve üretim kapasitesindeki kalıcı hasarın petrolü 150 dolara taşıyabileceği değerlendirilmişti. Capital Economics
Avrupa doğal gazının megavatsaat başına 54 Euro’dan 90 Euro’ya çıkması da olumsuz senaryoda öne çıkan bir diğer risk olarak gösteriliyor.
ALTERNATİF BORU HATLARI YETERLİ OLMAYABİLİR
Körfez ülkeleri, Hürmüz üzerinden yapılan sevkiyatın bir bölümünü farklı boru hatlarına yönlendirebiliyor. Ancak mevcut altyapının tam kapanmanın oluşturacağı kaybı karşılaması mümkün görünmüyor.
Uluslararası Enerji Ajansı, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden kullanılabilecek alternatif kapasitenin günlük yaklaşık 3,5 ila 5,5 milyon varille sınırlı olduğunu belirtiyor. Buna karşılık Hürmüz’den geçen toplam petrol miktarı günlük yaklaşık 20 milyon varili buluyor.
Özellikle Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin LNG ihracatı için deniz yolunun yerini alabilecek yeterli bir alternatif bulunmuyor.
PETROL STOKLARI KRİTİK TAMPON GÖREVİ GÖRÜYOR
Enerji krizinin ilk etkileri stratejik ve ticari petrol stokları kullanılarak sınırlanabilir. Ancak kesintinin uzaması hâlinde bu koruma giderek zayıflayacak.
Uluslararası Enerji Ajansı ülkeleri, mart ayında Orta Doğu kaynaklı arz kaybına karşı 400 milyon varillik acil stokun piyasaya sunulmasına karar vermişti. Kurum, düzenli Hürmüz trafiğinin yeniden başlamamasının stoklarla kalıcı biçimde telafi edilemeyeceğini vurgulamıştı. IEA acil stok kararı
ABD’DE ENFLASYON YÜZDE 5’E YAKLAŞABİLİR
Petrolün 150 dolar seviyesine ulaşması, ABD’de benzin ve ulaşım maliyetleri üzerinden tüketici fiyatlarını yeniden hızlandırabilir.
Olumsuz senaryoda ABD enflasyonunun yüzde 5’e yaklaşabileceği, 2026 büyümesinin yüzde 2,2’den yüzde 1,7’ye gerileyebileceği tahmin ediliyor. Yılın ikinci yarısındaki büyüme hızının ise yüzde 1’in altına inebileceği değerlendiriliyor.
AVRUPA’DA STAGFLASYON TEHLİKESİ
Enerji ithalatına daha bağımlı olan Avrupa’nın, olası şoktan ABD’ye göre daha sert etkilenebileceği belirtiliyor.
Euro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin durma noktasına gelmesi ve enflasyonun yüzde 6’yı aşması bekleniyor. İngiltere’de ise enflasyonun yüzde 7’ye ulaşabileceği ve ekonominin resesyon baskısıyla karşılaşabileceği hesaplanıyor.
Yüksek enflasyon ile zayıf büyümenin aynı anda görülmesi, Avrupa’da stagflasyon riskini güçlendirebilir.
ASYA EKONOMİLERİ DE DARBE ALABİLİR
Hürmüz’den taşınan petrolün yaklaşık yüzde 80’i Asya pazarlarına gidiyor. Bu nedenle boğazdaki uzun süreli bir kapanmanın Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore üzerinde doğrudan etkili olması bekleniyor.
Çin’in petrol stoklarını kullanarak piyasa üzerindeki baskıyı azaltmaya çalışabileceği ancak bu yöntemin uzun süre devam ettirilemeyeceği ifade ediliyor.
Hindistan’ın 2026 büyüme tahmininin de olumsuz senaryoda yüzde 6,5’ten yüzde 5,5’e gerileyebileceği öngörülüyor.
MERKEZ BANKALARI FAİZ ARTIRMAK ZORUNDA KALABİLİR
Enerji maliyetlerinin ulaşımdan gıdaya, sanayiden ücretlere kadar ekonominin geneline yayılması, merkez bankalarının önündeki seçenekleri daraltabilir.
Capital Economics’in olumsuz senaryosunda yıl sonu politika faizlerinin ABD’de yüzde 4,63’e, Euro Bölgesi’nde yüzde 3,25’e ve İngiltere’de yüzde 4,75’e çıkabileceği tahmin ediliyor.
Bu tablo, büyüme zayıflamasına rağmen merkez bankalarının enflasyonu kontrol etmek için yeniden faiz artırabileceği anlamına geliyor.
150 DOLAR TEMEL TAHMİN DEĞİL, RİSK SENARYOSU
Petrolün 150 dolara çıkması, Capital Economics’in ana beklentisini değil; Hürmüz’ün uzun süre kapalı kalması, alternatif yolların yetersizleşmesi ve stokların hızla tükenmesi üzerine kurulan ağır risk senaryosunu yansıtıyor.