Ana içeriğe geç

İran’ı 36 yıl yöneten adam... İşkenceden iktidara Hamaney

İRAN’ın dini lideri Ali Hamaney, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettikten aylar sonra törenle toprağa veriliyor.

İran’ı 36 yıl yöneten adam... İşkenceden iktidara Hamaney
Hürriyet
16

5 gün sürecek törenleri takip için geldiğimiz İran’da, Hamaney’in bir portresini de hazırladık.

EVDE TÜRKÇE KONUŞUYORDU

1938’de Meşhed’de sekiz çocuklu fakir bir din adamı ailesinde dünyaya gelen Hamaney, ilk dini eğitimini Necef doğumlu ve fasih Arapça konuşan annesinden aldı. Babası Azerbaycan Türklerindendi. Soyadını da ailesinin geldiği Azerbaycan sınırındaki Hamaney kasabasından alıyordu. Kendisi de “Anadilim Türkçedir, evimizde Türkçe konuşulurdu” sözleriyle bunu sık sık dile getiriyordu.

HUMEYNİ’NİN ÖĞRENCİSİYDİ

Başarılı bir öğrenciydi. Meşhed, Necef ve Kum’daki medreselerde eğitim gördü. Sadece dini ilimlerle değil, dünya edebiyatıyla da ilgilendi. Özellikle Fransız anarşist yazar Michael Zevaco’nun saray entrikaları ve gizli örgütleri anlatan “Pardalyan” romanlarına hayrandı. Kum’da ise 1958’de tanıştığı İmam Humeyni’nin öğrencisi ve en güvendiği isimlerden biri haline geldi. Humeyni, Şah rejimine karşı ‘kıyam’ başlattığı 1963’teki meşhur vaazını yaparken Hamaney de oradaydı.

DEFALARCA İŞKENCE GÖRDÜ

Hamaney, 1979’daki devrime kadar defalarca tutuklandı. Şah’ın istihbarat örgütü SAVAK’ın cezaevlerinde gördüğü işkenceleri daha sonra “Zindan ve Sürgün Hatıraları” adlı otobiyografisinde anlattı. İlk tutuklandığında en büyük korkusunun, tutukluların sakallarının su ve sabunsuz şekilde kesildiğine dair anlatılanlar olduğunu yazmıştı. Devrimden sonra ise kendisine işkence yapan gardiyanlardan biriyle yüz yüze geldi. Cezaevinde Mors Alfabesi de öğrendi. Duvarlara belli ritimlerle vurarak yan hücrelerdeki arkadaşlarıyla haberleşiyordu.

EN BÜYÜK ADAY DEĞİLDİ

1979 devriminden sonra Humeyni’nin çağrısıyla yeni yönetimde görev aldı ve Tahran’ın cuma imamı oldu. 27 Haziran 1981’de verdiği vaaz sırasında düzenlenen bombalı suikasttan ağır yaralı kurtuldu; bir kolu felç kaldı. Bu olaydan sonra “Şehid-i Zende” (Yaşayan Şehit) diye anılmaya başlandı. Aynı yıl cumhurbaşkanı seçildi. 1989’da Humeyni’nin ölümünün ardından dini liderlik makamına geçti. Başlangıçta en güçlü aday olarak görülmese de zamanla İran’daki bütün güç merkezlerini kendi otoritesi altında topladı ve 28 Şubat’taki ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybedene kadar ülkenin tartışmasız en etkili ismi olarak kaldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler