Eskişehir'in Çifteler ilçesinde yaklaşık 57 varisi olan 48 dönümlük tarlanın usulsüz satıldığı iddia ediliyor. Varislerin bazılarından vekaletname toplayıp dava açan İlker Gültekin, yaklaşık 2 buçuk yıldır hukuk mücadelesi veriyor.
Bahse konu tarla, Çifteler ilçesine bağlı Erbab Mahallesi'nde bulunuyor. İddiaya göre, 55 yaşındaki İlker Gültekin'in annesinin de aralarında olduğu yaklaşık 57 varisi bulunan tarla, geçtiğimiz yıllarda usulsüz bir şekilde satıldı. Yaklaşık 3 milyon 500 bin TL değerindeki tarlanın 5 kişiye satıldığı öne sürülürken, varislerden vekaletname toplayan Gültekin, konuyla ilgili dava açtı. Hukuk mücadelesini sürdüren Gültekin, Çifteler ilçesinde benzer olayların yaşandığını tespit ettiklerini ve bunun bir çetenin işi olduğundan şüphelendiklerini belirtti.
"Tapu müdürlüklerindeki adamlarının marifetiyle usulsüz satışlar gerçekleştiriyorlar"
Olayın detaylarını anlatan İlker Gültekin, "35 yıldır ben Eskişehir dışındaydım. Eskişehirliyim ama son üç yıldır tekrar işleri tasfiye ettim, geldim Eskişehir'e yerleştim. Bizim burada 60 yıla dayanan bir problemimiz var. Büyüklerimizden kalan tarlalar var, arsalar var. Bunlardan bazıları için ben uğraşayım dedim, elim de boş. Daha önce rahmetli dayım uğraşmış, hitama erdirememiş, neticeye varamamış çünkü çok varisli. 55 tane varis var, geçenlerde bir kaybımız oldu, 57'ye yükseldi varisler. Aile de biraz dağınık; Türkiye içinde var, Avrupa'da var, Amerika'da var. Şimdi bunlara ulaşmak zor oluyor. Böyle problemli işlerde de fırsatçılar türemişler, ortaya çıkmışlar ve tapularda da, tapu müdürlüklerinde de adamları var. Onların marifetiyle, onların üzerinden sahte, usulsüz satışlar gerçekleştiriyorlar. Bizim başımıza gelen de bu" dedi.
"Bizim tarla şu anda beşinci kişinin elinde"
Usulsüz satışı söz konusu olan tarlanın 48 dönümlük bir alan olduğunu dile getiren Gültekin, "Bu, tapudan da birinin yardımıyla oluyor. Biz bu arada tabii bütün mahkemelerimizi açtık. Ben 2,5 senedir bu işlerle uğraşıyorum. Bir de eskilerde bu tür olaylar çok yaşanıyor. Bizim büyük amcamızdan kalmış bu, 60'lı yıllarda. Bir yerde ismi Mustafa diye geçiyor, bir yerde Muttalip; iki ismi de kullanmış. İsim birleştirme, isim tashihi davaları açtık, onları kazandık. Varislerin belirlenmesi için, bu malların bize intikali için davalar açtık, kazandık. Bizim davaları kazanmamızın akabinde tapu müdürlüğünden bize bir belge geldi. O belgede, size ait olduğu mahkeme kayıtlarıyla sabit olan şu tarlanın usulsüz bir şekilde falan kişiye satıldığı belirtiliyor. Aynı isimde birisi bulunuyor, onun yardımıyla, marifetiyle hemen aynı gün ikinci kişiye satılıyor. Ertesi gün bir başkasına satılıyor, 15 gün sonra bir başkasına satılıyor, birkaç ay sonra bir başkasına satılıyor. Bizim tarla şu anda beşinci kişinin elinde" şeklinde konuştu.
"Çifteler'de buna benzer başka olaylar da olmuş"
Usulsüz satışta tarla için kaç lira talep edildiğini bilmediklerini söyleyen Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarlanın aşağı yukarı bir ederi var, onu biliyoruz. Kaç liraya satıldığının hiçbir önemi yok. Burada devlet şöyle hareket ediyor; 'Tamam, burada biz usulsüz satışı tespit ettik, sizin mahkemeniz de sonuçlandı, sizin mahkemeniz devam ederken bunlar satış yapmışlar ama mahkeme kayıtlarıyla ortada, tarla size ait. Ancak bu bir çetenin işi olabilir fakat son alan kişi masum olabilir. Onun da haklarının muhafazasını korumak için biz ona da soruyoruz, bu tebligatı ona da gönderdik. Sizin olduğu belli tarlanın, siz tapu iptal davası açabilirsiniz.' Daha sonra biz tedbir koydurma yönünde hareket ettik, tapu iptal davamızı açtık. Devletin refleksi böyle, siz tekrar kendi malınızı, gasp edilen malınızı almak için tekrar bir hukuki mücadele başlatıyorsunuz. Bu da yıllar sürüyor, yıllar alıyor. Ondan sonra biraz inceledik de açıkçası; Çifteler tapusunda aynı memurun bu türden başka satışlara da karıştığı ve tapu müdürünün izinli olduğu günlerde, imza yetkisini kullanarak usulsüz satışlar yaptığı tespit edilmiş. Silsileyi takip ettiğimizde Mersin'e kadar ulaştık. Bir çetenin işi olduğu aşikar."
İlker Gültekin ayrıca, bu tür çetelerin mahkeme süreci yıllara yayılan, çok varisli ve çözümü zor görünen tarla ve arsalara özellikle konsantre olduklarını vurguladı. - ESKİŞEHİR