Budapeşte yönetimi, büyük çoğunluğu Ukrayna’nın batısındaki Zakarpatya bölgesinde yaşayan Macarların eğitim dili ve kültürel haklarına ilişkin Ukrayna ile üç haftalık yoğun müzakerelerin ardından "tarihi bir anlaşmaya" varıldığını açıkladı. Bu uzlaşıyla birlikte Kiev, azınlık okullarının yeniden açılması ve Macarcanın eğitim dili, iç iletişim ve idari işlerde kullanılmasını taahhüt ederken; Macar nüfusunun yüzde 10’u aştığı yerleşim yerlerinde ulusal sembollerin kullanımının ve siyasetin Macarca yapılmasının önünü açtı.
Etnik Macarların azınlık hakları, uzun süredir iki ülke arasında bir anlaşmazlık noktası olarak duruyor ve Viktor Orban liderliğindeki önceki Macar hükümeti tarafından Ukrayna’nın AB’ye katılım sürecini bloke etmek için başarıyla kullanılıyordu. Özellikle 2017’den itibaren Kiev’e karşı düşmanca bir tavır benimseyen ve Nisan ayındaki seçim kampanyasında Ukrayna’yı "Macaristan’a tehdit" olarak sunan Orban yönetiminin bu politikasından keskin bir kopuş yaşandı.
Berlin merkezli DGAP araştırma enstitüsünde kıdemli araştırmacı olan Andras Racz, "mutlak bir dönüm noktası" olarak değerlendirdiği anlaşmayı, her iki tarafın da önemli ve stratejik tavizler verdiğini belirterek, "Bu anlaşma, siyasi irade varsa değişimin mümkün olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.
AZINLIK NÜFUSU SAVAŞLA BİRLİKTE ERİDİ
Uzmanlar, Kiev’in verdiği bu tavizlerin aslında çok da zorlayıcı olmadığının altını çizdi. Rusya’nın işgalinden bu yana Ukrayna’daki Macar azınlığın nüfusu dramatik bir şekilde azaldı ve Macar tarafının sıkça dile getirdiği 100 bin rakamının oldukça altına düştü. Hatta bazı analistler, mevcut durumda Macaristan’da yaşayan Ukraynalıların sayısının Ukrayna’daki etnik Macarlardan daha fazla olduğuna dikkat çekti.