Daha önce kaleme aldığı yazı ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun "mutlak butlan" ile CHP Genel Başkanlığı’na atanmasını sert bir dille eleştiren şair Şükrü Erbaş, 2. bir yazı kaleme alarak tepkisini daha da büyüttü.
Erbaş, Kılıçdaroğlu’na hitaben yazdığı yazıda, "Haydi intihar etmeyelim ama ben şiiri bırakayım, sen de siyaseti, ne dersin?" önerisinde bulundu.
"SİYASET LONCASININ PLASTİK GÜLÜ"
Kılıçdaroğlu için “Sevgi bizim dinimiz”den, “nefret benim dinim”e nasıl geldin sen… Siyaset loncasının plastik gülü, Tom’un monarşi meleği!” ifadesini kullanan Erbaş, “Yakutistan’da, senin gibi hırslarını düşkünler pazarına tutanlara “oturduğun koltuğun altında kal” diyorlar, duymuş muydun? Bence yeter! Kinini, pornografik bir hazla iskeletine kadar sergiledin. Ülke günlerdir küfrediyor. Yeminle, sana bile yazık! ”diye yazdı.
"PARTİYİ SONUNDA GERÇEKTEN ‘CE-HA-PE’ YAPTIN!"
Şükrü Erbaş'ın "Bay Kemal'e bir nafile yazı daha… Ben şiiri bırakayım sen de siyaseti, ne dersin?" başlıklı mektubundan bazı kesitler şu şekildedir:
"Seni sevmeyenler bile utanmaya başladı; bomboş bir binaya girip çıkıyorsun, bu nasıl bir haz, nasıl bir ‘yüce’ görev! Partiyi sonunda gerçekten ‘CE-HA-PE’ yaptın!
Ey değer bilmez narsist! Bunca küçük adam seni neden bu kadar seviyor?
Masum uykun kaldı mı kötü insanların sevinci?
Çiçek Pasajı’nda bir meyhanenin duvarına çerçeveletip asmışlardı: “Çan, içi boş olduğu için çok ses çıkarır.” Çevrendeki siyaset süprüntülerine bir bakar mısın?
Ne kutsal bir görevin var: Yüz yıllık bir cumhuriyeti, kör-topal da gitse bir demokrasiyi yıkmak sana nasip oluyor, ha gayret!
Cenazeni kaldıracak birkaç iyi insan kalsın hayatında. Hiçbir ölü yürüyerek girmiyor mezara!
Senin büyük görevlerin yanında sırası değil ya Kürtler, öğrenciler, emekliler, işsizler, kadınlar, eğitim, sağlık, kültür-sanat, adalet… açlık… bir cümlen var mı?
Cemal Süreya -ki ne yazık hemşerindi senin- Turgut Özal’a yazmıştı:
Ülkemizi sizden,
Sizi de kendi özel sıkıntılarınızdan
Kurtarmak için
Arkadaşım Muzaffer Buyrukçu’yla
Bir önerimiz var:
İntihar etmelisiniz!
Ben ve Buyrukçu bu konuda
Dostça omuz veriyoruz size.
Gelin, halkın önünde,
Üçümüz birlikte intihar edelim.
Yer: Kadıköy eski iskelesinin önü,
Günü ve saatini siz saptayın.
Ülkemiz sizden kurtulsun,
Biz de işe yaramış olalım.
Haydi intihar etmeyelim ama ben şiiri bırakayım, sen de siyaseti, ne dersin?"