Artı Gerçek- Antep'te restorasyon projeleriyle gündeme gelen tarihi Bey Mahallesi'ndeki tescilli Ermeni konakları, ticari işletmelere dönüştürülüyor.
KÜLTÜREL MİRAS TEHDİT ALTINDA
Özgün sivil mimari dokusunu barındıran tarihi Bey Mahallesi'ndeki hareketlilik, tarihsel kimliği ve kültürel mirası tehdit ediyor. Ermeni taş ustalarının elinden çıkan tescilli konaklar, kültürel koruma projeleriyle geleceğe taşınmaktan ziyade, hızla ticari işletmelere dönüyor.
ERMENİ TAŞ USTALARININ İZLERİ
Tarihsel olarak Ermeni nüfusunun yoğun yaşadığı ve kentin sosyo-kültürel belleğinde derin izler bırakan Bey Mahallesi, mimari karakterini bu dönemde şekillenen taş işçiliğine borçlu. Bölgeye özgü 'havara' ve 'keymıh' taşlarıyla inşa edilen, dış dünyaya kapalı ancak geniş avlulara açılan yüksek duvarlı konaklar, yalnızca birer yapı değil, dönemin toplumsal yaşam ritmini ve mekânsal hafızasını günümüze taşıyan birer belge niteliğinde. Ancak son yıllarda kentsel sit alanı ilan edilerek yürütülen dönüşüm projeleri, bu yapıların tarihsel bağlamından koparılması riskini beraberinde getiriyor.
İNSANSIZLAŞTIRMA VE TİCARİLEŞTİRME
Bölgede yürütülen restorasyon süreçleri, aslına uygun koruma ve kamusal hafızayı canlandırma iddiası taşısa da pratik uygulamalar mahallenin insansızlaşmasına ve ticarileşmesine yol açıyor. Yapılan müdahalelerin ardından, konaklar hızla kafe, restoran, butik otel ve eğlence mekanlarına dönüştürülüyor.
YAPILARIN MİMARİ RUHU GÖLGELENİYOR
Yüzyıllık yaşam alanlarının ticari birer meta haline getirilmesi, yapıların tarihsel işlevini ve mimari ruhunu gölgeliyor. Ermeni evlerinin özgün iç mekan tasarımları, ticari kaygılarla yapılan dekoratif müdahalelerle yapısal tahribata açık hale geliyor. Yükselen mülk değerleri ve ticarileşme baskısı, mahallenin eski sakinlerinin ve yerel ailelerin bölgeden uzaklaşmasına neden oluyor. Yaşayan bir mahalle dokusu, yerini akşamları ışıkları sönen, sadece günübirlik turistlerin uğradığı yapay bir vitrine bırakıyor.
KENTİN HAFIZA MEKANI RANTA AÇILIYOR
Deprem yaralarını sarmaya çalışan kentin hafıza merkezlerinden biri olan Bey Mahallesi genelinde yaşanan bu ticari dönüşüm, yerel yönetimlerin koruma politikalarına da ışık tutuyor. Tarihi yapıların kamusal fayda gözetilmeden ticari ranta açılması, kentin çok kültürlü geçmişine ait izlerin zamanla silinmesi tehlikesini doğuruyor. Kültürel mirasın gerçek anlamda korunabilmesi için koruma projelerinin ticari odaklı yaklaşımlardan arındırılması; kent hafızasını, tarihsel kimliği ve mahalle yaşamını merkezine alan kamusal bir denetim mekanizmasının gerekliliği bir gerçeklik olarak duruyor. (MEZOPOTAMYA AJANSI)