Ana içeriğe geç

İyonya’nın kalbi tehdit altında! Panionion kurtarılmayı bekliyor

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan ve Antik Çağ’da İyon kentlerini tek çatı altında toplayarak dönemin en büyük siyasi oluşumlarından birine ev sahipliği yapan Panionion, günümüzde ciddi bir fiziki tahribatla karşı karşıya.

İyonya’nın kalbi tehdit altında! Panionion kurtarılmayı bekliyor
Aydınlık
16

Aydın’ın Kuşadası ilçesine bağlı Güzelçamlı sınırları içerisinde, antik dönemdeki adıyla Mykale, günümüzdeki adıyla Samson Dağı’nın kuzey yamacında yer alan Panionion, Antik Çağ’ın en stratejik toplanma merkezlerinden biriydi. Miletos, Ephesos, Priene, Phokaia ve Smyrna gibi Batı Anadolu’nun en güçlü 13 şehir devletinin ortak meclisi olan alan, siyasi kimliğinin yanı sıra tarihi ve kültürel ağırlığıyla da öne çıkıyordu. Günümüzde ise bu büyük miras, en temel çevre ve güvenlik önlemlerinden yoksun bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor.

İyonya’nın kalbi tehdit altında! Panionion kurtarılmayı bekliyor - Resim : 1

MİTOLOJİK KÖKENİ VE POSEİDON İNANCI

Panionion, tarihi bir meclis olmasının ötesinde mitolojik ve dinsel açıdan İyonlar için en kutsal merkez konumundaydı. Kent, mitolojide denizlerin, depremlerin ve atların tanrısı olan Poseidon Helikonios’a adanmıştı. İyonların Anadolu’ya göç etmeden önceki anavatanları olan Mora Yarımadası’ndaki Helike kentinden getirdikleri bu inanç, Panionion’da görkemli festivallerle yaşatıldı.

Antik kaynaklar, Panionia adı verilen bu festivallerde Poseidon’a boğa kurban edildiğini aktarıyor. Ritüel sırasında kurban edilen boğanın böğürmesi, Poseidon’un depremleri ve denizin kükremesini andırdığı için tanrının kurbanı kabul ettiğine dair bir işaret sayılıyordu. Düzenli festival ve oyunlar, Panionion’u sadece siyasi bir konsey değil, aynı zamanda kültürel bir çekim merkezi haline getiriyordu.

İYONYA’NIN SİYASİ MERKEZİ

Başlangıçta dini bir birliktelik olarak MÖ 8. yüzyılda doğan İyonya Birliği, zamanla askeri ve politik bir karaktere büründü. Priene kentinin denetiminde yönetilen toplantılar, Lidyalıların ve ardından Pers İmparatorluğu’nun Anadolu’yu işgaline karşı tarihi direniş kararlarının alındığı yer oldu.

Anadolulu tarih yazarı Herodot, bu birliğin önemini ve konumunu, Panionion’un Mykale burnunda kutsal bir yer olduğunu, kuzeye doğru baktığını, İyonların katıldıkları bir antlaşma ile Poseidon Helikonios’a adanmış bir bölge olduğunu belirterek kayıt altına alıyor. Herodot ayrıca Mykale’nin anakarada bir burun olduğunu ve Samos yönünde batıya doğru uzandığını ifade ediyor.

İyonya’nın kalbi tehdit altında! Panionion kurtarılmayı bekliyor - Resim : 2

ODEON BASAMAKLARINI OTLAR SARDI

Bu denli stratejik bir noktanın günümüzdeki durumu ise tarihi önemiyle örtüşmüyor. Güzelçamlı’da tabelaları takip ederek bölgeye ulaşanları, herhangi bir fiziki koruma bandı veya güvenlik önlemi bulunmayan bir alan karşılıyor. Antik dönemde İyon delegelerinin oturduğu ve İyonya’nın kaderinin oylandığı kayalara oyulmuş odeon basamakları, tamamen yabani otlar ve çalılarla kaplanmış durumda.

Alanın içine girildiğinde, antik taşların hemen dibinde ve doğrudan tarihi kalıntıların üzerinde ateş yakıldığı, bölgede mangal ve kamp ateşlerine ait küllerin bulunduğu görülüyor. Tarihi bir sit alanına serbestçe girilip ateş yakılabilmesi, bölgedeki güvenlik ve denetim eksiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Kuşadası Belediyesi tarafından yerleştirilen bilgilendirme tabelaları kentin tarihçesini aktarsa da, arazinin içindeki mevcut manzara bu bilgilendirmelerin ötesinde bir müdahaleye ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİ ŞART

Panionion gibi birinci derece arkeolojik sit alanlarının mülkiyeti ve ana denetimi yasa gereği Kültür ve Turizm Bakanlığının, bölgedeki kazı çalışmaları ise Aydın Müze Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunuyor. Alanın ilçe sınırları içinde yer alması Kuşadası Belediyesini, fiziki olarak çok yakınında bulunduğu Dilek Yarımadası Milli Parkı ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünü bu sürecin doğal birer paydaşı haline getiriyor.

Bu eşsiz mirasın mevcut tahribattan kurtarılması için ilgili kurumların ortak bir plan etrafında birleşmesi gerekiyor. Alanın fiziki sınırlarının güvenlik altına alınarak denetimsiz girişlerin ve ateş yakılmasının engellenmesi, tarihi dokuya zarar vermeyecek ahşap yürüyüş yolları ile yönlendirme levhalarının yapılması öncelikli adımlar olarak öne çıkıyor. Ayrıca, yabani ot temizliğinin düzenli periyotlara bağlanması ve 2004 ile 2005 yıllarında Çatallar Tepe mevkiinde tespit edilen asıl Panionion kalıntılarına yönelik arkeolojik araştırmalar için sürekli bir ödenek oluşturulması önem taşıyor. Antik kentin, hemen yanı başındaki Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın turizm rotasına eklenerek kültür turizmine kazandırılması, alanın geleceğe taşınmasını sağlayacak kalıcı çözüm olarak değerlendiriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler