İsrail’in Gazze Şeridi’nde “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölge boyunca inşa ettiği toprak setlerin toplam uzunluğunun 23 kilometreyi aştığı bildirildi. Associated Press’in uydu görüntülerine dayandırdığı analiz, geçici olması planlanan askeri işgal ayrım hattının Gazze içinde kalıcı bir sınıra dönüşebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Toprak set, İsrail ordusunun denetiminde bulunan bölgeler ile Filistinli nüfusun büyük bölümünün sıkıştığı alanları birbirinden ayırıyor. Setin uzunluğu, yaklaşık 40 kilometre uzunluğa ve 11 kilometreye varan genişliğe sahip Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasına karşılık geliyor.
İki milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı Gazze’de çalışmaların sürmesi, ateşkes anlaşması kapsamında geçici olarak belirlenen hattın kalıcılaştırılabileceği tartışmalarını beraberinde getirdi.
Associated Press, setlerin inşa edildiğini gösteren uydu görüntülerini İsrail ordusuna sundu. İsrail ordusu, “Sarı Hat” çevresinde fiziki bir engel oluşturulduğunu doğruladı.
Sarı Hat, İsrail güçlerinin Ekim 2025’te ABD desteğiyle varılan ateşkes anlaşması kapsamında çekildiği sınır olarak belirlenmişti. Anlaşmaya göre bu hattın, İsrail askerlerinin Gazze’den daha fazla geri çekilmesine kadar geçici bir ayrım bölgesi olarak kullanılması öngörülüyordu.
Ancak ateşkes anlaşmasının sonraki aşamalarının uygulanması büyük ölçüde durdu. Toprak set çalışmalarının devam etmesi, geçici hattın kalıcı bir sınır hâline getirilebileceği yönündeki kaygıları güçlendirdi.
İsrail ordusu, hat çevresinde istihbarat, gözetleme ve farklı teknolojik sistemlerin yer aldığı bir “güvenlik bölgesi” oluşturulduğunu açıkladı.
Bu uygulamayla olası sızmaların önlenmesinin, askerlerin ve Gazze yakınlarındaki İsrail yerleşimlerinin korunmasının amaçlandığı savunuldu. Ordu, setin kesin güzergâhı ve tamamlandığında ulaşacağı uzunluk hakkında ise bilgi vermedi.
İNŞAAT İKİ HAFTADA KİLOMETRELERCE İLERLEDİ
Planet Labs PBC tarafından sağlanan ve AP tarafından incelenen uydu görüntüleri, özellikle Gazze’nin güneyindeki çalışmaların hızla ilerlediğini ortaya koydu.
Refah yakınlarında 1 Temmuz’da yaklaşık 500 metre uzunluğunda olan bir setin, 15 Temmuz itibarıyla 2,4 kilometreye ulaştığı belirlendi.
Söz konusu bölüm, İsrail denetimindeki Refah’ın yıkıntıları ile yerinden edilmiş Filistinlilerin en büyük çadır kamplarından bazılarının bulunduğu El Mevasi bölgesini birbirinden ayırıyor.
Çalışmaların aynı yönde sürmesi hâlinde bu setin, Han Yunus’tan Gazze kentinin çevresine kadar uzanan yaklaşık 17 kilometrelik ana bölüme bağlanacağı değerlendiriliyor.
Yaklaşık 17 kilometrelik ana setin inşasına şubat ayında başlandığı bildirildi. Uydu görüntülerine göre 21 Haziran ile 7 Temmuz arasında, Han Yunus yakınlarındaki Beni Süheyla’nın yıkıntıları üzerine kurulan İsrail askeri üssünün çevresine bir kilometreden fazla yeni set eklendi.
Gazze’nin kuzeyinde de büyük ölçüde yıkılmış Beyt Lahiya kentinin dışında, birbirinden bağımsız daha küçük setler tespit edildi.
Setlerin kesin yüksekliği bilinmezken, bazı bölümlerin Sarı Hat olarak gösterilen alanın dışına taşmış olabileceği belirtildi.

GAZZE’NİN YARISINDAN FAZLASI İSRAİL İŞGALİ ALTINDA
Toprak setler, İsrail saldırılarında büyük ölçüde yıkılan Filistin yerleşimlerinin içinden geçiyor.
Hattın doğusunda kalan bölgelerde yerleşim alanlarının, evlerin, tarım arazilerinin ve temel altyapının geniş ölçüde yok edildiği uydu görüntülerine yansıdı.
Bölgedeki nüfusun büyük bölümü kıyı kesimine sürülürken, milyonlarca kişi aşırı kalabalık çadır kamplarında yaşıyor ve insani yardıma bağımlı durumda bulunuyor.
İsrail, Gazze Şeridi’nin yarısından fazlasını işgal etmeyi sürdürüyor. Ateşkes anlaşması, İsrail güçlerinin Gazze sınırına doğru daha fazla geri çekilmesini ve bölgeye uluslararası güvenlik gücü konuşlandırılmasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın sonraki aşamalarında ilerleme sağlanamadı.
AP’nin analizine göre Sarı Hat’ın güzergâhı sahada kesin biçimde belirlenmiş değil. Hattın bazı bölgelerde açıkça işaretlenmediği belirtilirken, İsrail ordusu sınırın daha görünür hâle getirilmesi için çalışıldığını bildirdi.
İsrail tarafı, bu çalışmanın “sürtüşmeleri azaltmayı ve sivillerin yaralanmasını önlemeyi” amaçladığını savundu.
Buna karşın hattın çevresi tehlikeli olmaya devam ediyor. İsrail askerleri, hatta yaklaşan veya hattı geçen Filistinlilere ateş açarken, ordu bu kişilerin askerler için tehdit oluşturduğunu ileri sürüyor. Ölenler arasında çocukların ve diğer sivillerin de bulunduğu belirtiliyor.
ATEŞKESTEN BU YANA 1100’DEN FAZLA FİLİSTİNLİ ÖLDÜRÜLDÜ
Associated Press’in aktardığı verilere göre ateşkesin başlamasından bu yana İsrail saldırılarında 1100’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi. Ölümlerin büyük bölümünün İsrail’in Gazze genelindeki hava saldırıları ve insansız hava aracı operasyonlarında gerçekleştiği bildirildi.
İsrail ordusu saldırıların silahlı kişileri hedef aldığını savunurken, aynı dönemde düzenlenen saldırılarda beş İsrail askerinin öldüğü belirtildi.
Ateşkes anlaşmasında yer alan İsrail askerlerinin geri çekilmesi ve uluslararası güvenlik gücünün konuşlandırılması maddeleri ise aylardır uygulanmıyor.