Ana içeriğe geç

AYM'den noterlerin çalışma düzenlemesine iptal kararı

Anayasa Mahkemesi, noterlerin tatil günlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenlenmesini öngören hüküm ile sanığa tebligat yapılamaması halinde müdafiye yapılan bildirimin yeterli sayılmasına ilişkin düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

AYM'den noterlerin çalışma düzenlemesine iptal kararı
Karar
16

Anayasa Mahkemesi (AYM), noterlerin tatil günleri ve mesai saatleri dışında çalışmalarına ilişkin esasların yönetmelikle belirlenmesini öngören düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, CHP, 7532 sayılı Noterlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı hükümlerinin iptali istemiyle AYM'ye başvurdu.

Başvuruyu değerlendiren Yüksek Mahkeme, Noterlik Kanunu'nun 52. maddesine eklenen ve noterlerin tatil günleri ile tatil saatlerinde çalışmalarının yönetmelikle düzenlenmesini öngören hükmü iptal etti. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.

ÇALIŞANLAR DİNLENME HAKKINA SAHİP

AYM kararında, Anayasa'nın 50. maddesi uyarınca çalışanların dinlenme hakkına sahip olduğu, hafta tatili ve izin haklarına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği belirtildi.

Kararda, noterliğin serbest meslek olarak yürütülmesine rağmen kamu hizmeti niteliği taşıdığı ifade edilerek, tatil günlerinde çalışmaya ilişkin kuralların yönetmelikle belirlenmesinin dinlenme hakkına sınırlama getirdiği kaydedildi.

Ayrıca, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların Anayasa'ya uygun olması gerektiği vurgulanan kararda, noterlerin tatil günlerinde çalışmasına ilişkin temel ilke ve esaslar ile genel çerçevenin kanunda yer almadığına dikkat çekildi.

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU'NDAKİ DÜZENLEME İPTAL

Öte yandan AYM, aynı kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine eklenen, "Sanığın dosyada bulunan son adresine tebligat yapılamaması veya tebligata rağmen duruşmaya katılmaması halinde müdafiye yapılan bildirimlerin yeterli sayılacağı" yönündeki düzenlemeyi de iptal etti.

Kararda, ceza yargılamasında adil yargılanma ve savunma hakkının gereği olarak, suç isnadıyla karşı karşıya bulunan kişiye savunma hakkının bizzat tanınması gerektiği vurgulandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler