Ana içeriğe geç

Var olmanın temeli dayanışma

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, dördüncü gününde de sinemanın direnişi ve dayanışmayı görünür kıldığını ortaya koydu. Yapılan panelde sektördeki dayanışma ağlarının önemi paylaşıldı.

Var olmanın temeli dayanışma
Birgün
16

Kültür Sanat Servisi

Bu yıl ‘Çiçek mi Dediniz?’ temasıyla düzenlenen 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, dördüncü gününü geride bıraktı. Festival, sinemanın bir sanat dalı olmanın ötesinde toplumsal hafızayı, direnişi ve dayanışmayı görünür kılan en güçlü araçlardan biri olduğunu izleyicilere bir kez daha kanıtladı.

Festivalde Kült Kavaklıdere Sineması’nda Prof. Dr. Mutlu Binark’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Kadın Emeği” paneli büyük ilgi gördü.

Teknik alanlardaki birikimsel eşitsizliklerin ve eril tahakkümün masaya yatırıldığı panele konuşmacı olarak katılan besteci, ses mühendisi ve ses tasarımcısı Mine Pakel, kurgucu Tuvana Simin Günay ve yazar Dr. Aysun Öner, sektörde kadın olarak var olabilmek için verdikleri mücadeleleri, karşılaştıkları engelleri ve dayanışma ağlarının önemini paylaştı.

ÖRGÜTLENMEK GEREKLİ

Konuşmacılardan Mine Pakel meslek hayatının ilk yıllarında karşılaştığı engelleri ve emeğinin maddi karşılığını almakta yaşadığı zorlukları aktardı. Kurgucu Tuvana Simin Günay ise teknik konularda kadınlara daha az güvenildiğini ve zaman zaman maruz kaldığı "mansplaining" tavırlarını paylaştı. Öner ise sinema sektöründe kadınların daha işe girmeden ağır ekipman bahanesiyle uzak tutulduğunu, stajyer ya da asistan pozisyonlarında ücretsiz emek sömürüsüne maruz bırakıldığını vurguladı.

Sektördeki taciz ve ayrımcılığa karşı kurulan "Susma Bitsin" ile Kurgucular Dayanışması (KUDA) gibi oluşumların da ele alındığı panelde, sinemada eşitlikçi bir gelecek için örgütlenmenin ve güçlü dayanışma ağları kurmanın önemi bir kez daha vurgulandı.

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nin 4'üncü gününde düzenlenen etkinlikler şu şekildeydi:

Farklı kıtalardan kadın yönetmenlerin deneysel işlerini sunan Dünyadan Kısa Yansımalar seçkisi ile Xiaolu Guo, Andrea Luka Zimmerman ve Mania Akbari’nin ortak yönettiği Dönüşün Üç Yolu izleyiciyle buluştu.

Sophie Heldman’ın yönettiği Jane Cumming’in Eğitimi filminin ardından yapımcı Nadira Murray ile tarihi adalet mücadelesi üzerine bir söyleşi yapıldı. Aynı seansta Farnoosh Samadi imzalı Düşler ve Umutlar Arasında filmi de gösterildi.

Emmy ödüllü Lorena Luciano’nun Katolik Kilisesi’ndeki istismarı anlatan Rahibeler Vatikan’a Karşı belgeseli sonrası yapımcı Filippo Piscopo ve Rahibe Vida’nın katılımıyla duygusal bir söyleşi gerçekleşti. Lucia Murat imzalı Bana Anlatılan Anılar gösteriminin ardından da yönetmenle bir söyleşi yapıldı.

Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın yönettiği Kuru Taşın Başı ve Bérangère McNeese imzalı Gökteki Kızlar izleyiciyle buluştu. Gösterim sonrası Ustaoğlu ve Heinz ile sohbet gerçekleştirildi.

Yulia Lokshina’nın yönettiği Cennetin Yakınında ve Lucia Murat’ın politik filmi Oyun Vakti günün kapanışını yaptı. Her iki filmin ardından yönetmen katılımlı söyleşiler düzenlendi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler