Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımda İstanbul deprem ile ilgili sıkça dile getirilen "250 yıllık gerilim M7 ve üzeri deprem üretir" görüşü hakkında açıklamalarda bulundu.

Bektaş, Ana Marmara Fayı'nın yılda yaklaşık 20 milimetrelik göreli hareketinin basit bir hesapla 250 senede yaklaşık 5 metrelik kayma açığı oluşturduğunu ve bunun tek parça kırılması halinde 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem üretmesinin teorik olarak mümkün görüldüğünü belirtti.
Fakat bu yaklaşımın tek başına doğru kabul edilemeyeceğini söyleyen Bektaş, hesabın eksik kalabileceğini ifade etti.

'GERİLİMİN TAMAMI SİSMİK ENERJİYE DÖNÜŞMEZ'
Bektaş'a göre fay hattında biriken gerilimin tamamı deprem sırasında açığa çıkmıyor. Gerilimin bir bölümü farklı jeolojik mekanizmalarla zaman içinde boşalabiliyor.
Paylaşımında bu duruma sebep olan etkenlerden bahseden Bektaş, derin çukurlar çevresindeki yan fayların deformasyonun bir kısmını üstlenebileceğini, bazı fay kesimlerinde görülen "creep" (yavaş kayma) hareketinin gerilimi deprem oluşturmadan azaltabileceğini belirtti.

Öte yandan deprem esnasında biriken enerjinin tamamının sismik enerjiye dönüşmediğini ifade eden Bektaş, enerjinin bir bölümünün sürtünme, ısı ve kayaç deformasyonu şeklinde harcandığını, deprem sonrasında yaşanan artçı kaymalar ile post-sismik deformasyonların da gerilimin bir kısmını boşaltmaya devam ettiğini kaydetti.
'BASİT HESAP YANILTICI OLABİLİR'
Prof. Dr. Osman Bektaş, tüm bu nedenlerle İstanbul için sıkça dile getirilen "20 mm/yıl × 250 yıl = M7+" şeklindeki değerlendirmenin yanıltıcı olabileceğini belirterek, deprem tehlikesinin yalnızca bu basit hesap üzerinden yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekti.