Ana içeriğe geç

İsrail'de kamuoyu anketi: Savaşı İran kazandı

İsrail’de gerçekleştirilen kapsamlı bir kamuoyu araştırması, halkın büyük çoğunluğunun son askeri ve diplomatik gelişmeleri başarısızlık olarak nitelendirdiğini ortaya koydu. Ankete katılan İsraillilerin yüzde 92,1'i, Tahran yönetiminin ABD ile vardığı mutabakat sonucunda denklemden galip çıktığı fikrini taşırken, Netanyahu hükümetinin askeri hedeflerine ve söylemlerine yönelik güvenin önemli ölçüde azaldığı saptandı.

İsrail'de kamuoyu anketi: Savaşı İran kazandı
Karar
16

Kudüs İbrani Üniversitesi ile Agam Enstitüsü, İsrail kamuoyunun bölgesel savaş riskleri, hükümet politikaları ve ABD-İran mutabakatına yönelik eğilimlerini ölçen geniş ölçekli bir araştırma yayımladı. 17 yaş üzeri 3 bin 644 katılımcı ile yüzde 99 güven düzeyi ve yüzde 2,2 örneklem hatası payıyla gerçekleştirilen çalışma, Tel Aviv yönetimi ile seçmenler arasında yapısal bir güven krizinin yaşandığını belgeledi.

BÖLGESEL DENKLEMDE İRAN VE DİPLOMATİK SONUÇLAR

Anket verileri, İsrail toplumunun askeri operasyonlar ve uluslararası diplomasi hususunda karar alıcılardan farklı düşündüğünü gösteriyor. Araştırmada öne çıkan stratejik bulgular şunlardır:

Stratejik Mağlubiyet Algısı: Katılımcıların yüzde 92,1'i, İran'a karşı yürütülen askeri ve diplomatik mücadelenin başarısızlıkla sonuçlandığına ve yürütülen müzakereler neticesinde Tahran yönetiminin süreci kazançla kapattığına inanıyor. Bu oran, Başbakan Netanyahu liderliğindeki sağ bloku destekleyen seçmen tabanında yüzde 93,1’e yükseliyor.

Denklemin Dışında Kalma Tepkisi: Ankete katılanların yüzde 86'sı, Washington ile Tahran arasında mutabakat imzalanırken İsrail'in diplomatik süreçlerin dışında bırakılmasını olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Güvenlik Kaygıları: Toplumun yüzde 82,9'u, İran'a yönelik gerçekleştirilen doğrudan saldırıların uzun vadede İsrail'in ulusal güvenliğini zayıflatma riski taşıdığı yönünde görüş bildiriyor.

NETANYAHU HÜKÜMETİNİN HEDEFLERİ SORGULANIYOR

Kamuoyu araştırması, Tel Aviv hükümetinin kriz sürecinin başında ilan ettiği makro hedeflere ulaşıp ulaşamadığını da mercek altına aldı.

Katılımcıların yüzde 87,8'i; İran'ın nükleer programının durdurulması, füze tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması ve Tahran'daki mevcut yönetimin zayıflatılarak devrilmesi gibi ilan edilen öncelikli hedeflerin hiçbirinin gerçekleştirilemediğini belirtti.

Bu başarısızlık algısı doğrudan siyasi liderliğe yönelmiş durumda:

Söylem Krizi: İsraillilerin yüzde 72,5'i, Başbakan Netanyahu'nun "stratejik kazanımlar elde edildiği ve tehditlerin bertaraf edildiği" yönündeki resmi açıklamalarını inandırıcı bulmuyor.

Yönetim Performansı: Katılımcıların yüzde 56,4'ü, Netanyahu'nun genel savaş yönetim performansını "başarısız" olarak nitelendiriyor.

GAZZE VE LÜBNAN OPERASYONLARINA TOPLUMSAL YAKLAŞIM

Araştırma, ordunun iki farklı cephede yürüttüğü ve yürütmeyi planladığı askeri harekatlara yönelik toplumsal desteğin boyutlarını da ortaya koydu:

İsrail toplumunun Lübnan’a yönelik askeri operasyonlar konusundaki bölünmüşlüğü dikkat çekiyor. ABD ile diplomatik ilişkilerin gerilmesi ihtimaline rağmen Beyrut dahil Lübnan’ın hedef alınmasını destekleyenlerin oranı yüzde 48,2 seviyesinde kalırken; operasyonlara karşı çıkanlar yüzde 20,9, kararsız olduğunu beyan edenler ise yüzde 30,9 olarak kayıtlara geçti.

7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlenen askeri harekatlarda hükümeti başarılı bulanların oranı yalnızca yüzde 12,2'de kaldı. Katılımcıların yüzde 61,3'lük çoğunluğu Gazze'de ilan edilen stratejik hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını savunurken, yüzde 26,5'lik bir kesim ise kısmi kazanımlar elde edildiğini ifade etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler